MİRAÇ “Beni daha ne kadar oyalamayı düşünüyorsun?” Asude tam etini keserken sorduğum soruyla çatal ve bıçak elinde donmuş vaziyette gözlerini bana dikti. İki haftadır beni kedinin fareyi oyaladığı gibi oyalıyordu. Ben limandan hızla yol almak isteyen o gemiydim. Dolambaçlı işler hiç bana göre değildi. “Henüz iki hafta oldu ve sen bana daha şimdiden bir yıllık dırdır yapıp durdun. Bu tanışma işlerinde ısrar edenin kadın olması gerekmiyor mu? Ben mi yanlış biliyorum.” Evet, diye düşündüm. Lanet olsun. Israr edenin, adamın başının etini yiyeyin kadın olması gerekiyordu. Bu konularda erkek kaçar, kadın kovalardı. İşler bizde niye bu şekilde işlemiyordu, hiç anlamıyorum. Peki ben ne bok yemeye bu kadar hevesliydim. Niye bu kadar hızlı aileler dahil olsun istiyordum? Kahretsin! Sebep bel

