"Hayatı güzel ve iyi yönleriyle yaşama çabanız küreklere asılma çabanız gibi vazgeçilmez olmalıdır. Nasıl ki küreklere asılmaktan vazgeçtiğiniz an okyanusta bir bilinmeze sürüklenmeye başlarsınız, işte tıpkı bunun gibi hayatı iyi ve güzel yönüyle yaşama çabanızdan caydığınız an, sonsuz bir bilinmezlik ve başıboşluk kendini gösterir. Artık akıntı nereye sürüklerse kaderiniz oraya gitmeye mahkûmdur. Kendi yaşamınız üzerinde kendi iradenizin tek kelime hakkı yoktur. Belki bir buzdağına sürükleniyorsunuzdur belki bir girdaba..." Oldukça iyi bir okulun, gelecek vaat eden bir bölümünü kazandığında, meyhanede göğsünü gere gere anlatmış ve oğullarının onu hep gururlandırdığından, hiçbir yaramaz uğraşla işlerinin olmadığından böbürlenerek bahsetmişti Hakkı efendi. Oysa ki Yiğit zaten, hedefleri o

