"Melih bak elin ayağın götün başın rahat duracak tamam mı?" "Ay tamam çal şu kapıyı." diye cırladı Melih. Ben sabır dilercesine bir nefes alırken tekrardan Melih'e bir bakış attım ve hâlâ onu buraya nasıl getirebildiğimi düşündüm. Kesinlikle Övünç dellenecekti. "Ya seni ne akla hizmet getirdim Allah'ım yardım et." dedim dişlerimin arasından. Melih bana bakıp sırıtırken ona sinirli bir bakış yolladım ve midem düğüm düğüm olmuş halde kapıyı çaldım. Sanırım ilk kez Övünç'ün vereceği tepkiden korkuyordum. Ayağımdaki beyaz converseleri yere vura vura titretiyordum. Kollarımı göğsümde kavuşturmuş her huzursuz nefes verişimde yandan bakışlarımı Melih'e sunuyordum. O ise tek omzunu kapı pervazına yaslamış umursamazca kapının açılmasını bekliyordu. Üstünde gri bir tişört altında ise siyah bir

