"Övünç delirdin mi sen saçmalama." dedim tek nefeste telefona. Resmen tırnaklarımı yiyecek dereceye gelmiştim şu an. Gerginlikten bitiyordum. "Günlerdir görüşemiyoruz ben ne yapayım Tuana?" diyen sitemkâr sesine vicdan azabıyla bir nefes aldım ve gözlerimi sımsıkı yumup şu karman çorban olan aptal hislerime en içten dileklerimle bela okudum. "İşlerimiz vardı Övünç ben ne yapayım peki? Nefes aldırmıyor Güney, günlerdir koşuşturuyoruz." "Ne koşuşturması bu?" diye sordu soğuk sesiyle. Cidden şu an sinirliydi anlayabiliyordum. Bana karşı hep yumuşak çıkan sesi şu an sert çıkıyorsa ortada problem var demekti. "Güney'in işleri anlamazsın boşver." dedim tek nefeste. İşin aslı anlatamıyordum. Ne diyecektim yani? Güney beni fahişeymişim gibi satıyor sonra adamları soyup kaçıyoruz mu diyecektim?

