Yiğit* Sibel'in elini dürterek fal baktığını iddia eden kadına bakarken içimin ısınmıştı. Şen kahkahası, hepimize enerji veriyordu sanki. Dikkatimi çekmişti. Masada sadece o güldüğü zaman gülünüyor, o konuştuğu için sohbet ilerliyordu. Muhtemelen farkında bile değildi. Bakışları sık sık bana kayıyordu. Beni beğenmiş miydi, yoksa yeni tanışmış olmanın merakı mıydı? Bilmiyorum. Ben gözlerimi ondan alamamıştım. Bembeyazdı. Saçları ve gözleri neredeyse aynı kahvelikteydi. O kadar yumuşaktı ki yüz hatları... İnsan, günlerce bu yüzü izlese huzura ererdi bence. Bana eğilip kısık sesle açacağı boşanma davasından bahsetmek istediğinde, ona kokusunu duyacak kadar yaklaşıp, sonraya bırakmasını söyledim. Şimdi keyfi çok yerindeydi. Ne bunu bozmak, ne de arkadaşlarının önünde evliliğinden bahsederek

