Melek saatlerdir yaslandığı balkon demirlerinden sokağı izliyordu. Ilık bir esinti tenini yakıyor, gövdesinin üzerinde ince bir yangın bırakıyordu. Gözleri küçük dar sokağı arşınlarken adımları başlarının önünden başka yeri görmeyen insanları inceledi. Hepsi hızla bir yere yetişmeye çalışıyor, koca dünyada sadece kendileri varmış gibi önemli hissediyorlardı. Melek hiç kimsenin hayatında, şu koca dünyada önemli biri gibi hissedememişti. Ancak gövdesi gibi yer kaplayabiliyordu. O da eksile eksile azalıp ellerinden kayıyor gibiydi. Hırkasını çekiştirip, bakışlarını gök yüzüne çevirdi. Havanın kasvetinden mi bilmiyordu ama birkaç gündür üzerinde ağır bir halsizlik kol geziyordu. İnce ince kırıldığı, kaburgasına derin ağırlıkların asıldığı o sancılı günlere geri dönmüş gibiydi. Pamir, adamın s

