Otele gittiğimizin hatta Japonya'ya ne zaman indiğimize dair haberim bile olmadan yol boyunca uyumuştum yalnızca. Saat farkı, geç yatma ve erken uyanma sorunlarından dolayı uçak yolculuğumuzun yarısında Ateş'in omzunda uyuyakalmıştım ve sevgili kocam da beni uyandırmamaya özen göstererek otelimize kadar getirmişti beni. Gözlerimi batmakta olan güneş ile beraber açmıştım; pencereden yansıyan turuncu ve hafif kırmızı renkler tüm odayı boyamıştı bir tablo edasında. Gözlerimi ovuşturarak çevreye bakınmaya başladım; yatağın hemen yan duvarında, krem rengi bir kıyafet dolabı ve tam karşısında da küçük bir makyaj masası bulunuyordu. Odanın duvar rengi çok ama çok açık bir mavi ile boyanmıştı, tavanda geleneksel Japon lambalarından bulunuyordu; krem rengi, orta boyutlarla, tülü andıran bir kumaşı

