İçi içine sığmazken mutlulukla kendi kendine konuştu. 'Sana şükürler olsun Allah'ım.' Sonra yine kendi kendine gülümserken devam etti. 'Yarın kınamız var.' - Zümrüt, sabahın erken saatlerinde midesindeki heyecanla oluşan kasılma ile uyandı. Yatağın içinde derin nefesler alarak bir süre tavanı izledi. Daha sonra kalkıp üzerine peluş sabahlığını aldıktan sonra annesinin yattığı yere gidip kadının yanına kıvrıldı. Annesinin yastığın üzerine dağılmış kır saçlarını usul usul okşamaya başladı. Çok geçmemişti ki Emine hanım gözlerini açıp yüzünü Zümrüt'e döndü ve gülümsedi. 'Benim gelin kızım bu kadar erken mi uyanmış.' Zümrüt de tebessüm etti. 'Zaten heyecandan uyuyamadım. Sabah da gözlerim birden açılıverdi.' Emine kollarını Zümrüt'e dolayıp, kızı koynuna doğru çekti. 'Ahh ne tatlı heyec

