5.BÖLÜM

1625 Kelimeler
  Merhaba.  BAŞLAMA SAATİNİZİ YAZAR MISINIZ? Medya:Ay Tenli Kadın (çok naif bir şarkı değil mi ama?) SORU:İçinde ÖLÜM tarihiniz olan bir zarf elinize geçse,açar mıydınız? İyi okumalar.  •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• "Gaye abartma artık. Biz hiç bir şey yapmıyorduk. Sadece tartışıyorduk." "Hadi be ordan. Sen onu benim külahıma anlat. Birbirinizin dibine girmiş bir şekilde kavga mı edilir canım?Hem sizi basan ben değilde Berk olsaydı. En kötüsü de Baban olsaydı."dedi.  "Allah korusun öyle bir durumda babamı düşünemiyorum."diyip elimle kulağımı çekip yatağımın yanında duran komodine yumruk yaptığım elimi üç kere vurdum.  "Hem ne basması be. Biz konuşuyorduk. Basılacak bir şey de yapmadık."diye sinirle homurdandım.  "He he." "Gaye! Beni sinir etme." "Tamam bir şey demedik. O değil de sen adamın karşısına bu kılık ile mi çıktın?"diyerek beni baştan aşağıya süzmüş en son da tişörtümün çamaşır suyu olan yerinde kalmıştı.  İstemsizce tekrardan üstümü süzerken rezalet bir halde olduğumu tekrardan gördüm.  "Evet. Hem ne varmış halim de." "Ne yok ki. Bu adamın seni seveceği varsa da bu halinden sonra bir daha yüzüne bakmaz." "Hiç de bile. Hem bakmazsa bakmasın canım. Banane. Beni beğenen böyle beğensin. Zaten o adam benim tipim bile değil."dedim.  "Sen git bu lafların ile başkalarını kandır. Kızım sen ergenlikten beri siyah saçlı,kara gözlü,esmer erkekler hoşuna gitmiyor mu? Hem adam yakışıklı da daha ne boş boş konuşuyorsun." "Tamam belki dış görünüşü istediğim gibi olabilir ama önemli olan iç güzelliği. O adam tam bir odun.Hem de yontulmamışından. Sinirli,agrasif,dediğim dedik bir tip."diye elimi kolumu oynayarak söyledim.  "Sen de bulunmaz hint kumaşısın değil mi?Hem zaten onun sevgilisi vardır bence. Öyle bir adam boş bırakılmaz." "Yok!"benim ani çıkışım ile irkilirken sinirle bana döndü.  "Yani yoktur. Onu kim çeker be. Ukala herifin teki."başta kısık çıkan sesim sonlara doğru yükselmişti.  Tam bana cevap verecekti ki odamın kapısı açılması ile ikimizde oraya döndük.  Berk elinde ki kocaman kase mısır ile bize bakıyordu.  "Sana kaç defa diyeceğim şu kapımı çalmadan odama girme diye.Kazık kadar oldun ama hala nezaketten uzaksın."diye çemkirdim.  Berk dediklerimi umursamadan kasenin içinden bir kaç mısırı ağzına attı.  "Hadi çok konuşmayın da bahçeye gelin. Ortamı kurduk biz. Size de sadece teşrif etmek kaldı. Hem Boran abi ve Can abi de iyi anlaştı. Hep birlikte film izleyeceğiz." "Hani Boran abin gidiyordu."diye umursamazca söyledim.  "Gidecekti ama biz bırakmadık. Şimdi de Can abi ile bahçede maç muhabetti yapıyorlar." "İyi halt ettiniz."diye sessizce mırıldanıp ayağa kalktım.  "Bir şey mi dedin abla.""Git geliyoruz dedim."diye söyleyip elimle git işareti yaptım. Berk onaylamaz bakışlar ile bana bakıp odadan çıktı.  Ben de boydan aynanın karşısına geçip saçlarımı ev topumuzumdan yapıp tişörtümü de tekrardan eşofmanımın içine koydum.  "Üstünü değiştirmeden mi ineceksin?""Evet. Battı balık yan gider."deyip odadan çıktım. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Sıkıntıdan patlayacak dereceye gelmiştim.  Beş kişi bahçede ki çardağa kurulmuş bir şekilde film izliyorduk. Daha doğrusu benim dışım da dördü de zevkle açtıkları aksiyon filmini izliyorlardı.  Ne kadar aksiyon filmi izlemek istemiyorum desem de oy çoğunluğu benim isteğimi alt üstü etmişti.  Berk yerde ki mindere oturmuş sırtını da benim oturduğum yere yaslamıştı.  Can ve Boran ise yan yana oturmuş dikkatle filme odaklanmışlardı.  Gayeye döndüğümde gözlerini ekrandan ayırmadan sürekli olarak mısır ya da cipsi yiyordu.  Tekrardan sıkıntıya oflarken sonunda tüm bakışları üstüme çekmiştim.  "Ya abla bir dur da filmi izleyelim. Film başından beri oflayıp duruyorsun."dedi.  Sinirle ona bakıp ayağımla sırtına vurdum.  "Ablaya çemkirme." "Çocuğa niye kızıyorsun. Haklı. İki dakika rahat durmadın."diye söylenen de bu sefer de Gaye olmuştu.  Şaşkınlıkla ona bakarken koluna sertçe vurdum. Şiddete eğilimli olduğum doğrudur.  "Senin benim arkadaşım olduğuna daha da inanmıyorum. Biraz benden tarafa ol."deyip tekrardan koluna vurdum.  Gaye vurduğun yeri ovuştururken söylenmeye de ihmal etmedi.  "Acıdı be. Sen kendini naif kızlardan mı sandın?Elin ne kadar ağır farkında mısın sen?"diye sızlandı.  "Hem ben haklının yanındayım kuzucum. Adalet her daim yerini bulacak."diye bağırması ile kocaman açtığım gözlerim ile ona bakmam bir oldu. Daha bağırmaya devam ederken hızla yerimden doğrulup elim ile ağzını kapattım.  "Kızım sus sana.Annemler bir şey oldu sanacak."diye söyleyip çenesini hafifçe sıktım.  Bir kaç saniye sonra jetonu düşmüş olacak ki kafasını tamam anlamında salladı.  Elimi yavaşça dudaklarından çekip geri yerime oturdum.  "Sen bakma onlara hep böyledirler."diye Can'ın fısıldama sesini duymam ile hızla ona döndüm.  Bize dikkat ile bakan Boran'ın kulağına hafifçe eğilerek konuşuyordu.  Benim ona baktığımı farketmediği için yanımda duran küçük yastığı hızla ona fırlattım.  Attığım yastığın ona gelmesi gerekirken direk olarak Boran'ın yüzüne çarpması ile kendimi gülmemek için zor tuttum.  Boran kucağına düşen yastığı sıkarken sinirle bana bakmaya başladı. Berk ve Gaye'nin gülmesi ben de kendimi tutamayıp gülmeye başladım.  Boran git gide kızarırken susmam gerektiğinin sinyallerini almıştım.  "Çok pardon ya. Amacım sana atmak değildi. Ama olsun. Ha sana atmışım ha Can'a atmışım ne farkeder ki. İkiniz de aynı odungillerdensiniz."diye söyledim.  Biz gülmeye devam ederken Boran hışım ile yerinden kalkıp elinde sıktığı yastık ile üstüme doğru gelmeye başladı.  Benim gülmem kesilirken bu sefer de Can'ın gülmesi başlamıştı.  O bana doğru geldikçe ben de sanki uzaklaşabilecek gibi sırtımı oturduğum yere daha da bastırdım.  Boran ağzını açıp tam bir şey söyleyeceği an telefonun çalması ile duraklması bir oldu. Sinirle gözlerini kapatıp bir kaç saniye bekledikten sonra pantolonun cebinden telefonunu çıkarıp arayana baktıktan sonra telefonu kulağına götürdü.  Karşıda ki kişiyi dinlerken bile sert yüz ifadesi ile bana bakmaya devam ediyordu psikopat herif.  "Tamam Melis. Telefonuma konumu at.Oradaki ekibe de uzaktan izlemede kalmalarını söyle.En ufak bir hareketlilikte beni durumdan haberdar edin. Ben şimdi yola çıkıyorum."demiş ve telefonu kapatmıştı.  Masanın üstüne koyduğu ceketini eline alıp Can'a döndü.  "Benim gitmem gerek.Size iyi geceler."demiş ve bana dönmüştü.Elinde tuttuğu yastığı hızla bana fırlatıp işaret parmağını yüzüme doğru sallayarak konuşmaya başladı.  "Senin ile sonra görüşeceğiz."diyip beni içimde filizlenen korku ile baş başa bırakarak koşar adım bahçeden çıktı.  "Bu sefer sıçtın."Gaye tam kulağımın dibine girmiş bir şekilde ürpertici bir tonda beni germeye devam etti.  Kucağımda ki yastığı hızla Gaye'nin suratına vurup yerimden doğruldum.  "Gaye yemin ederim ki seni parçalarım. Hoşuna gidiyor değil mi benim bu hallerim."diye söyleyip tekrardan yastığı kafasına vurdum.  Kahkahaları arasından ' hem de çok' deyip beni daha da sinirlendirdi.  "Tam yastığı tekrardan kafasına vuracakken belimden tutulup çekilmem ile elimde ki yastığı yere fırlattım.  Beni tutanı çok da düşünmeye gerek yoktu.  "Can bırak beni de parçalayayım şu çirkefi."diye sızlandım.  "Vallahi Başak'ım çirkef olan sensin. Onun tipine bak masumluk akıyor kızdan be." "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. İkiniz de hainden başka bir şey değilsiniz. Yazıklar olsun size."diye en sonda duygu sömürüsüne baş vurdum.  "Boşuna sesini titretme. Artık bu numaraları yemiyoruz be fıstığım. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor."deyip gülmeye başladı.  "Harbi artık işe yaramıyor. Annem de yemiyor artık. Kendimi geliştirmem gerek. Sağol kuzen."deyip kafamı zor da olsa arkaya çevirip yanağını öptüm.  "Yeter artık be. Defolun gidin başka yerde kavga edin. Film'in en güzel yeri."diye bağıran Berke zorlukla eğilerek Ensenine tokat attım.  "Düzgün konuş almayayım ayağımın altına."diye çemkirdim.  Berk sevdiği bir film ya da diziye daldığı zaman yanında adam öldürseler dönüp bakmaz bile. O derece seviyor.  "Sen de beni şu cadı'nın yanına bırak be kuzen." "Rahat duracaksın ama."Gözlerimi devirmek istesem de vazgeçtim.  "Bir şey yapmayacağım."deyip beni bırakmasını bekledim.  Can naif sesime güvenerek beni direk yatar bir şekilde Gaye'nin yanına koydu.  Ayaklarımı rahat bir pozisyona alıp kafamı da Gaye'nin dizlerine koydum.  "Seviyorum kız seni."diye söyleyip saçlarından çekerek kendime yaklaştırıp iki yanağını da sulu sulu öptüm. "Severken öldürüyorsun ama olsun. Ben de seni seviyorum kız."deyip o da yanaklarımı öptü.  "Ama yine de Boran seni yakaladığı an gebertececek."demesi ile sinirle saçını çekip 'Gaye'diye bağırmam bir oldu.  Dostluk güzel bir şeydi. En çokta sırtını hiç düşünmeden yaslayacağın bir dostun olması en güzeliydi. Aramızda kan bağı değil ama en güçlüsünden can bağı vardı. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım. En sevdiğiniz kısım? Başka ve Gaye'nin arkadaşlığını sevenler el kaldırsın? Bol bol YORUM yapmayı ve BEĞENMEYİ unutmayın lütfen. Kendinize çok iyi bakın. #sağlıkiçinevdekalGörüşmek üzere. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE