7.BÖLÜM

2076 Kelimeler
  Selamünaleyküm. BAŞLAMA SAATİNİZİ YAZAR MISINIZ? Soru:Benim hakkımda merak ettiğiniz bir şeyler var mı? Sonda ki uyarıyı okuyun lütfen. Büyük ihtimalle mutlu olacağınız bir uyarı.  İyi okumalar.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Boran yanıma yaklaşırken telefonla konuştuğumu görünce rahatsız etmemek adına geri çekilmişti.  "Başak. Bir şey sordum."diye babamın sert sesini duyunca elimi anlıma koyup ovaladım.  "Gelince anlatacağım babacım. Merak etme ben iyiyim. Birazdan da evde olurum."diye onu sakinleştirmek adına ılımlı sesimle konuştum.  Karşı taraftan gelen sesler misafirlerin geldiğine işaretti. "Tamam.  Oyalanmadan gel."demiş ve konuşmama fırsat vermeden telefonu kapatmıştı. Sıkıntıyla derin bir iç çekip telefonu çantama koyup Boran'a döndüm.  Büyük masanın baş köşesinde oturmuş yan tarafında oturan Melis ile konuşuyordu. Bunlar sevgilimiydi acaba. Normal bir mesai arkadaşından daha samimi bir şekilde konuşup gülüyorlardı.  Düşündüklerimin saçmalığı ile kafamı iki yana sallayıp onlara doğru ilerledim. Adım seslerim ile birlikte ikisi de bana dönmüştü.  "Gidelim mi artık."diye sessizce mırıldandım. İkisi de kafasını sallayıp ayağa kalkmışlardı.  Masada duran eşyalarını alıp önden ilerlemeye başladılar. Onları bekletmemek için arkalarından ilerledim.  Merkezden dışarıya çıkar çıkmaz Boran kolunu Melis'in omzuna atmış ve göğüsüne çekmiş bir şekilde yürümeye devam etmişti. Melis de kolunu Boran'ın beline sarmıştı.  Şaşkınlıkla onlara bakarken olduğum yerde kalmıştım. Gerçekten de sevgililerdi. Onlar arabanın yanına vardıklarında dikkat çekmek için seri adımlarla arabaya ilerledim.  Boran ve Melis ön tarafa geçerken ben de çekinerek arka tarafa oturdum.  Benim binmem ile Boran hızla merkezden çıkmıştı. Arabada ki sessizlik beni daha da gererken neden onlarla eve gittiğimi sorguladım. Tek de gidebilirdim. Keşke arabaya binmeden önce bunları düşünseydim.  Melis sıkılmış olacak ki yan bir şekilde arkasını döndü. Yüzünde ki samimi gülümsemeyle elini bana doğru uzattı.  "Merhaba tanışmadık. Ben Melis."onun samimiyetine karşılık ben de ufak bir tebessüm edip elini tuttum.  "Merhaba Melis. Ben de Başak."diye kısa bir şekilde kendimi tanıttım.  "Biliyorum.  Amirim sizden bahsetmişti."dedi. Biliyorsan niye soruyorsun diye demek istemiştim bir an. Ama yüzünde ki sevimli gülümsemesi dememi engelemişti.   Kafamı belli belirsiz sallamış ve elimi elinden çekmiştim. Bizim kısa konuşmamızı bölen telefonumun sesi ile gözlerim parlamış ve çantamdan hızla telefonu çıkarmıştım.  Arayan kişi'nin Can olması beni daha da sevindirmişti.  "Pardon."demiş ve telefonu açıp kulağıma görürdüm.  "Başak Neredesin ya. Bahçede şuan belinde silah tutan yaklaşık on kişi var. Sanki ağzımı açsam silahı ağzıma sokacaklarmış gibi bana bakıyorlar."diye sesizce homurdandı.  Dedikleri ile gülerken gözüm dikiz aynasında takıldı. Boran gözlerimin içine bakarken bende inatla gözlerinin içine bakmıştım.  "Abartma Can. Sana öyle geliyor."demiştim. Biz aynadan inatla birbirimize bakarken Boran daha fazla önüne bakmadan duramayacağı için önüne bakmıştı.  "Abartmıyorum. Hem bir şey diyeceğim.Gaye de gelecekti değil mi?" "Evet.""Söyle gelmesin."diye homurdandı. Kaşlarım çatılırken sinirle sordum. "Niye gelmeyecekmiş. ""Kızım burada kaç tane erkek polis var haberin var mı? Gaye'nin ne işi var burada.""Boşa kıskançlık yapma Can. O da gelicek."diye sinirle söyledim.  Gözlerim tekrardan dikiz aynasına kayarken Boran'ın çatık kaşlar ile bana baktığını gördüm.  Deli mi ne bu da. Yanında sevgilisi oturuyor ama bu bana bakmaktan hiç çekinmiyor.  Kafamı ne var anlamında sallayınca gözlerini üstümden çekti.  "Gelsin anasını satayım. Gelsin de burdakilerden birine aşık olsun sonra ben de kendimi geberteyim bir yerde."diye söylenip telefonu yüzüme kapatmıştı.  Ne oluyordu böyle Allah aşkına ya.Gelen geçen yüzüme telefon kapatıyordu.   ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Gergin süren araba yolculuğundan sonra evin önüne gelmiştik. Onları beklemeden arabadan inmiş ve bahçe kapısını'nın ziline basmıştım.  Kapının açılmasını beklerken onlar da sarmaş dolaş yanıma gelmiş ve beklemeye başlamışlardı.  Melis elinde ki telefonda bir şeyler yaparken Boran da yandan telefon'un ekranına bakıyordu. Sevmediği bir şey görmüş olacak ki önce kaşları çatılmıştı sonra da çenesi seğirmişti.  "Bırak şu telefonu."diye sinirle söylenmiş ve kolunu Melis'in omzundan çekmişti. Onlara yakalanmamak için önüme döndüğüm esnada bahçe kapısı açılmıştı.  Kapıyı açan kişiye baktığımda Gaye yüzünde ki sırıtma ile birlikte bana bakıyordu.  Ona daha fazla bakmadan içeriye girmiş ve arkamda bekleyenlere de içeriye girmeleri için yol vermiştim.  Onlar içeriye girdikten sonra sanki defalarca buraya gelmişler gibi hiç bir şey demeden arka bahçeye ilerlediler.  Onların ardından bakarken kolumdan sarsılma ile Gaye ye döndüm.  "Ne oldu Gaye.""Hayırdır senin ne işin var lan bu adamla. Yanında ki kim?"diye merakla sordu.  "Anlatırım sonra. Yanında ki de sevgilisi sanırım."diye mırıldanıp kolunu tuttuğum gibi arka bahçeye ilerledim.  Arka bahçeye geldiğimde kocaman bir masa kurulmuş ve ona yakın kişi sandalyelerde oturuyordu.  Boran'a baktığımda Melis ile birlikte yan yana oturmuş masadakilerle sohbete başlamıştı.  Gözlerim baba mı bulduğunda çatık kaşlar ile bana baktığını gördüm. Onu daha fazla meraklandırmamak için yanına ilerledim.  Benim oraya ilerlemem ile masadaki sohbet durmuş odak noktaları ben olmuştum.  Ufak bir gülümseme yüzüme kondurup herkese hitaben hoş geldin dedim. Herkes bana karşılık verirken meraklı gözleri de üzerimde geziyordu.  Babam'ın yanına gidip yanağına ufak bir öpücük kondurdum. Yumuşatmak lazımdı değil mi? "Ne işler açtın yine başına Başak.""Bir iş açmadım baba. Yolda adamın biri kadına şiddet uyguladığını görünce kayıtsız kalamadım. Olaya dahil olunca da karakola ifade vermeye geçtim." diye sessizcekonuştum. Kısa bir şekilde anlatmıştım olayı. Nede olsa yarın olan biten her şeyi öğrenecekti.  Babam'ın gözünde gördüğüm gururla gülümserken babam kolumu sıvazlayıp önüne döndü.  "Dikkat et kendine olur mu kızım?Aklım sende kalıyor."dedi.  "Tamam baba."diyip masadakilerle döndüm. Herkes babamla konuşmaya başlamam ile önlerine dönmüş ve kalan sohbetlerine devam etmişlerdi.   ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Koca masada herkesten kahkahalar yükselirken Ben,Can ve Gaye de elimizde ki tabaklarla birlikte yan yana salıncağa oturmuş onları dinliyorduk.  Genellikle kendi aramızda konuşurken arada sırada da masadakilerin muhabbetine katılıyorduk.  Gözlerim Boran'a kayarken herkesin elinde rakı varken onun ve Melis'in elinde kola vardı. İçki içmiyordu demek ki.  Boran ile göz göze gelirken hızla bakışlarımı ondan çekmiş ve yanımda fısır fısır konuşan ikiliye dönmüştüm.  "Ne konuşuyorsunuz."demem ile Gaye sinirli suratıyla bana dönmüştü.  "Başak şu kuzenine bir şey söyle. Geldiğimden beri giydiğim eteğe laf söyleyip duruyor."diye sinirle konuştu.  Bunlar da ayrı bir kafadalardı. Ne sevgililer di ne arkadaş. Dışardan biri görse sevgili sanardı ya bunları. "Tabi söylenirim. Şu giydiğin saçma kumaşa bak. Bak etek demiyorum kumaş diyorum. O kadar kısa."diye söylendi.  "Bana karışmayı kes Can. Babam bile bir şey söylemiyor. Sana ne oluyor be."diye homurdandı. Kesinlikle haklıydı.  Can bu tepkiyle sessizce homurdanmış ve önüne dönmüştü. Can daha fazla Gaye'nin bu dediklerine katlanamaz ve bir kaç güne sevgili olmak için yalvarır dururdu.  Daha fazla onlarla uğraşmayıp ellerinde duran boş tabakları da alıp eve girdim. Elimde ki tabakları sudan geçirip makineye koydum. Makine'nin kapağını kapattığım esnada mutfağa gelen adım sesleri ile oraya döndüm.  Boran elinde duran kirli tabakla yanıma gelmiş ve tabağı tezgahın üzerine koymuştu.  Ona aldırış etmeden mutfaktan çıkacakken kolumdan tutulmam ile ona döndüm.  "Koluma taciz etmeyi hemen kesmen gerekiyor. Her fırsatta kolumu tutup duruyorsun."diye sinirle çıkışmış ve kolumu elinden kurtarmıştım. Ona dediklerimi hiç umursamadan üstüme doğru gelmeye başlamıştı.  "Hayırdır. Ne üstüme gelip duruyorsun." "Asıl sana hayırdır. Sabahtan beri bakıp bakıp duruyorsun."demişti. Biz bu anı bir kez daha yaşamıştık ve yine yaşıyorduk.  "Göz benim gözüm değil mi? İster bakarım ister bakmam.Bu seni niye bu kadar gerdi."diye söyleyip gözlerimi kıstım.  Nedense bu adama bu gün ters gidesim vardı. Gıcık olmuştum bu gün buna.  "Benim için sıkıntı değil. Daha yakından bakman için geldim işte."demiş ve gözleri yüzümde gezmişti. Tam onu itecekken dudaklarımın üstünde ki baskı ile gözlerim kocaman açılmış ve ellerim de göğüsünün üstünde kala kalmıştı.  Dudaklarımda ki baskı gidince kendimi toparlamış ve sertçe onu itmiştim. Kendime engel olamayıp sertçe yüzüne tokat atıp ondan uzaklaşmıştım.  "Ne yapıyorsun sen adi herif. Nasıl beni izinsiz öpersin. İlk öpücüğümü aldığına inanamıyorum." diye sinirle konuştum.  Boran'ın dudakları yana kayarken tekrar dibime girdi.  "Ödeşmiş olduk.""Ne ödeşmesi be aptal herif."diye bağırdım.  "Benim de ilk öpücüğümü sen aldın işte. Ödeştik."diye mırıldandı. Dediklerini takmadan elimi sinirle anlıma koydum.  Aklıma birden Melis'in gelmesi ile daha da çıldırmış ve hiç acımadan tekrar sert bir tokat atmıştım.  Yanağı bu sefer yana kayarken seğiren çenesi ile bana dönmüştü. "Bu ne içindi lan.""Şerefsiz, oruspu çocuğu."diye bağırmış ve kendimden uzaklaştırmıştım onu.  Ettiğim küfürle gözleri kararmış ve elini hızla ağzıma kapatmıştı. "Sakın bir daha anneme küfür etme. Sakın."diye sertçe konuşmuştu. Daha da sinirlenirken hızla elini ağzımdan sertçe çekmiştim.   "Şerefsizsin sen. Adi herifin tekisin. Sevgilin varken nasıl böyle bir şey yaparsın. Lanet olsun sana."diye bağırdım.  Dediklerim ile kaşları çatılırken sonda dediklerim ile gülmüştü.  "Ne sevgilisi."Anlamamazlıktan geliyor bir de piç.  "Siktir git. Bir daha da sakın karşıma çıkma. Yemin ederim ki bunu sevgiline de babama söylerim."diye bağırıp mutfaktan çıktım.  Aptal herif. Sevgilisi varken nasıl böyle bir şey yapardı. Bir de ilk öpücüğümdü diyor şerefsiz.   Dikkat çekmek için kendimi toparlamış ve bahçeye çıkmıştım. Herkes kendi halinde konuşurken ara sıra da gülüşmeler oluyordu.  Onları pek önemsemeden Can ve Gaye'nin yanına gidip oturdum. Sinirden daha da bedenim titriyordu.  Masaya baktığımda Boran oturmuş ve gözlerini çekmeden bana bakıyordu. Terbiyesiz. Hiç çekinme utanma da yoktu.  Gözlerim Melis'i ararken bahçenin bir ucunda yanında ki adamla birlikte telefonla konuştuğunu gördüm. Telefonla konuşurken bazen gülüyor bazen de kaşları çatık konuşuyordu.Yanında ki adam elini Melis'in saçlarına götürmüş ve arkasına atmıştı. Sonrasında saçlarına ufak bir öpücük kondurmuştu.  Lan bunlar nasıl sevgiliydi. Biri mutfakta kız öper. Diğeri başka adamla yakınlaşır. İkisi de edepsiz ve genişti.  Melis elinde ki telefonla birlikte Boran'a yaklaşıp telefonu Boran'a verdi.  "Annem seninle konuşmak istiyor abi. Sinirli  haberin olsun."demiş ve yanında ki adamla birlikte minderlere oturmuştu.  Gözlerim şaşkınlıktan açılırken kalp atışlarım da saçma bir şekilde hızlanmıştı. Ne yani bunlar abi kardeşmiydi.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Bölüm hakkında ki yorumları alayım.  Boran'ın ödeştik demesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Başak'ın böyle ağız dolusu küfür etmesini bekliyor muydunuz? ÖZLÜ SÖZLER KÖŞESİNDE BU GÜN:Mesele sevmek değil azizim.Kime sorsan seviyor zaten. Mühim olan güzel sevebilmek. Kırmadan...Dökmeden... Yormadan...Acıtmadan...  Verdiğim karar üzerine bir sorun çıkmaz ise hem TEK KURŞUN İKİ KALP'E hemde GÖZLERİNDEKİ MÜHÜR'E her hafta bölüm atmaya çalışacağım. İki kitapta da sizleri bekletmek istemiyorum. Umarım her hafta bölüm atabilirim.  Kendinize iyi bakın. Görüşmek üzere. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE