17

1431 Kelimeler
Selin'in beni dürtmesiyle en sonunda göz kapaklarımı açabildim. "Ya bi uyutmuyorsun!" Diyerek sinirlendim. Beni sorguya alacağını biliyordum bu yüzden derin bir nefes alarak kendimi buna hazırladım... "Anlat" Anlamamazılıktan gelerek zaman kazanmaya çalıştım. "Neyi?" Dediğimde yüzündeki ifadeyi gördükten sonra kendimi gülmemek için zor tuttum. İç çektikten sonra yanıt verdi, "Seni sabah sabah uyandırıyorum çünkü rüyanda ne gördüğünü o kadar merak ediyorum ki anlatamam! " Benimle dalga geçiyordu ama yinede ciddi tavrımdan ödün vermedim. Selin ise sabır dileyerek devam etti lafına "Ya kızım gerizekalı mısın?! Dün geceden bahsediyorum!" "Sanane ya dün geceden! Yat zıbar!" Diyerek yatağa attım kendimi ve merak ettirmeye devam ettim. "Gıcıklığına yapıyorsun değil mi?! Ya hadi çatlatmada söyle!" "Dün neden geldiğimde uyuyordunuz hanımefendi? Hayır yani anlamıyorum, eğer geri gelemeseydim sen burada uyuyor olacaktın!!" "Ya özür dilerim, cidden saat geç olmuştu. Bir de o sabah erkenden kalkmıştım, çok uykuluydum." Diyerek yavru kedi bakışı attı. Daha fazla dayanamayıp olan ten her şeyi anlatmaya koyuldum, "Aslında ilk başta plan istediğim gibi olmadı; yani ona yalan söylediğimi anladı, zeki çocuk!" "Ne!Nasıl??" Dedi merakla gözlerimin içine bakarak. "Yok efendim; Yalan söylediğim zamanlarda göz teması kuramıyor- muşumda! Ona, onu sevdiğimi söylerken nasıl gözlerinin içine bakayım?!" Diye sitem ettim. "Ee sonra..?" "Sonra bana kanıtla dedi" "Neyi?" "Ya kızım salak mısın ya?! Onu sevdiğimi kanıtlamam lazımmış." "Sen ne yaptın peki? Bir dakika tahmin ettiğim şey değil, değil mi?!" Diye gözlerini büyüterek yanıt vermemi bekledi "Sanırım tahmin ettiğin şeyi yaptım..." Diyerek gözlerimi başka bir tarafa çevirdim. "Ya kızım sevgili ol dedikte bu kadarınıda nasıl yaparsın ya! Hayır yani daha ilk günden çocuk sana kanıtla dedi diye çocukla yatmışsın, pes! Hayatın boyunca karşına çıkan her çocuk sana kanıtla dese hepsiyle yatıcan mı?!" Diye bağırmaya başladı. Ben ise kaşlarımı çatmış ne dediğini anlamaya çalışıyordum. "Hayır be, saçmalama! Ne yatması?! Sadece öpüştük. Kızım senin aklında ne fesat ya!" "Haa...Bir dakika,ne?!" "Ne yapabilirdim?! Aklıma başka bir şey gelmedi. Kaan'lardan önemli değil ya... Sonuçta ilk öpücüğümde değil. Ayrıca dün sabah Kuzey'in patavatsız bir şekilde öpmesiyle benim plan gereğiyle kasıtlı olarak öpmemi kıyaslarsak; Bu hiçbir şey!" "Hatırlatsam mı bilemedim ama; Kuzey sevdiği kızı öptü, sen ise ufacık bile birşey hissetmediğin bir çocuğu öptün!" Dediğinde kaşlarım daha da çatılmıştı. Pislik! "Ama bir dakika; Kuzey'in öptüğü kişi bunu istemiyordu (ben) yani Kuzey düşüncesiz davrandı ama benim öptüğüm kişi sevdiği kişi tarafından öpül-" "Olmadı" diyerek lafımı kesti. Tamam biraz cümle kurarken saçmalamış olabilirdim. Ama demek istediğimi anlatabilseydim dediğimin mantıklı olduğunu anlayacaktı! "Her neyse, sonuç olarak çıkıyorsunuz değil mi?" Diye heyecanlanarak ellerini birleştirdi. Kafamı onaylar anlamda salladıktan sonra Selin yine konuşmaya devam etti "Ee buluşun o zaman; Ne biliyim sinemaya falan gidin..." "Selin gerçekten çıkmadığımızın farkındasın değil mi?" "Sonuçta çıkıyorsunuz! Bir insan sevgilisiyle bir şeyler yapmak ister." "Bir şeyler yapmak istiyorsa kendisi arasın. Ben mi yapacağım bunu da?" "Sen ara işte, onsuz yapamadığını düşünsün." "Tamam da daha dün akşam buluştuk!" "Daha dün akşam çıktınız, o buluşma sayılmaz." Diye tersledi. "Selin! Bu sefer seni dinlemeyeceğim." "Sanki ben çok istiyorum Aras'la buluşmanızı..! " Bu sefer bana sinirlenmiş gibiydi. Onu anlamadığımı düşünüyordu ama aksine, onu çok iyi anlıyordum. "Biliyorum, her şeyi bizim iyiliğimiz için düşünüyorsun. Farkındayım... Ama Aras normal bir insan değil, dolayısıyla buluşmalarımızda normal geçmiyor..." Diyerek yutkundum ve devam ettim, "Sanki biraz da heyecanlanıyorum" diye ekledim. Evet,heyecanlanıyordum. Ondan hoşlandığım için mi? Yok artık! Kesinlikle başka bir şeydi bu... Belki de normal biri olmamasından kaynaklanıyordur... Veya daha önce beni kaçırıp tutsak tuttuğu için. "Heyecan derken?" Diyerek kaşlarını kaldıran Selin'e dikkatimi verdim, "Ya işte, heyecanlandırıyor" "Belki de korkutuyordur?" "Ona ne şüphe! O listemizde ilk sırada yer alıyor!" Dedim gayet ciddi bir tavırla. Selin gülümseyince bende gülümseyerek karşılık verdim. Kapı aralanınca ikimizde dikkatimizi oraya kaydırdık. Çalışanlardan biri elinde telefonla içeriye girdi, "Delfin Hanım telefonunuz çalıyor" Elimi uzatarak telefona ulaştıktan sonra arayan isimi görmemle içimi gene aynı his kaplamaya başladı. "Tamam,çıkabilirsin." Kadın kapıyı arkasından kapattıktan sonra telefonu hoparlöre almayı unutmayarak açtım, "Efendim" "Meşgul müydün? İki kez aradım." "Özür dilerim, yanımda değildi." "Her neyse, sorun değil. Kahvaltı etmediysen eğer birlikte edelim mi? Bildiğim çok iyi bir yer var sevgilim bayılacaksın" dediğinde yutkundum. Sevgilim dediği an bayılacaktım zaten... Bir süre sessiz kalıp yanıt vermedim. Selin'e baktığımda heyecanlı bir şekilde kafasını onaylar anlamda sallıyordu. "Şey aslında ben.." Selin sinirlenerek bana doğru fısıldadı "Kızım salak mısın?! Olur desene!" Dikkatimi tekrar Aras'a doğru verdim, "Neden olmasın?" Dedim mutlu bir şekilde. "Güzel... Hazırlan geliyorum." Kaşlarımı çatarak yüksek bir ses tonuyla cevap verdim, "Ne! Buraya mı?!" "Evet, yine Kuzey falan deme sakın. Sevgiliyiz, unuttun mu?!" Diye atarlanınca ne diyeceğimi bilemedim. Biraz düşündükten sonra ona hak vererek pes ettim ve dediklerini onayladım. "Pekala, 15 dakika sonra çıkarım kapıya" "Tamam" diyerek telefonu kapattı. Selinle olabildiğince hızlı bir şekilde beni hazırlamaya koyulduk. İşimiz bittiğinde aşağıya indik. Herkes kahvaltı masasına oturmuştu ve dikkatleri ikimizin üzerinde toplamışlardı. Asıl anlamadığım şey ise normalde 12'den önce kalkmayan Kuzey, saat 10'da kahvaltıya oturmuş oluyordu artık! "Hayırdır nereye gidiyorsunuz sabah sabah kızım?" Diyen babama çevirdim kafamı. "Şey aslında ben gidiyordum. Selin sadece bana yardım ediyordu." "Ha şu kapının orada ki çocukla buluşacaksın galiba." Diye imalı bakışlar attı Sema. Şu kadın beni zora sokmaktan hiç bir zaman vazgeçmeyecek miydi?! Kuzey'e bakamıyordum bile anlamış mıydı acaba? "Evet, Kaan'dan bahsediyorsun sanırım" diyerek yalan söylemek zorunda kaldım. "Bilmiyorum, arabanın camı siyahtı pek tanıyamadım." Dedi ve ekledi, "Ee Kaan'la Selin sevgili değiller miydi? O niye gelmiyor?" Sanane yahu?! Her şeyi sorgulamak zorunda mısın acaba! "Çünkü kapıdaki Kaan değil..." Diyen Kuzey'e bakışlarımı çevirdim. Nerede hata yapmıştım ben?! Arabasını görmüş olmalıydı veya mantık yürütmüştü herhalde. Of Sema of! Sen başlattın hep bunu! "Oğlum sen karışma bi, sen nereden bileceksin? Kaan işte. Herhalde Selin'e sürpriz falan hazırlayacaklar birlikte. Bunu söyledim kusura bakmayın, sorun olmaz herhalde?" Diyerek göz kırptı. Ne sürprizi be! Ne diyeceğimi bilemeyip işin içinden sıyrılmak için başımla onayladım dediklerini. "O-onun gibi bir şey" "Kaan'a ve ailesine selam söyle benden en yakın zamanda yine uğrasınlar. Birlikte güzel bir akşam yemeği yeriz." Diyerek gülümsedi babam. Evet, Kaan'ın babasıyla çok iyi anlaşırlardı. Her neyse konumuz bu değildi şimdi! "Tabi söylerim, o da söyler ailesine" diyerek zorla gülümsemeye çalıştım. Derin bir nefes alarak arkamı dönüp kapıdan dışarı çıktım. Kapıda ki siyah lüks arabayı görmem uzun sürmedi. Daha fazla bekletmeden koşar adımlarla arabaya doğru ilerledim... "Çok bekletmedim umarım" diyerek gülümsedim. Yanağımdan öptükten sonra geri çekildi. "Yok ya çok bekletmedinde senin şu üvey annen bana bir süre baktı. Yemin ediyorum gördü zannettim bir an! Sana bahsetti mi?" "Evet,tanımamış seni. Bende Kaan dedim" "Kaan mı olduk şimdi de?" Diyerek kaşlarını havaya kaldırdı ve sırıttı. "Hiç bahsetmeyeceksin benden öyle değil mi?" Diye ekledi ciddi bir tavırla. "Babam orada olmasaydı bahsederdim ama şimdi Batuhan'dan ayrıldığımı bile bilmiyorken karşısına başka bir çocukla çıkmak istemiyorum. Yoksa konunun seninle hiç bir alakası yok. Ne Kuzey, ne Sema... İkisini de ilgilendirmez seninle olan ilişkim." "Öyle diyorsan öyledir Delfin" Dedikleri bana pek inandırıcı gelmemişti. İnanmamıştı bana, öyle hissediyordum. Sıkıntıyla ofladım ve kafamı yan koltuğa doğru çevirerek konuşmaya başladım "Ee nereye gidiyoruz?" "Bir restauranta işte,sabret." "Bak yine kapattırmaya falan çalışmadın öyle değil mi? Korkmaya başlıyorum artık." Diyince ufak bir kahkaha attı. Tabi kaçırılan sen değilsin Aras Bey! Bu dediklerim sana komik gelebilir! "Korkma,evine geri döneceksin." Diyerek bana doğru gülümsedi. "Valla beni kaçırdığın zamanda evini beğendin mi demiştin! Umarım az önce beni aldığın evimden bahsediyoruzdur. Malum, bir sürü evim var!" Dedim şikayetçi bir tavırla. "Şş. Bak kaza yapacağım şimdi" "O zaman biraz yavaş sür." "Pekala" diyerek gaza daha çok bastırdı. Kafam direk koltuğa yapıştı. "Anlama sorunun var sanırım?" "Belki" "Aras! Dur ciddiyim. Aah! Kaza yapacağız! Sen hiç din dersinde Kader ve Kaza işlemedin mi be imansız!" "Ahaha,o ne alaka şimdi? Ayrıca bana diyene bak! Sanki sen çok farklısın!" "Ama ben bu kadar da hızlı gitmiyorum" "Hı hı. Geçen yıl Temmuz ayında yaptığın kazayı bilmesem dediklerine inanacağım" "S-sen nereden biliyorsun?! O kadar da değil yani!" "O kadar..." "Bir dakika, beni hastaneye götüren o bilinmeyen şahıs sen miydin?!" Dedim merakla. "Yok canım daha neler! Nereden çıkardın bunu Delfin? Kafan kanıyordu o zamanda... O günden beri mantıklı mantıklı düşünemiyorsun." Diyerek dalga geçti. Dediklerine aldırmayarak sözüme devam ettim, "Sen ciddi misin?" "Pekala; Tamam, ben götürdüm. Ailen gelene kadar da hastanede durdum. Onlar geldiğinde ise ortalıklardan kayboldum. Bir kaç saat sonra uyanmışsın. Durumunun iyi olduğunu öğrenince içim nasıl rahatladı anlatamam... Zaten sen kaza yaptıktan bir kaç saniye sonra olayın şokunu atlatamayarak bende ufak bir kaza yaptım. Senin saçının teline zarar gelse dayanamam..." Dediklerinden sonra ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. O günü başka birinin ağzından tekrardan yaşamıştım sanki... İçim ağlıyordu adeta, boğazım düğümlenmişti, kafamı başka bir tarafa çevirerek gözlerimden istemsizce süzülen göz yaşlarımı belli etmemeye çalışıyordum. Başımı cama yasladığımda geldiğimizi fark ettim. Aras elleriyle çenemden tutarak ona doğru dönmemi sağladı. "Özür dilerim" diye fısıldadıktan sonra saçlarımdan öpüp arabadan inmem için işaret etti. Arabadan indim ve temiz havayı içime çektikten sonra Aras'ın bana doğru uzattığı elini tutarak içeriye doğru ilerledim...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE