16

1064 Kelimeler
Aras'ın dediği adrese vardığımda etrafa bakındım. Aras ortalıklarda gözükmüyordu. Hava soğumuştu, bilseydim montumu da alırdım yanıma!Kollarımı birbirine dolayarak en azından birazcık da olsa ısınmayı diledim. Arkamdan birşey vücudumu sarınca az kalsın korkudan kalp krizi geçirecektim. Arkamı döndüğümde Aras kabanını üstüme dolamıştı. "Sen miydin..? Saol ama gerek yok" diyerek üzerimdeki kabanı kibarca ona geri uzatacakken engel oldu ve çarpık bir gülümsemeyle yanıt verdi, "Emin misin? Buradan bakınca öyle görülmüyorda" Bu dediği kaşlarımı çatmama neden oldu. Tamam üşüyor olabilirdim ama sonuçta ben istemiyorsam demek ki ihtiyacım yoktu! "Her neyse asıl konumuza dönelim. Kuzey'den hoşlanıyorsan eğer bırak onu, onun sağlığı için." "Kuzey'den hoşlanmıyorum Aras. Kendisi öptü beni, hatta bende onu ittim. Çünkü seni-" söyleyemedim. Söyleyemiyordum işte! Ağzımdan çıkmıyordu o kelimeler... "Çünkü benim ona neler yapabileceğimi biliyordun öyle değil mi? Aferin kızıma." Ben onun kızı falan değildim! Beni böyle bir yere çağırdığına göre sadece konuşmayacaktı. Benide beraberinde götürecekti çünkü burası ıssız bir yerdi ve ben o böyle bir şeye kalkışmadan önce onu sevdiğimi söylemem gerekiyordu. "Aras, galiba tek sebebi o değil" diyerek başladım cümleye. Aras gözlerini kısarak beni izliyordu. "Neymiş diğer sebebi?" "Çünkü sanırım senden hoşlanıyorum" Demeyi başardığımda gözlerimi ondan kaçırdım. Ne tepki vereceğini merak etsemde yalan söylerken birisinin gözlerine bakamıyordum. "Yalan söylüyorsun" dedi kısık bir sesle Bunu dediği an kalbim hızlıca atmaya başladı. Dilim tutuldu. "Çünkü yalan söylediğin zamanlarda gözlerini kaçırıyorsun. Başka bir yere odaklanmaya çalışıyorsun. Ama bana işlemiyor Delfin. Çünkü seni senden daha iyi tanıyorum." Herkesi kandırabilirdim belki ama Aras Barkın'ı asla... Bugün buna şahit olmuştum. Ama hala itiraz etmek için vaktim vardı. "Hayır, yalan söylemiyorum." Diye itiraz ettim. "Kanıtla" "Nasıl kanıtlayabilirim Aras? Ayrıca seni sevdiğimi söylüyorum bunu söylerken gözlerinin içine bakacağımı düşünmüyorsun herhalde!" Diyerek bana inanmasını bekledim. Ama sanırım bu dediğim onu daha çok kızdırmış gibi gözüküyordu "Kanıtla!" Dedi yine ama bu sefer bağırmıştı "Evleneyim mi seninle?!" Diye atarlandım. Nasıl kanıtlayabilirdim ki?! "Güzel fikir, ama daha küçük şeylerlede kanıtlayabilirsin." dedi gülümseyerek. Küçük bir şey... Aklıma gelen o 'küçük bir şey' ile gözlerim irileşti. Hayır, bunu yapamazdım. Batuhan'ı bile en fazla iki kere falan dudaktan öpmüştüm. Aras'la öpüşeceğim fikri bile midemi bulandırmaya yetmişti! "Tamam, ben şimdilik gidiyorum bir daha ki yalanını dinlemek için sabırsızlanıyorum..." Ne?! Hayır! Gidemezdi...Selin'e bir söz vermiştim. Kaan'ların başına bir şey gelmeyecekti. Hadi ama Delfin! Bir öpücük Kaan'ın hayatından daha değerli değildi ya! Aras'a baktığımda arkasını dönüp gidecekken kolundan tuttum ve kendime doğru döndürdüm. "Seni sevmeseydim niye seni kendi isteğimle ofisime çağırayım Aras Barkın?" "Bende onu merak ediyordum işte, bana karşı olan davranışlarınla çok çelişiyor." "Pekala o zaman soruyorum, ben hoşlanmadığım birini öper miyim?" "Hayır. Bak eğer yine Kuzey diyeceks-" lafını bitirmesine izin vermeden dudaklarına yapıştım. Bir günde iki kişiyle öpüşmüştüm, mükemmel! Bunu beklemiyordu ilk başta ama sonrasında karşılık vermeye başladığı an daha fazla devam edemeyip kendimi çektim. "Sen...Az önce beni öptüğünün farkındasın değil mi Delfin Aksoy?" diyerek gülümsedi. "Evet,farkındayım Aras Barkın." "Bir dakika sen şimdi cidden benden hoşlanıyor-" "Evet!" Diye bağırdım. Umarım artık ondan hoşlandığımı düşünüyordur. Daha ne yapabilirdim bilmiyordum... "Kızım ben aylardır bu kısmımızı bekliyorum." dedi ve bu sefer beni o öptü. Bunu da ben beklemiyordum işte! Olabildiğince bozuntuya vermemeye çalıştım. Daha sonra kendisi konuşmak için geri çekildi. "Eve git ve Kuzey'e sevgili olduğumuzu söyle." Ne? Asla! "Niye ki?" keyifli bir şekilde gülümseyerek cevap verdi "Çünkü kendisi bu sabah seninle öpüştüğünü söyledi." Ne! Kuzey bu kadar aşağılık biri miydi?! Benim öpmediğim halde hem iki taraflı olduğunu söylemiş hem de direk bu olanları Aras'a yetiştirmişti! "Hayır Aras buna gerek yok. Zaten biz sevgili de sayılmayız." "İki tarafta birbirini seviyorsa ve önlerinde bir engel yoksa ne oluyoruz biz Delfin? Tabi dediğim gibi iki tarafta birbirini seviyorsa!" Ah,hayır! Yine başlamıştı o şüpheler... "Aras seni seviyorum. Ama bunu benden hoşlanan birine söylemek zalimce! " diye bağırdım. Ona baktığımda ise gayet sakindi, sinirlenmemişti. "Tamam,haklısın. O piçe olan öfkemden senin yalan söylediğini düşünüyorum. Özür dilerim..."Diyerek saçlarımdan öptü. "Aras merak ettimde.., beni neden buraya çağırdın?" Diye sordum. "Beğenmedin mi? Sadece konuşmak için burayı seçtim. Sessiz bir ortam." Dedikleri doğru muydu? Yoksa tahmin ettiğim gibi bu dediklerimden önce aklında yine beni kaçırmak mı vardı? Kafam allak bullak olmuştu! "T-tamam. Geç olmadan gideyim ben eve, Selin beni bekliyor." "Pekala, görüşmek üzere" diyerek göz kırptı ve yanağımdan öptü. Tamam;Dürüst olmak gerekirse, Aras'la sevgili olmak beni heyecanlandırıyordu ama bu iyi anlamdamı yoksa kötü anlamdamı hala karar verememiştim... Eve vardığımda saat geç olduğu için zili çalarak kimseyi uyandırmak istemedim. Anahtarı çantamda arayarak bir süre oyalandıktan sonra anahtarı deliğe geçirip çevirmeye başladım. O sırada ben daha kapıyı açmadan kapının açılmasıyla dengem sarsıldı. Kuzey beni doğrulatarak içeriye geçmem için önümden çekildi. "Delfin, biliyorum en son pek de iyi ayrıldığımız söylenemez ve ben bu soruyu sorunca bana yine sinirleneceksin ama... Neredeydin?" "Kuzey, ben bu cevabı vermeyince yine sinirleneceksin ama; cidden seni ilgilendirmez." "Beni ilgilendirmediğine göre konu Aras değil o zaman?" Diyerek ağzımdan laf almaya çalıştı. "Açıkcası Aras seni ilgilendirir mi bilmem ama Aras'la benim aramda olan bir şeyin seni ilgilendirmediği kesin." Diyerek merdivenlere doğru yöneleceğim sırada Kuzey iki adım atarak benim önümde bitti! "Rahat bırak beni Kuzey" "Delfin şu sıralar beni dışladığının farkındasın öyle değil mi?! Bir aralar başına her gelen şeyi bana anlatırdın, bir yere gideceğin zaman ne olur ne olmaz diye beni haberdar ederdin, Aras sana özel bir şey dediği zaman bile bana anlatırdın! Eski ortağımı geri istiyorum. Ona ihtiyacım var..." "Özür dilerim, seni o zamanlar insan yerine koyduğum için. Bu sabah öğrendim ki eski Kuzey hiç değişmemiş! " "Bak, gerçekten istem dışı oldu. Eski Kuzey çok değişti Delfin, ama sen bunu bir kez bile görebilmek için şans tanımadın. Herhalde şu dünyada en son çıkacağın kişi benim! Ama sorun yok ben sıramı beklerim, mesele o değil" diyerek yutkundu ve ardından lafına devam etti, "Bana en çok ne koyuyor biliyor musun? O psikopat Aras'a bile benden daha çok şans veriyorsun! Sırf onunla görüşebilmek için bir sürü şeyi riske alıyorsun. Ve bu gece de o risklerden biri,öyle değil mi!" Diye sesini yükseltti. "Şş,bağırma. Birileri duyacak!" diyebildim sadece. Verebilecek bir cevabım yoktu. Ama bu Aras'dan hoşlandığım anlamına da gelmiyordu sadece Selin ile ilgili planlarımı ona anlatmak istemiyordum ve bu yüzden Aras'la buluşmamın bir oyun olduğunu söylemedim yoksa Kuzey bu oyunu bozardı! Bana bir süre ters ters baktıktan sonra "İyi geceler" diyerek önümden çekildi ve geçmeme müsade etti. Merdivenlere doğru yöneldiğimde o da arkamdan gelmeye başladı. Odaya girdiğimde Selin uyuya kalmıştı. Ya insan bi beklerdi değil mi beni?! Ya eve gelemeseydim..?Ya başıma kötü bir şey gelseydi?! Sağ salim eve döndüğüm için o kadar umursamadım ve sessiz olmaya özen göstererek örtüyü açıp yanına yattıktan sonra ikimizinde üzerine sıkaca doladım...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE