15

972 Kelimeler
Akşam olmuştu ve bütün günüm Selin'in Kuzey ve Aras'ı kıyaslamasıyla geçmişti. "Kanka geç oldu ben eve gideyim artık" Bileğinden tuttum ve sıkıca kavradım. "Hayır. Hiçbir yere gidemezsin! O kadar şey anlattım sana ve hala gayet rahat bir şekilde beni burada bırakabiliyorsun!" Diye atarlandım. "Ama burada Emir var,baban var, Kuzey'de var" diyerek imalı bakışlar attı. Hah! Kuzeymiş! "Daha bu sabah Kuzey'i bana kötülüyordun?" dedim ve bu sefer o bakışları ben attım. "E kızım seni kurtarmış o kadar... Karşıma çıksa şurada alnından öpücem o derece yani." "Bırak sen şimdi Kuzey'ide. Sakın bu haberden Kaan'ın haberi olmasın. Diğerlerininde olmayacak ama özellikle Kaan'a bir şey söyleme yoksa yemin ediyorum atlarım şu camdan giderim kendi ellerimle Aras'a!" "Şş tamam sakin ol şampiyon. Sırrın bende güvende. Ama hala bunu en azından babana veya Emir'e söyleme konusunda ısrarcıyım." "Hayır olmaz." "Tamam o zaman bir daha Aras'la görüşme ki öyle bir şeye gerek kalmasın" dediğinde başımı onaylar anlamda salladım. "Ya Selin bu gece hatta bu hafta benimle kal lütfen bak ağlıyıcam..." diyerek yüzümü buruşturdum. "İyi be tamam,kalıyorum"diyerek pes etti. Çığlık atarak boynuna atladım. "Yaşasın!!" O sırada kapı açıldı içeriye Emir girdi. "Ne bağırıyorsunuz ya. Kulağımın zarı patladı!" "Şey Selin burada kalacakta o yüzden" "Sanki ilk defa böyle bir şey oluyor" "Ya Emir sen hala burada mısın?" Diyerek onu kibarca kovdum. Odadan çıktıktan bir süre sonra telefonum çaldı arayan kişiye baktığımda heyecandan ne yapacağımı bilemeyip çareyi telefonu kapatmakta buldum. "Niye kapattın telefonu? O kimdi?" Diyen Selin'e cevap verecekken telefon ısrarla çalmaya devam etti. Telefonu ona doğru çevirerek arayan numarayı gösterdim. O da şok oldu ilk başta daha sonra ise, "aç telefonu,hoparlöre al!"diyerek bağırdı. Daha fazla bekletmeden telefonu açtım ve titrek bir ses tonuyla cevap verdim "Efendim Aras?" "Niye meşgule atıyorsun!" "Seni ilgilendirmez." Dediğimde sinirlendiği ses tonundan anlaşılıyordu "Seninle ilgili her şey beni ilgilendirir Delfin! Bunu aklından çıkarma." dediğinde Selin telefona saldırmamak için kendini zor tutuyor gibi gözüküyordu. "Kes sesini Aras. Konuşacak bir şeyimizde yok,kapatıyorum." Diyerek tuşa basacakken Aras'ın sesi engel oldu "Bu arada yanında Sude'nin olduğunu biliyorum. Boşuna sessiz kalmak için çabalamasın." "Sude mi?! Selin olmasın o?" Diyerek telefonu elimden aldı Selin. "Falan filan işte... Seninle konuşabildiğimize göre Delfin sana her şeyi anlatmış. Bu konuyu seninle özel olarak konuşacağız Delfin Hanım. Ama daha önemli bir mesele var!" "Aras, Sen ve Ben diye bir şey yok! Dolayısıyla, bizim bir özelimizde yok!" diye çıkıştım. Benden hemen sonra Selin saydırmaya başladı, "Bana bak bir daha benim arkadaşımı herhangi bir tehdit veya rahatsız edersen seni Mehmet Amca'ya söylüyeceğim. Duydun mu beni?! O zaman Delfin'i de dinlemem! " "Söyle. Tabi o sırada Kaan'ın veya Batuhan'ın cenazesine gitmekle meşgul olmazsan. Hangisinden başlayayım?" diyerek sırıttı. Cenaze mi?! Onların başına bir şey gelmesine asla izin vermezdim, asla! "Pisliksin sen!" Diye bağırarak telefonu yüzüne kapattım. Başımı dizlerime yaslayarak ağlamaya başladım. Selin bana sarılınca başımı kaldırdım, "Neden ben Selin? Neden!" Diyerek omzumu ona yasladım. "Şş sakin ol. Ağlama. Kıyamam ben sana ya... Merak etme o piç hiçbirine bir şey yapamayacak!" "Babasını öldüren adam, Kaan'ları öldürmekten mi çekinecek?!" Diyerek gerçekleri yüzüne çarptım. 'Kaan' diyince o da telaşlandı ve telefonu bana uzatarak "Ara ve Batuhan'ı seçtiğimizi söyle, hadi! Kaan'a bir şey olmasına izin veremem." Dedi. Ah benim canım arkadaşım! Hemen panik olmuştu ya... "Saçmalama Selin. İkisinede bir şey olmasına izin vermeyeceğiz. Kaan'ı bilmiyor musun sen ya? O öldürür mü kendini hiç?!" Diyerek onu teselli etmeye çalıştım. "Aras seni niye aramıştı ki?" Dedi titrek bir sesle. "Bilmiyorum. Şimdi arasam salak saçma şeyler diyecek!" "Ara bi. Belki lafını diyemedi diye sinirlenip bizimkilere bir şey yapar!" Aklıma Aras'ın beni kaçırdığı zaman dedikleri geldi. 'Lafımın kesilmesinden hoşlanmam' Sahiden yapar mıydı böyle bir şey? Evet,yapardı! Hızlı bir şekilde telefondan Aras'ın numarasını tuşladım ve hoparlöre aldım, "Efendim?" "Sen az önce niye aramıştın beni?" "Nihayet o konuya varabildik!" Dedi bağırarak. Kötü bir şey mi oldu acaba?! "Konu ne?" Dedim merakla. "Kuzey ve Sen" dedi net bir şekilde. Bir bu eksikti! Sabah ki olayda bahsetmiyordur diye umarak tekrardan Aras'a döndüm "Ne olmuş Kuzey ve bana?" "Sen daha iyi bilirsin" Öğrenmişti demek! Ama sonuçta Kuzey'i ben öpmemiştim o beni öpmüştü. Ayrıca banane ya! Aras benim sevgilim değildi ona açıklama yapmak zorunda değildim. "Aras sana açıklama yapmak zorunda değilim." Dedim. Yürek mi yemiştim ben? "Zorundasın" Yok ya! Zorundaymışım! "Kes sesini" "Kiminkini keseyim, Kaan'ın mı? Ama yok ben onu finale saklıyorum." "Kaan'a bir şey yapma! Karşında beni bulursun!!" Diye bağırdı Selin. "Buldum varsayalım, sonra ne yaparsın?" Diyerek keyifli bir kahkaha attı Aras. Bu çocuğa tam anlam vermişken, acımışken gittikçe daha korkunç bir hal alıyordu. "Allahın cezası ne istiyorsun benden?!" Diye bağırdım kendimi tutamayarak. "Yarım saat sonra atacağım adrese gel" Ağzımı açıp cevap verecekken Selin bana doğru fısıldadı, "Hayır! Saçmalama!" Dediklerini takmayarak telefona döndüm. Ya şimdi,ya hiç! "Tamam, at adresi" diyerek yutkundum ve telefonu kapattım. "Kızım sen delirdin mi?!" "Bıraksaydımda Batuhan'lara zarar mı verseydi Selin. Gerçekten çok mantıklı! En azından gidersem bana zarar vermeyeceğimden eminim." "Sen gittiğin an polislere haber veriyorum. Çok uzadı bu iş!" "Tabi polisler onun adamı çıkmazsa." "Ne alaka?" "Ya şu İstanbul'un polisiye müdürümü ne bütün emirleri o veriyor sanırım" "Ee?" "Eesi o adam Aras'ı tanıyor. Baya yakınlar ve Aras o kadar cinayet işlediği halde bir kere karakoldan içeri girmedi " "Oha artık! Bu çocuktan kurtuluş yok mu ya?! " "Ne yazık ki" dediğimde gözleri parıldadı. "Aslında var" diyerek bir şeyler düşünmeye başladı. "Ne var söylesene?!" "Kızım bi düşün, çocukla sevgili olursan çocuğun seni takip etmesine, tehdit etmesine, arkadaşlarına zarar vermesine ve en önemlisi seni kaçırmasına gerek kalmaz" Dediğini alkışladım. Ne zeki bir arkadaşım vardı benim. Allah düşmanıma vermesin... "Ee sonra Aras bana evlenme teklifi edecek ve ben ona seni sevmiyordum aslında diyeceğim. Mükemmel!" "Ya kızım öyle düşünme. Bak eğer bu planı yapacaksan şimdi yap yoksa diğer türlü seni kaçırırsa ve sen onu sevdiğini söylersen sana inanmaz kaçmak için yaptığını zanneder." "Aslında şimdi öyle şey edince.. Ama daha bugün Kuzey'le öpüştük, inanmaz!" "Sen öpmedin sonuçta" "Oha Selin şöyle bir düşününce tek çare bu gibi gözüküyor. Sevdiklerim için ona katlanacağım.." "Aynen öyle" "Tamam,yapacağım..."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE