Kuzey'in beni öpmesinin şokunu atlatarak Kuzey'i güçlükle ittim.
"Çık odamdan!" Diyerek kapıyı işaret ettim ve işaret eden elimin titrediğini fark edince elimi indirdim.
"Özür dilerim" dedi. Özür mü?!
Gel beni öp sonra özür dile!
"Kuzey çık odamdan!" Diyerek yineledim. Babamlar evdeydi bağırıp çağırmak için uygun bir zaman değildi bu yüzden kavga çıkmaması için sadece odamdan kovmakla yetindim.
Ağır adımlarla kapıya doğru ilerledi ve odadan çıktı.
Çıldıracaktım! Eninde sonunda bu olacaktı! Bana iyi niyetiyle yardım ettiğini düşündüğüm insan bi anda beni öpüyordu! Harika! Kuzey'lede aram bozulmuştu. Emir desen benim ondan gizli işler çevirdiğimi düşünüyordu. Ya da düşünmüyordu, öyleydi! Günümü film izleyip depresyona girerek geçirecektim sanırım! O sırada telefonum çaldı.
Arayan kişi en yakın arkadaşım Selin'di. Ah,onu çok özlemiştim.
Başıma gelmeyen olay kalmamıştı ve neredeyse 1 aydır görüşmüyorduk.
Onunla en son her şeyin başladığı gece,
yemekte görüşmüştük. Kafasında muhtemelen bir sürü soru işareti vardı,
kıyamam ya... Daha fazla bekletmeyerek telefonu açtım
Alo? Delfin?
Selin?
Kızım neredesin sen ya? Kayıplara karıştın! Aradım yüz bin kere açmadın. Kötü bir şey mi oldu?
Yok,bir şey olmadı. Telefonum bozuktu. Dedim yalanlayarak. Ona İzmir'e arkadaşımın yanına gittiğim yalanınıda uyduramazdım. Çünkü o zeki bir kızdı. Diğerleri gibi kandıramazdım onu. Arkadaş çevremide biliyordu. Hayatta inanmazdı.Mükemmel! Ne diyecektim?
Ona olan biteni anlatsa mıydım?
Buna ihtiyacım vardı,hemde çok. Tekrardan konuşmaya devam ettim
Selin,bize gelsene çok özledim seni konuşuruz,dedikodu yaparız?
Olur. O üvey abin olacak Kuzey yüreğimize indirecekti zaten!
Kuzey mi? Ne alaka o?
Gelince anlatırım kanka
Tamam. Diyerek telefonu kapattım.
Kuzey ben onun evinde kalırken arkadaşlarımı sorduğumda
'ben hallettim' yanıtını vermişti.
Söz konusu Kuzey olunca tabi!
Kim bilir ne demişti onlara...
Kısa bir süre sonra Selin geldi. Koşarak kapıyı açtım ve birbirimize sıkıca sarıldıktan sonra odama geçtik.
Hala anlatıp anlatmama konusunda kararsızdım. Ama sonuçta bende bir insandım yani her şeyi tek başıma atlatamazdım!
"Ne düşünüyorsun Delfin iki saattir?"
"Hiç.Öylesine..."
"Neyse, elektrikler kesilince o gece seni bulamadık. Herkes zaten evlerine dağıldı. Batuhan,Kaan,ben ve Tuğçe seni aradık ama bulamadık. Sonra eve gittiğini düşündük ve ertesi sabah telefonun bizde olduğu için evine geldik ve kapıyı bize Kuzey açtı. Biz girerken o da çıkıyordu tam zaten"
"Eee?" Dedim merakla. Lütfen üstesinden kalkabileceğim düzgün bir şey desin lütfen lütfen...
"İşte seni soracağımızı anladı herhalde bize 'Delfin öldü,başımız saolsun. Sizede haber vermeyi unuttuk,özür' diyerek arabasına binip gitti. Batuhan ve ben inanmadık zaten de Tuğçe korkmaya başladı falan, sonra baban geldi çantanı ona teslim ettik ve seni sorduk o da senin İzmir'e gideceğini söyledi bir arkadaşın için. Kim bu arkadaş tanıyor muyum?"
"Ha, yok. Sen tanımıyorsundur. Liseden bi arkadaşım."
"Hmm. O değilde kızım Kuzey bizi resmen başından salmak için Delfin öldü dedi ya! İnanabiliyor musun?! Gerizekalı!"
"Boşver ya sen onu, şakacı Kuzey işte."
dedim konuyu değiştirmeye çalışarak.
"Ee siz ne yaptınız Kaan'la?" Diyerek imalı bakışlar attım. Kaan Selin'in sevgilisiydi. Ayrıca benimde çok yakın bir arkadaşımdı,kardeşim gibi. Zaten onlarıda ben tanıştırmıştım. Çünkü ikiside birbirlerinden daha iyi birini bulamazlardı. Çok yakışıyorlardı.
"İki kez sinemaya gittik. Asıl sen Batuhan'la konuştun mu? Çocuk seni çok merak ediyordu. Kızım şaka maka evlenecektiniz!" Dedi çığlık atarak.
"Selin, Batuhan'la evlenmek istemediğimi biliyorsun. Bir ay boyunca ne fark ettim,biliyor musun?
Onsuz da yapabiliyormuşum! Sanırım ben artık Batuhan'a karşı bir şeyler hissetmiyorum Selin. Tuğçe'nin ısrarları üzerine şans verdim zaten.."
"Kendi kendine gelin güvey oldu diyorsun yani?" Dedi umursamaz bir tavırla.
"Eh,biraz öyle oldu" dediğimde ikimizde güldük.
"Ben zaten öyle bir enişte istemiyorum kızım ya! O ne öyle! Sekiz aydır annesinin karnında kızmışta, dokuzuncu ay erkeğe çevirmeye çalışmışlar gibi!" Dedi aşağılayarak.
Dediklerine karşı kahkahamı tutamadım.
"Selin. Nereden buluyorsun şöyle sözleri ya?" Diyerek kahkaha atmaya devam ettim.
"Ne kızım, yalan mı? Erkek dediğin biraz özgüvenli olur. Bir kızın her dediğinide yapmaz. Yani tamam gideri var da sen daha iyilerine layıksın.Bende daha iyi eniştelere layığım. Yani Kuzey'le çıksan daha az isyan ederim.
Yeminle bak."
'Kuzey ve ben mi? Daha bugün öpüştük kanka' deseydim herhalde o ağzında ki cipsler boğazında kalırdı. Nefes alamazdı, ölürdü! O yüzden sustum...
Hayvan gibi atıştırdıktan sonra yatağa yattık ve laptopu dizime yaslayarak ünlüleri stalkladık. Daha sonra Selin bana dönüp bir şey diyecekken durdu.
"Delfin..?" Dedi ve boynuma bakmaya devam etti. Hayır,hayır,hayır!
Umarım o baktığı şey saklamayı unuttuğum 'A' harfi değildir. Yoksa dilinden kurtulamayacaktım! Hiç telaşlanmamış gibi davranarak ve ne olduğunu anlamaz bir hal takınarak
"Hı?" Diye sordum.
"Boynunda niye 'A' yazıyor?!"
Hıh! İşte bu boşver diyebileceğim sorulardan değildi işte. Jokerlerim bitmişti. Bir mucize olsun diye bekliyordum ama hala karşımda Selin'in meraklı bakışları yer alıyordu.
"Delfin!" Ağzımı açtım daha fazla sinirlenmesin diye ama ağzından hiç bir kelime çıkmıyordu.
"Her şeyi anlatacağım. Ama bana söz ver; panik yapmayacağına dair? Birde kimseye bu olaydan bahsetmeyeceksin.
Özellikle de Kaan'a! Çünkü o sinirlenince kendini kontrol edemiyor.
Sorun çıkarmasına izin veremem"
"Delfin anlat şunu"
"Söz mü?"
"Delfin anlat!"
"Selin,bak söz ver"
"Söz" demesiyle içim birazda olsun rahatlamıştı. Ona baktığımda hala meraklı gözlerle bi bana bi de dövmeye bakıyordu.
"Aras diye biri beni 2 yıldır falan takip ediyormuş -" lafımı keserek
"Ne!!!" Diyerek çığlık attı.
"Aa, dur daha başındayız hikayenin!"
Diyerek kendimle dalga geçtim. Selin'e baktığımda ise her an üstüme atlayabilecekmiş gibi duruyordu. Bunları ona anlatmam konusunda aşırı öfkeliydi sanırım.
"Neyse işte o mezuniyet yemeğinde elektrikleri falan o kesti. Şalterlerle falan oynadı dikkat dağıtmak için ve o sırada beni kaçırdı."
"S-sen ciddisin dimi?"
"Maalesef ki! Yaşadıklarıma benim bile inanasım gelmiyor." Dedikten sonra yutkundum ve konuşmama devam ettim.
"Ondan sonra bir haftam onun evinde geçti. Ama nasıl desen böyle onun evi ama bir oda hazırlarmıştı bana kullandığım her şey markasına kadar...
Oda sevdiğim renklerle boyatılmış, mobilyalarda öyle.."
"O yüzden sen..."
"Evet o yüzden yoktum ortalıklarda. İzmir'e de gitmedim."
"Eee sonra seni bıraktı mı?"
"Hayır. Kuzey kurtardı beni." dedim kısaca.
"Kuzey ne alaka ya? O seni nasıl bulabilmiş?"
"Oralar çok uzun ya!"
"Delfin anlat yoksa döverim seni!"
"Ya hani babam yeni evlendiği zamanlarda; Kuzey hani biraz çapkındı,
bana asılıyordu sen de bi keresinde şahit olmuştun. Ondan sonra bir kere Kuzey'le evde kaldık baş başa. Kuzey'de beni öpmeye çalışmıştı bende kaçtım işte odama kitledim kendimi. Aras'ta beni takip ettiği için bu olanları öğrenmiş işte Kuzey'i dövmüş o akşam"
"Oha!"
"Kuzey'i tehdit etmiş bana tecavüz etmeye kalkıştığını babama söyleyeceğine dair. Kuzey'de sesini çıkartmamış ama kısacası tanıyormuş Aras'ı ve benim sapığım olduğunuda biliyormuş. İşte ben kaçırılınca bunun aklına direk Aras gelmiş ve o da Aras'ın kardeşini kaçırarak benimle takas etmiş. Öyle kurtuldum yani."
"Delfin... Sen bunları bana nasıl anlatmazsın ya?! Neyse devam et hadi"
"Kuzey babama İzmir'e gittiğim yalanını uydurmuş beni kurtardıktan sonrada onun evinde kaldım yalanın devam etmesi için. Daha sonra bir gün hazır Kuzey'de uyuyorken dışarıya çıktım. Abur cubur almak için, sonra çıkmaz sokağa girdim iki tane adam beni sıkıştırdılar ve ellerindeki aletle boynuma 'A' harfi yazdılar."
"Oha, Aras'ın adamları dimi?!"diyen Selin'e gözlerimi devirdim.
"Bak Selin sen söyledin tadı kaçtı!
Ben onu sona saklıyordum, tüh ya!
Gerizekalı tabi Aras'ın adamları başka kimin olacak?!"
"Tamam ya,abartma!"
"İşte dövmeyi soruyorsan buraya kadar" diyerek soluklandım. Çenem ağrımıştı konuşmaktan. Yani Selin o küçücük dövmeyi görmesen olmuyordu değil mi arkadaşım?!
"Sonra ne oldu peki? Bir daha çıktı mı karşına?"
"Ya işte oraları gerçekten anlatmasam.
Oralar daha bi uzun." Diyerek yalvaran bakışlar attım Selin'e. Ama onun umrunda değildi.
"Kes sesini Delfin! Yani kesme sesini de itiraz etme."
"İyi off! Sonra bizim Emir'in proje arkadaşı var hoca eşleştirmiş bunları"
"Mal mısın Delfin! Ben ne diyorum sen ne anlatıyorsun?!"
"Ya gerizekalı bi susta dinle! İşte o arkadaşı Aras'ın kardeşi Ceren'miş!
Tabi ben onun yüzünü daha önce hiç görmedim o takas sırasında ben depoda tutuluyordum ama o beni görmüş işte. Ben de Emir'le kafeye gittim işte Ceren'le buluşacaktı Emir.
Kız beni görür görmez 'sen bu kızı tanıyor musun Emir?!' Diye bağırmaya başladı ve kafeyi terk etti. Neyse işte eve geldiğimizde Kuzey'de durumu öğrendi ve dedi ki bana bu Aras'ın kardeşi Ceren diye. Ondan sonra biz Kuzey'le düşündük ki bu kız bize yardım edebilir belki diye kızla özel olarak buluşmak istedik ama kız yerine abisi Aras geldi! Bunlar Kuzey'le kavga ettiler falan oradan o şekilde ayrıldık daha sonra Ceren'i arayıp bize neden ihanet ettiğini soracaktım sonra Ceren bana dedi ki işte 'sen abime iyi geliyorsun. Seni benden bile çok seviyor. Onun mutlu olmasını istiyorum çünkü bazı kötü olaylar atlattık ve o günden beri kendinde değil' ."
"Neymiş ki bu olay?"
"İşte bende Aras'ı arayıp ofise çağırdın onunla bu konular hakkında konuşmak için"
"Kızım sen manyak mısın?! Aras'la mı görüştün!!"
"Evet. Onunda annesi ölmüş hatta annesini babası öldürmüş Aras'ın gözlerinin önünde"
"Oha lan. Bi garip oldum.Yazık çocuğa"
"Aras'da babasını öldürmüş" diyerek noktayı koydum.
"Ne?!" Diyerek çığlık attı yine. Ağzını elimle kapattım.
"Bağırmasana kızım! Biri duyacak!"
"Bu çocuktan uzak dur Delfin! Çok korkunç çok tehlikeli seni de öldürebilir o zaman ben asla kendimi affetmem bu sırrı saklayacağım için"
"Şş. Tamam sakin ol. Beni öldürdüğü falan yok. Bana dokunmuyor bile"
"Kızım sen ciddi ciddi bunları mı atlattın bir ay içerisinde?! Ben olsam kafayı yerdim. Hayır bir de sana noldu diyorum 'hiç' diyebiliyorsun. Yani pes!"
"Bence sen olsan çığlık atardın. Seni kaçıran adam; kafayı yerdi" diyerek gülümsedim. O da karşılık verdi neyse ki gülümseyebilmişti anlattıklarımdan sonra.
"O değilde bak şimdi Kuzey girdi gözüme. Ama sana tecavüz etmeye kalkışmıştı değil mi? Vay şerefsiz!"
"Tecavüz etmedi ya. Sadece öpmeye kalkıştı, sarhoştu o yüzden"
Ama bir dakika bu sabah sarhoş değildi ve beni öpmüştü! Kuzey'i savunmayı bırakmalıydım.
"O zaman artık siz Kuzey'le iyi anlaşıyorsunuz ha? Hatta sanki siz biraz fazla iyi anlaşıyor gibisiniz. Kuzey'in sana hala aşık olduğu bariz bir gerçek ama sanki sende ona karşı boş değilsin." Diyerek bana imalı bakışlar attı.
"Selin! Hayır yok öyle bir şey!"
"Pek inanasım gelmedi ama.."
"Hayır cidden. Hatta bu sabah-" diyerek kendimi zor tuttum.
"Bu sabah ne Delfin?"
"Sana bunları anlatabildiğim için mutluyum,içim rahatladı" diyerek konuyu kapatmaya çalıştım.
"Ne alaka?" Tamam, pes ediyordum. O kadar şey anlatmıştım. Bunu mu anlatamayacaktım?
"Bu sabah Kuzey odama geldi. İşte dışarı nasıl çıkarsın falan diye kızdı ben de her şeye karışamazsın sen benim abim değilsin diyerek sinirlendim. O da abin olmak isteyen yok zaten diyerek dudağımdan öptü."
Son kelimeler ağzımdan dökülürken utandığın için hafif yanaklarım kızarmıştı, hissedebiliyordum. Selin ise elini ağzına götürmüştü ve kendini çığlık atmamak için zor tutuyordu...
Bu bölüm diğer bölümlere göre uzun oldu. Bazı kısımları hatırlamayanlar için kitabın kısa bir özet oldu sanki?
Selin karakteri hakkında ne düşünüyorsunuz?