İKİNCİ YÜZ-1

4705 Kelimeler
3 ay sonra Zaman kimini özgürleştirirken kimini kendi zindanlarına hapsediyordu.Leyla ise hapsedildiği zindan kurtulmak için zamana sığınmıştı.Bugün itabariyle üniversiteden mezun olmuştu.Abisi hem Leyla'nın mezuniyetini kutlamak hem de kardeşiyle aralarındaki buzları eritmek için evine davet etmişti. Leyla bu eve misafir olarak girmenin burukluğunu yaşıyordu.Bilseydiki bu evden çıkınca hayatı değişecek bu evden ceseti çıksa da kabul etmezdi gitmeyi. Abisi,Leylaları heyecanlı bir şekilde karşılamıştı.İlk defa evlerine damatları geliyordu.Yengesi onları düzgün ağırlamak için sofrayı donaltmıştı.Yemek her ne kadar abisinin sohbet etmek için çabalamasına rağmen sessiz geçmişti.Yemekten sonra Oğuz sürekli saatini kontrol etmeye başladı. Kapının zilinin çalmasıyla Oğuz"Oh be"diyerek oturduğu koltuktan kalktı.Heyecan dolu bir sesle"Leyla'nın hediyesi de geldi."dedi. Leyla eskiden abisi ne alırsa alsın itiraz etmeden kabul eder.Ortalıkta göğsünü gere gere çevresindeki herkese abisinin hediyesini gösterirdi şimdi ise abisinin ona verdiği her şey Leyla'nın boğazına yumru olarak geri dönüyordu. "Abi boşuna zahmet etmişsin hiç gerek yoktu"dedi Leyla. Oğuz heyecan dolu bir sesle"Bu hediyeyi gördüğün zaman bu lafları sana hatırlatıcağım"dedi ve kapının ziline bir kez daha basıldığında"Geliyorum"diyerek hızlı adımlarla kapının yanına gitti ve kapıyı açtığında özlem dolu bir sesle"Hoşgeldin kereta"dedi. Kapıdaki yabancı da özlem dolu bir sesle"Hoşgeldim Yavuz Abim"dedi. Leyla duyduğu sesle ayağa kalktı.Bu ses onun her zaman yanında olan,ailesinin izin vermediği zamanlarda Yavuz'la buluşmasını sağlayan,Yavuz'la buluşmak için yalan söylediğinde,yalanları ortaya çıktığında onun yerine suçu üstelenen kişiydi. "Kerim"dedi. Oğuz,kardeşine dönüp"Hediyene hoş geldin de Leyla"dedi.Leyla koşarak kendini Kerim'in kollarına bıraktı.Kerim kolları her zaman ki sıcaklığıyla Leyla'yı karşılamıştı.Onun kollarında eski güzel günlere dönmüştü. Karısının başka bir erkeğin kollarında görmeye dayanamayan Boran soluğu iki eski dostun yanında almıştı.Boran'ın huzursuzluğunu fark eden Oğuz iki eski dostun arasına girerek"Kerim'cim bu da bizim damadımız Boran"dedi. Damat lafını duyan Kerim şaşkın bakışlarını Leyla'ya çevirip"Damadınız Boran"diye tekrar etti.Boran ise rakibi olarak gördüğü adama mevkisini ezberletmek için"Evet,ben Leyla'nın kocası Boran siz?" "Ben"dedi Kerim şaşkınlığı devam ederken"Oğuz abilerin yardımcılarının oğluyum.Leyla'yla da çocukluk arkadaşıyım"dedi. Boran rakip olarak gördüğü adamın basit bir çalışanın evladı olduğunu duyunca küçümseyerek"Anneniz Oğuz abilerin evinde hizmetçi mi?"diye sordu. Arkadaşının,kocası tarafından küçümsendiğini hisseden Leyla korumacı bir sesle"Kerim bizim ailemizdendir.Abimler de ben de onu kardeşimiz olarak görüyoruz"dedi. Karısının,elin adamını koruması Boran'ı sinirlendirmişti ama düşmanını sevindirmemek için"Leyla'nın kardeşi benim de kardeşimdir"dedi.Kardeş kelimesine vurgu yaparak. Kerim daha ilk görüşte Boran denilen adamdan hoşlanmamıştı.Üstüne üstlük Kerim'i küçümsemeye çalışmıştı ama Kerim annesinin yaptığı meslekten bir kere bile olsun utanmamış akisne annesiyle her zaman gurur duymuştu.Leyla'nın tavrından dolayı kendisine kardeşim diyerek tavır değiştiren adama cevabını verirdi ama çok değer verdiği aileyi kırmamak için"Teşekkürler"dedi. Akşamın geri kalanı Boran ve Kerim arasındaki gerginlik devam etmişti.Oğuz ikisinin arasını yapmak istese de bu sadece gerilimi daha da artmıştı.Kocasının arkadaşına davranışlarına bozulan Leyla geceyi erken bitirmek istedi.Evden çıkarken Leyla,arkadaşının kulağına eğilip"Özür dilerim"diye fısıldadı. "Senin hatan değildi"dedi fısıltıyla.Karısının,Kerim denilen adamla fısıldaşdığını gören Boran"Leyla"diye seslendi sizi gördüm dercesine. Leyla,ailesinin yanında kavga çıkartmamak içim tırnaklarını etine geçirircesine sıkıp arabaya doğru yürüdü.Her adımda arkasını dönüp ona el sallayan insanlara bakıyordu.Onlara doğru koşmak beni bırakmayın diye yalvarmak istiyordu ama biliyordu ki düğün gününde olduğu gibi herkes sırtını dönüp onu yine Boran'a teslim edeceklerdi. Leyla arabaya bindiğinde Boran suratını asmış bir halde oturuyordu.Leyla'nın arabaya bindiğini görünce arabayı çalıştırdı.Leyla ise radyoda çalan şarkı dinlerken gözlerini kapadı.Kerem ve Yavuz'u tanıştırdığı ilk günü hatırladı.Tanışır tanışmaz can ciğer kuzu sarması olmuşlardı.Dünyada abilerinden sonra sevdiği iki erkeğin anlaştığını görmek Leyla'yı mutlu etmişti. Karısının ona sunmadığı sevgi ve gülümsemeyi yine başka bir erkeğe sunması Boran'ı çıldırtıyordu.Neden diyordu evleneli kaç ay oldu hala neden beni sevmiyorsun demek istiyordu ama bunları asla Leyla'ya soramazdı eğer sorarsa aldığı cevaplar bu ilişkiye dair bütün ümitlerini kaybettirecekti. Boran arabayı park edince Leyla,kocasını beklemeden arabadan inip eve doğru yürümeye başladı.Eve doğru attığı her adımda ayakları geri geri gidiyordu.Bu evin soğukluğu,sevgisizliği Leyla'yı boğuyordu. Leylaların geldiğini gören yardımcıları kapıyı açtı ve güler yüzle"Hoşgeldiniz"dedi.Leyla,çalışanın sözlerini duymazlıktan gelip yukarıya odasına çıktı.Dolaptan eşyalarını alıp banyoda üstünü değiştirdi.Banyodan çıktığında Boran yatağa oturmuş onu bekliyordu.Leyla ise onu bekleyen kocasını görmezlikten gelip yatağa uzandı. "Leyla"dedi Boran,kavgayı bitir dercesine. "Uykum var"dedi Leyla insanı soğuktan daha beter edercesine bir sesle. "Peki"dedi Boran"Peki senin istediğin gibi olsun" Boran'da dolaptan kıyafetlerini alıp banyoya ilerledi.Banyo da üstünü değiştirdikten sonra onu bekleyen soğuk yatağa girdi.Kendinden kaçan karısına yaklaşıp sıkıca sarılıp adeta benden kaçamazsın diyordu.Boran'ın kendisine sarılmasına Leyla hiçbir tepki göstermedi sadece gözlerini daha da sıkı kapadı.Kocasının uyuduğundan emin olduktan sonra Boran'ın hapsettiğ kollarından kurtulan Leyla onu bekleyen yıldızlarının yanına gitti. Leyla yanından ayrıldığı an Boran gözlerini açtı.Yataktan doğruldu.Başını ellerinin arasına aldı.Hiçbir şey istediği gibi gitmiyordu araları daha iyi olsun diye İstanbul'a gelmişlerdi ama bu ilişkilerini daha da kötü bir hale getirmişti.Daha ne kadar sabretmesi gerektiğini bilmiyordu ama Leyla'yı elde etmek için gerekirse Leyla'nın hayatındaki bütün erkeklerden kurtulurdu. Leyla yıldızlarını izliyordu.Aklına son sınıfı bitirmeden önce Yavuz'un verdiği söz geldi.Leyla'nın yüzünü ellerinin arasına alıp"Leyla birbirimize kavuşmamıza sadece 1 yıl kaldı."Sabırsızlık dolu bir sesle"Okul bitsin ertesi gün seni istemeye gelicez"demişti. Leyla gülerek"Deli"demişti.Leyla,Yavuz'un keyfini yerine getirmeye çalıştığını bekliyordu.İlişkilerinde bir sürü problem vardı.Dedesi,ailesine layık görmediği biriyle asla torununu evlendirmezdi. Leyla'nın yine düşüncelere boğulduğunu gören Yavuz"Korkma biz beraber olduğumuz sürece her şeyin üstesinden geliriz"demişti. "Korkmuyorum Yavuz'um"dedi Leyla sevdiği adamın gözlerinin en derinine bakarak."Sadece dedemin seni üzmesinden korkuyorum"demişti. "Leyla'm sen benim yanımda olduğun sürece hiçbir kimse beni üzemez" demişti.Yavuz korkusuz bir sesle. Yavuz'u yerine yıldızlara dert yandı Leyla"Hani evlenecektin hani beni hiç bırakmayacaktın Yavuz.Ben yarın senin beni istemek için geleceğin bir güne uyanmak istiyorum.Sabah erkenden kuaföre gidip sana kahveler pişirmek istiyorum"dedi ama biliyordu ki yarın yine sevmediği adamın kollarında uyanacak onun o iğrenç dokunuşlarına katlanacaktı.Leyla düşündükçe boğazındaki el onu boğmaya çalışıyordu. Leyla kendini boğan düşüncelerden kurtulmak için terasa sakladığı sigara paketini çıkardı.Sigaraya ilk başladığında ara ara Boran'ın bitmek bilmeyen onu boğan ilgisinden kaçmak için içiyordu ama son zamanlarda her gün paketi bitirinceye kadar sigara içiyordu.Boran'ın sigara içtiğinden haberi olup olmadığını bilmiyordu bilmekte istemiyordu.Ona karşı isyan ettiğini onu asla sevmeyeceğini sigara içerek belli ediyordu belki de. Boran sabah uyandığında yanı yine boştu.Boran haftalardır yaptığı gibi dolaptan pikeyi alıp karısının uyuya kaldığı terasa ilerledi.Leyla sigara izmaritleriyle dolu terasta uyuyordu.Boran,Leyla'nın sigara başladığını biliyordu ama eğer bunu Leyla'yla konuşursa Leyla'nın senin yüzünden,sana duyduğum nefretten başladım demesinden korkuyordu ama en çok da Boran'ın yanı hariç her yerde huzurlu ve mutlu olması canını yakıyordu. Leyla'nın,yüzüne düşen saç tanelerini kaldırıp burnuna yaklaştırdı.Yasemin kokusunu içine çekip özlem dolu bir sesle"Sen de beni sevsen aslında öyle mutlu bir hayatımız olacak ki.Sen bile hayran kalcaksın sevgime"dedi.Leyla'nın başında biraz daha oturduktan sonra aşağıya indi. Konağın çalışanı Boran'ı görünce otamatik olarak yüzüne kondurduğu gülümsemeyle"Günaydın Efendim,kahvaltınız hazır nereye hazırlayayım istersiniz?" "Ben kahvaltı etmeyeceğim"dedi Boran. "Peki efendim"deyip mutfağa geri dönecekken Boran"Elmas Hanım bugün eve kim gelirse gelsin beni arayıp haber vereceksin"dedi. Elmas kendine insan gibi davranan hanımının arkasından iş çevirmek istemiyordu.Çalışanın tereddüt ettiğini fark eden Boran uyaran bir sesle"Elmas Hanım asıl patronunuzun kim olduğunu unutmuşsunuz galiba.Benim ağzımdan çıkan bir kelimeyle bütün sülalen işsiz kalır"dedi. Elmas Hanım ve ailesi yıllardır bu aile için çalışıyorlardı.Bir kere bile aldıklara maaşa itiraz etmemiş,harama bile yönelmemiş Şahkıran ailesine duacı olmuştu ama şımarık bir veledin karısını kontrol etmek için kendisinin ve ailesinin ekmek paralarıyla oynamak bu kabul edilemezdi.Zaten gün sayıyordu emekli olacaktı ama oğluu daha yeni askerden gelmişti.Onun ekmek parasıyla oynayamazdı.Şımarık bir velede teslim olmanın verdiği hüzünle"Peki Efendim bugün eve kim gelirse haber veririm"dedi. Leyla yüzüne vuran güneşle uyandı.Bugün de burada uyuya kalmıştı.Kim bilir Boran yine ne kadar söylenecekti onunla yatmadığından.Üstündeki pikeyi çekip Boran'ın mızmızlanması çekmek için aşağıya indi. Elmas Hanım,Leyla'nın merdivenlerden aşağıya indiğini görünce normal davranmak istese de genç efendiye boyun eğdiğinden dolayı Leyla'nın gözlerinin içine bakamıyordu. "Günaydın Efendim"dedi Elmas Hanım gerginlik dolu bir sesle. "Günaydın Elmas Hanım"dedi Leyla,Boran'ı görmemenin verdiği mutlulukla."Boran'ı gördünüz mü hiçbir yerde göremiyorum?"diye sordu. "Genç efendi sabah erkenden çıktı."dedi Elmas Hanım normal çıksın diye uğraştığı sesiyle. Elmas'ın,gerginliğini fark eden Leyla"Elmas Hanım iyi misiniz?"diye sordu. Leyla'ya yakalındığından dolayı daha da gerilen Elmas Hanım"İyiyim Efendim sadece bugün birazcık rahatsızım"dedi. "Elmas Hanım rahatsızsanız sizi bir hastaneye götürelim."dedi Leyla endişeli bir sesle. "Hastaneye gerek yok efendim,ilaçlarımı aldım akşama doğru daha iyi olurum"dedi Elmas Hanım. "Siz bilirsiniz ama yine de işiniz bittikten sonra dinlenin mutlaka"dedi Leyla. Leyla'nın merhameti Elmas'ın vicdanını harekete geçirmişti.Vicdanın eli Elmas'ın kalbini eline almış sıkıyordu ama yine de Leyla'nın arkasından iş çevirmek zorundaydı oğlunun işsiz kalıp sokaklarda sürünmesine izin veremezdi. "Siz çok iyi bir insansınız efendim"dedi Elmas minnet dolu bir sesle. "Sadece dinlenin dedim çokta abartılacak bir durum değil"dedi Leyla kafası karışmış bir halde. "Olsun efendim bilin ki ilerde sizi kırarsam bunu elimde olmayan sebeplerden yapmışımdır"dedi Elmas ve içinden yine bilin ki sizden özür diliyorum beni affedin efendim diye geçirdi. "Tamam"diye geçiştirdi Leyla,çalışanın konuşmasından hiçbir şey anlamadığından. Leyla,Boran'sız bir günün tadını çıkarıyordu.Uzun zaman sonra lk defa huzur içinde kahvaltı yapmış en sevdiği kitaplardan birini alıp bahçedeki koltuklardan birine oturup güneşin tadını çıkarıyordu. Biraz sonra Elmas Hanım tedirginlik dolu bakışlarıyla Leyla'nın yanına geldi.Sesini normal tutmaya çalışsa da gerginliği anlaşılıyordu."Efendim Kerim Bey geldi.Sizinle görüşmek istediğini söyledi."dedi. Arkadaşının geldiğini duyunca Leyla sevinçle ayağa kalkıp"Hemen içeriye alın.Ben de geliyorum"dedi ama dün yaptıklarını hatırlayınca sevinci yerini endişeye bıraktı.Salona girdiğinde Kerim hiçbir şey olmamış gibi Leyla'yı neşeli bir şekilde karşıladı. Arkadaşının neşeli olması Leyla'nın aklındaki bütün endişeleri silmişti.Kerim'e doğru koşup arkadaşına sıkıca sarıldı.Kerim gülerek"Dur deli kız beni boğacaksın"dedi. "Hoşgeldin"dedi bu hoşgeldin ne abisine ne de Boran'a söylediği gibiydi.Bu hoşgeldin başkaydı diğerlenşn aksine bunun içinde sevgi,neşe,sadakat ve özlem vardı. "Hoşbuldum"dedi.Kerim arkadaşının kollarından kurtulunca dikkatini arkadaşının ilk aşırı derece zayıflamış vücudu ondan sonra göz altındaki torbalar ve daha önce bir kere bile içerken görmediği sigara kokusuyla sarmalanmış elbiseleri çekmişti. "Ne oldu Leyla sana böyle?1 yıl önce yurt dışına çıkmadan önce seni bıraktığımda Yavuz'la sevgili olan bekar bir kadındın geri döndüğümde ise yüzünü birkaç kez gördüğüm Yavuz'un kan kardeşim diye andığı bir adamla evlenmiş halde buldum seni."dedi. Leyla,Elmas Hanım'ın onları dinleyip akşamleyin Boran geldiğinde duyduğu her şeyi kocasına anlatmasını istemiyordu.Arkadaşlarıyla paylaştıklarının özel olarak kalmasını istiyordu. "Elmas Hanım odanıza çekilip dinlenebilirsiniz"dedi Leyla. Genç efendinin tekrardan kendisine kızmasından korkan Elmas Hanım"İçecek olarak ne alırsınız?"diye sordu yanlarında daha fazla kalabilmek için. "Hayır,arkadaşım bir şey isterse ben getiririm"dedi Leyla,arkadaşıyla yalnız kalabilmek için. Leyla'nın,biraz daha ısrar ederse kendisinden şüpheleneceğinden korkan Elmas Hanım"Peki efendim"diyerek odasına çekildi.Odasına çekildiğinde kapıyı kilitleyip genç efendiyi aradı. Boran ilk çalışta telefonu açtı.Sert bir sesle"Efendim"dedi. "Efendim benim Elmas" "Ne oldu Elmas Hanım?" "Leyla Hanım'ın misafiri geldi." Misafir kelimesini duyan Boran daha da sert çıkardığı sesiyle"Kim?"diye sordu. "Kerim Bey" Telefonda bir süre sessizlik oldu.Elmas Hanım telefondaki sessizlikten daha da gerilmeye başlamıştı.Telefondaki sessizliği bitirmek isteyen Elmas Hanım"Genç Efendi"dedi. "Tamam kapat telefonu"dedi Boran insanı ürperten sesiyle. Leyla,kendisini kocasına ispiyonlayan çalışanından habersiz Kerim'le beraber salondaki koltuklara oturmuş başına gelenleri anlatmaya başlamıştı. "Ben de bilmiyorum.Dedem öldü diye beni ŞanlıUrfa'ya getirdiler.Dedemin yasını tutarak geldiğim şehirde kardeşimi kurtarmak için zorla evlendirildim"dedi Leyla yaşadığı şeyleri anlatırken hala ilk gün gibi acı çekiyordu. Kerim küçüklüğünden beri zorla evlendirilen kızları dinleyerek veya bizzat kendisini şahit olmuştu böyle düğünlere. "Benim anlamadığım Oğuz abiler nasıl böyle bir şeye izin verdiler?Abilerin seni çok seviyordu"Leyla'yla ilk tanıştıklarında abileri Leyla'nın etrafında dört dönüyorlardı.Bu zamana kadar karşılaştığı abi kız kardeş ilişkilerinden o kadar farklıydılar ki ilk defa bir aileye ait olmak istemişti. "Bana halamı gömdüğümüz zaman verdiklere söze o kadar güvenmiştim ki bir kere bile olsun onlardan şüphelenmedim ama şimdi geldiğimiz hale bak"dedi elindeki yüzükle oynamaya başladı. "Boşanamıyorsun da"Kerim her ne kadar Haşimoğlu erkeklerini köydeki erkeklerden daha açık görüşlü olduğunu biliyordu ama tek bir konuda köydeki bütün ailelerden daha katıydılar o da boşanmaydı.Konaktaki kimse bu konu hakkında konuşamaz ağızlarına boşanmanın bsini bile almaları bile yasaktı. "Boşanabilsem bu evde bir dakika bile kalmazdım"Leyla bu evlilik hakkındaki en büyük istediğini söylerken hiçbir hüzün hissetmemesine şaşırıyordu. "Peki kocan sana nasıl davranıyor?Seni üzüyor mu?"Kerim ile Leyla aynı yaştaydılar ama Kerim kendisini her zaman Leyla'nın abisi olarak görür onun için endişelenirdi. "Sakin ol Abi,beni sevdiğini söylüyor hatta bazen aşırı derece üzerime düşüyor ama sevmediğim biriyle olmak beni bunaltıyor sanki birisi sürekli boğazımı sıkıyor"Leyla arkadaşına en özel duygularını itiraf etmenin verdiği rahatlıkla. "Bu arada dün Boran'ın tavrından dolayı özür dilerim" Arkadaşının çekingen tavrından kurtarıp onu yumuşatmak gülümsedi."Boşver ben alıştım artık.İnsanların annemin mesleğini duyduktan sonra yaptıkları o küçümseyici bakışlara"dedi "Hem unuttun galiba yanınıza yaklaşan erkekten sinekten bile seni kıskanan dedenin seninle görüşmeme nasıl izin verdiğini sanıyorsun?Çünkü evlerinde çalışan ikinci sınıf bir insan olarak kadının çocuğu olarak sana farklı bir gözle bakmaya cesaret etmeyeceğimi biliyorlardı.Küçüklükten beri konaktaki herkesten haddini bil lafını duyarak büyüdüm"dedi küçüklükten beri maruz kaldığı bakışlara hala maruz kalıyormuş gibi hissettiği halde Leyla'yı rahatlatmak için her zaman ki gibi boşver diyordu. "Ben özür dilerim böyle hissettiğini bilmiyordum"Leyla evlendikten sonra çevresindeki insanlara karşı ne kadar duyarsız olduğunu fark ediyordu.Kerim'in her zaman ailesine minnettar hissettiğini düşünmüştü.Konakta aşağılanarak büyüdüğünü bilmiyordu.Leyla'ya göre bu davranışlar normaldi. "Evliliğin sana bir tek faydası olmuş artık kendin dışında diğer insanların duygularına da önem vermeye başlamışsın.Benim küçük kız kardeşim büyümeye başlamış"dedi Kerim gözünün önünde olgunlaşmış olarak duran kardeşine saygı duyan bakışlarla bakarken. "Büyüdüm,daha doğrusu küçümsediğim cahil olarak gördüğüm kadınların durumuna düşünce büyümek zorunda kaldım."dedi Leyla büyük konuşmanın verdiği cezayı çektiğinin farkındalığıyla. Boran'ın eve gelme saati yaklaştığında Kerim,Leyla'nın kocasıyla arasının bozulmaması için Leyla'nın ısrarlarına rağmen evden ayrıldı.Leyla,arkadaşıyla yaptığı sohbetin verdiği rahatlama hissiyle sigarasına dokunmamıştı. Saat 00.00'yi geçerken kapının zili çalındı.Elmas Hanım uyuduğundan kapıyı Leyla açtı.Karşısında üstü başı dağılmış bir halde duran kocasına"Hoş geldin"dedi. "Gerçekten hoş mu geldim Leyla?"dedi Boran hafif sarhoş bir halde. "Boran içtin mi sen?"dedi Leyla ayakta durmakta zorlanan kocasını görünce "İçtim ama neden içtim?Evimde ben hariç herkesi seven bir karım var."dedi Boran sitem dolu bir sesle. Leyla kocasının sözlerinden Kerim'i kast ettiğinin biliyordu ama şuan ayakta durmakta zorlanan kocasıyla kavga etmek istemiyordu. "İçkilisin Boran yarın konuşalım"dedi. "Hayır,"dedi Boran sesini daha da yükselterek"Şimdi konuşacağız" Evdeki çalışanın ve komşuların kocasının rezil haldeyken söylediklerini duymasını istemediği için"Bağırma Boran"dedi. Boran sitem dolu sesiyle"Bağırma Boran,sevme Boran anca emir veriyorsun ama sen neden beni sevmeyi denemiyorsun?Evime arkadaşın geliyor bana zahmet edip söylemiyorsun bile beni hiç kocan olarak görüyor musun?"diye sordu. Leyla'nın bile haberi yokken Kerim'in geleceğinden kocasının nasıl haberi olmuştu?"Sana Kerim'in geldiğini kim söyledi?"diye sordu. Boran kuş taklidi yaparak"Kuşlar"dedi.Leyla'nın yanına yaklaşıp kimsenin duymasını istmediği için fısıltı dolu bir sesle"Kuşlar bana her şeyi anlattı.Ona nasıl gülümsediğini,benden ne kadar nefret etiğini her şeyi anlattı." Leyla,alkollü bir adamın saçmalıklarını dinlememek için odasına çıkacağı sırada Boran,Leyla'nın bileğinden tutup"Bana da gülümse"dedi Leyla,Boran'ın elinden bileğini kurtarmak için debelenirken"Ne saçmalıyorsun?Bırak beni."dedi. Leyla,kolundan kurtulmak için her debelendiğinde Boran elini daha da sıkılaştırıyordu."Gülümse diğer erkeklere nasıl gülümsüyorsan bana da öyle gülümse"dedi. Boran'ın gücünü arttırak daha da sıkması yüzünden Leyla'nın gözlerinde acıdan dolayı gözyaşları birikmeye başladı."Bırak diyorum sana"dedi. "Benden bu kadar mı nefret ediyorsun?Diğer erkeklerde olupta bende olmayan ne var?Onlar sana benim veremediğim ne veriyorlar ki onlara gülümsüyorsun?"dedi Boran sitem dolu sesiyle. Leyla,kocasının alkol yüzünden sendelemesini fırsat bilip itti ve bileğinin zoklamasının verdiği acıyla kocasının yüzüne tokat attı."Senin hiçbir zaman veremeyeceğin şeyi veriyorlar."dedi. Karısından tokadı yiyen Boran salondaki koltuklardan birine düştü.Gözlerini kapatman önce hala"Beni neden sevmiyorsun?"diye söylenmeye devam ediyordu. Kocasının sızdığını gören Leyla sızlayan bileği morarmasın diye yatak odasına çıktı.Yatak odasındaki makyaj aynasının önünde duran kremleri bileğine sürmeye başladı.Bileğine her krem sürdüğünde ağzından"Ahh"diye ağzından bir inleme kaçıyordu.Eskiden küçümsediği kadınların yaşadığı ne varsa teker teker başına geliyordu.Aynada gözüken artık tanıyamadığı bir kadın vardı. Bileğinin acısından ağlamış kıpkırmızı gözlerle kocasının sıktığı yerler morarmasın diye krem süren bir kadın duruyordu.Leyla böyle bir hale düşmek için mi üniversiteye gitmişti?Böyle bir hale düşmek için mi gecesine gündüzüne katıp ders çalışmış,diller öğrenmişti? Leyla aynadaki yansımasına bakıp hüzünlü bir sesle"Bundan sonraki yaşantına hoşgeldin Leyla"dedi. Kremli bileğini hareket ettirmemeye çalışarak üzerine geceliğini geçirdi.İğrenerek Boranla yattığı yatağa baktı.Bu geceden sonra bu yatakta yatmak düşüncesi bile midesini bulandırıyordu.Leyla en rahat olduğu yere yıldızlarının yanına çıktı.Yıldızlara bakıp"Nerdesin Yavuz'um?Sen bana dokunmaya kıyamazken kocam denilecek adam hiç düşünmeden canımı yaktı"dedi.Gecenin geri kalanında Leyla kendini bekleyen geleceği için gözyaşlarını akıttı. Boran sabahleyin insanı süründüren baş ağrısıyla gözlerini açtı.Koltukta üstü açık yattığından her yeri tutulmuştu ama canını en çok yakan yanağındaki acıydı.Elini acıyan yanağına koyduğunda dün geceden parça parça anılar göz önüne gelmişti.Leyla'nın ağlayarak bırak kolumu demesi,attığı tokat,sözleri hatırladıkça kendin nefret ediyordu.Pişmanlık dolu bir sesle"Ne yaptın oğlum sen?Aylardır emek verdiğin ilişkiyi bir gece de bitirdin"dedi. Leyladan özür dilemek için merdivenlerden çıkarken başının ağrısı şiddetleniyordu.Yatak odasına ulaştığında Leyla odada yoktu."Leyla"seslendi cılız çıkan sesiyle.Cılız sesi bile başının ağrısını şiddetlendirmeye yetiyordu.Odadan çıkıp diğer odalara bakmak istedi ama baş ağrısı izin vermedi.Boran yatağa çöktü ve kapanan gözlerine daha fazla engel olamadı. Leyla güneşin ilk ışıklarıyla gözlerini açtı.Gözlerini açar açmaz dün geceki ağlamalarıdan dolayı gözlerinin acısını karşıladı Leyla'yı.Bileğinin ağrısı ise ona eşlik etti.Bileğine krem sürdüğü halde yine de mosmor olmuştu.Bileğindeki morluk geçsin diye sürdüğü kremi yatak odasında bıraktığını hatırlayınca yatak odasına gitti.Odadan içeriye girince içki kokusu onu karşıladı.Kocası salondan kalkıp yatak odasına gelmeyi akıl edebilmişti. Leyla makyaj masasına oturup bileğine krem sürmeye başladı.Bileğine her dokunduğunda acı dolu bir inleme ağzından kaçıyordu.Krem sürmeyi bitirdikten sonra bileğindeki morluk görülmesin diyedolabından kırmızı hırkasını alıp üzerine kırmızı hırkasını geçirdi.Kocasından dayak yiyen kadınların yaptığı gibi morarmış kısımlarını saklamaya çalışıyordu ama canını en çok yakan onu sevdiğini söyleyen adamın hiçbir pişmanlık yaşamadan yatağa sızmasıydı. "Leyla"dedi Boran uykulu bir sesle başını yukarı kaldırıp "Hayallerim de bile çok güzelsin"dedi. Leyla,Boran'a cevap vermedi.Çünkü Boran onun gözünde hiçbir cevabı hak etmiyordu.Leyla ayyaş kocasıyla aynı odada kalmak istemediğinden odayı terk etti. Boran,Leyla'nın cevap vermeyip gitmesi üzerine pişmanlık dolu bir sesle"Yaptıklarımdan sonra hayallerimde bile sesini duymak bana yasak"deyip başını geri yatağa attı.Başı yatağa değince sabahki ağrı tekrar ortaya çıktı.Ağrının ortaya çıkmasıyla uyandığını anlayan Boran baş ağrısının verdiği izin verdiği sürece Leyla'nın arkasından gitti. "Leyla"dedi cılız bir sesle"Dur" Leyla ise onun seslenmelerini umursamazlıktan gelip mutfağa doğru yürümeye başladı.Boran ise yavaş adımlarla karısının peşinden gitti. Leyla buzdolabını açıp kahvaltıkları sert bir şekilde tezgaha koymaya başladı.Konan her tabakta Boran başına bir balyozla vuruluyormuş gibi hissediyordu. "Dur artık"diye Leyla'nın elini tutmaya çalıştı ama Leyla elini geri çekti ve öfke dolu gözlerle"Bir daha sakın bana dokunma"dedi. Leyla'nın yüksek çıkan sesi yüzünden Boran başını tutarak acı dolu bir sesle"Leyla ne söylesen haklısın ama lütfen yavaş konuş başım çok ağrıyor"dedi. "Umrumda değil"dedikten sonra ekmekliğe gidip kepek ekmek dilimlerini aldı.Leyla'nın umrumda değil demesi Boran'ın canını çok acıtmıştı.Oysa her kadın gibi onun da kocası için endişelenmesi gerekmiyor muydu? "Leyla dün gece öyle konuşmak istemedim,seni ağlatmak aklımın ucundan dahi gemezdi ama dün alkolün etkisiyle kendimi kontrol edemedim"dedi pişmanlık dolu bir sesle. "Kendine hakim olamıyorsan içmeyecektin o zaman"Leyla kırmızı hırkasının kollarını katlayıp mosmor bileğini ortaya çıkardı. Leyla'nın mosmor bileğini gören Boran inanamayan gözlerle"Onu sana ben mi yaptım Leyla?" Leyla,hırkasını geri katlayıp mosmor olan bileğini kapattı."Beni ne hale çevirdiğini görüyor musun?Kocasından şiddet gören ama sırf elalem moraran kısımlarını görmesin diye her yerini kapayan kadınlara döndüm.Sen beni neye çevirdin Boran artık aynada kendimi tanıyamıyorum"dedi. "Ben...Ben" "Sen ne"dedi Leyla öfke dolu sesini yükselterek"Üzgün müsün yoksa pişman mısın yada bir daha hiç böyle bir şey yapmayacağına dair yemin mi edeceksin?"dedi. Boran başını evet anlamında salladı.Pişmanlık dolu bir sesle"Evet çok üzgünüm bir daha asla senin canını yakmayacağım"dedi. "Umrumda değil.Artık beni rahat bırak şuan bu evi terk edip gitmiyorsam tek sebebi ailemin senin yaptıklarını hoş görüp beni tekrar bu eve bırakacaklarından korktuğum için ailemden daha fazla nefret etmek istemiyorum"dedi. Boran için önemli olan tek şey Leyla'nın evi terk etmemiş olmasıydı."Tamam,sen ne diyorsan o olsun sen beni affedinceye kadar sana dokunmayacağım,Sen ne istersen onu yapacağım yeter ki beni terk etme"dedi. "Beni yalnız bırakarak başlayabilirsin işe Boran"dedi Leyla. "Tabii ki de sen ne istersen onu yapacağım"dedi ve başını tutarak odadan çıktı. Yalnız kalan Leyla günlerdir aç kalmış gibi yemeğe başladı.Kahvaltılıklarda ne var ne yoksa hepsini yiyip bitirdi. Tartışma seslerine uyunan Elmas Hanım üstünü değiştirdikten sonra hasar kontrolü yapmak için yukarıya çıktı.Salonda insanı korkutan bir sessizlik hakimdi.Mutfağa girdiğinde Leyla Hanım'ı gördü.Gözleri ağlamaktan kıpkırmızı bir haldeydi.Leyla'nın böyle üzgün görünmesinde kendisinin de payı olduğundan Elmas Hanım'ın bütün gece boğazını sıkan vicdanı tekrar ortaya çıkmıştı. "Leyla Hanım iyi misiniz?Çay veya kahve yapayım ister misiniz?"dedi Elmas Hanım. Leyla bu eve geldiklerinden beri ilk defa Elmas Hanım'a soğuk ve kızgınlık dolu bakışlarla bakıyordu. "Kerim'in beni ziyarete geldiğini siz mi söylediniz?"dedi Leyla insanı ürpertecek derece soğuk olan sesiyle. "Leyla Hanım ben çok üzgünüm Boran Bey" "Bahanelerinizi dinlemek istemiyorum.Soruma evet veya hayır diye cevap verin"dedi Leyla,Elmas Hanım'ı ürpertecek derece soğuk olan sesiyle. "Evet"dedi Elmas Hanım pişmanlık dolu bir sesle"Ne ceza verirseniz verin kabul edeceğim" "Hayır"dedi Leyla"Sizin cezanızı ben vermeyeceğim.Ben sizin cezanızı Allah'a bıraktım."deyip mutfaktan çıkacakken geri dönüp"Bundan sonra sizi ne bu evde görmek istiyorum ne de sesinizi duymak istiyorum.Boran yokken odanızdan bile çıkmayacaksınız eğer size verdiğim emri reddedip ortalıkta gezmeye devam ederseniz bu evden kovulursunuz anladınız mı?"diye sordu ürpertici derece soğuk bir sesle. "Anladım efendim"dedi Elmas evi bildiği yerden kovulmamanın verdiği mutlulukla. O günden sonra Boran eve erken geliyor kendini affettirmek için her gün farklı bir çiçek buketi ve hediyeyle geliyordu.Leyla ise sessizliğini koruyarak hediyenin paketini bile açmadan masanın üzerinde bırakıyordu.Leyla fark etmişti ki hayatında olan her erkek kendi hatalarını affettirmek için Leyla'yı hediyelerle kandırmaya çalışıyorlardı ama unuttukları bir şey vardı Leyla çocuk değildi hediye verdiği zaman sussun hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebilsin.Kolundaki morluk geçmeye başlasa da kalbindeki acı ilk günkü gibi yerinde duruyordu. Boran ise Leyla'nın gönlünü alabilmek için hiç pes etmeden eve her gün hediyeler ve çiceklerle geliyordu.Leyla hediyelerini açmadan çöpe atıyordu.Birbirinden değerli pırlantalar,elmas kolyeler kendini günün sonunda çöpte buluyordu ama aralarında en kötüsü 2 haftadır Leyla'nın yanında yatmıyordu onun o yasemin kokulu saçlarını içine çekmeden yaşamayacağını anlayan Boran özür hediyesi olarak Kerim'i eve çağırıp aralarındaki buzları eritmeye çalışacaktı. Akşam yemeğinde fikrini Leyla açmak isteyen Boran diğer günlerin aksine erkenden eve geldi.Yemek masasında Boran'ı gören Leyla"Ben doydum"diyerek masadan kalkmak istedi ama Boran"Leyla dur beni dinle biliyorum senin ve arkadaşının kalbini kırdım ama çok pişmanım eğer izin verirsen Kerim'i yarın akşam yemeğe çağırmak istiyorum"dedi. Leyla öfke dolu sesiyle"Sana inanmıyorum Boran onu tekrar aşağılamaya çalışmayacağını nereden bilebilirim?"dedi. Boran pişmanlık dolu bir sesle"Ben çok pişmanım Leyla artık seni üzecek veya kıracak herhangibir şey yaşanmayacak"dedi. Leyla umursamazlık dolu bir sesle"İstediğini yap"dedi ve sofradan kalkıp odasına yöneldi. Boran planın işe yaramanın sevinciyle iki hafta sonra yediği yemekten tat almayı başarmıştı.Leyla umursamaz davransa da iki hafta sonra ilk defa onun teklifini geri çevirmemişti. Genç efendinin keyfinin yerinde olduğunu Elmas Hanım"Genç efendi sizin sevdiğiniz tatlıdan yaptım getireyim ister misiniz?"diye sordu. "Getir"dedi Boran,Leyla'yla arasını düzeltmek için attığı ilk adımın mutluluğuyla. Peynir Helvası'nı genç efendiye servis edip odasına dönecekken Boran tehditkar bir sesle"Görevinizi unutmadınız değil mi Elmas Hanım?"diye sordu. Leyla'ya karşı yaşadığı suçluluk duygusuyla hala başa çıkmaya çalışırken ikincisini kaldıramazdı."Efendim Ben" "En küçük oğlun askerden daha yeni gelmişti değil mi?"diye sordu Boran.Elmas Hanım başını evet anlamında salladı. "Ve yine yanlış hatırlamıyorsam gelecek hafta bizim tekstil şirketinde işe başlayacak değil mi?"dedikten sonra Elmas Hanım yine evet anlamında başını salladı. "Tabii birisi engel olmazsa" Elmas Hanım endişeli bir sesle"Kim engel olmak ister ki?Biz yıllardır bu aileye hizmet ediyoruz"diye sordu. "Ben"dedi Boran tehditkar bir sesle"Eğer istediğimi yapmazsan en küçük oğlunda,bu yaz sonunda düğününü yapcağın oğlunda peşparasız sokaklarda kalacak maalesef"dedi. Elmas Hanım elinde tuttuğu tepsiyi daha sıkı tutarak kendini yatıştırmaya çalışıyordu."Emredersiniz Efendim eve kim gelirse size haber veririm"dedi. "Ha bir de eğer misafirimiz Kerim Bey eve benden önce gelirse Leyla'yla ne konuştuklarını bana anlatacaksın"dedi Boran tehditkar bir sesle. "Ama efendim Leyla efendim" "Siz yaşlandınız galiba Elmas Hanım bu aralar çok fazla şeye itiraz ediyorsun acaba emekliliğini beklemeyip seni işten kovsam mı?"diye sordu tehditkar bir sesle. Bunca yıllık emeğinin çöpe gitmesini istemeyen Elmas Hanım"Emredersiniz Efendim yarın Leyla Hanım misafirle konuştuklarından duyabildiğim kadarıyla söylerim"dedi. Aldığı cevaptan memnun olan Boran"İşiniz bittiyse çekilebilirsiniz"dedi. "Teşekkür ederim Efendim"diyen Elmas Hanım bu gece de vicdanıyla uğraşmaktan uyuyamacağının bilinciyle odasına çekildi. Boran,Kerim'i sadece Leyla'yla barışmak için bir araç olarak kullanacaktı ama ona hala güvenmiyordu.Leyla'nın yanındaki her erkek onun potansiyel olarak düşmanıydı. Boran misafir odasına doğru çıkarken yatak odası kapısının aralık olduğunu gördü.Aralıktan karısını izlemeye başladı.Boran ne kadar Leyla'sız kalmanın acısıyla ne kadar husursuzsa Leyla,Boran'sız o kadar huzurlu gözüküyordu.Kalbini acıtan bu görüntüye daha fazla katlanamayan Boran kendini bekleyen uykusuz gecelere doğru yürüdü. Leyla her ne kadar Boran'ın yanında umursamaz davransa da arkadaşının evine geleceğini ve kocasının ondan özür dileceğini duyunca mutlu olmuştu.Arkadaşının evine geldiğinde hiçbir eksiklik istemeyen Leyla sabahtan beri evin düzen ve tertibiyle uğraşıyordu. Boran sabah toplantısı olduğunu söyleyerek erken evden çıkmıştı.Öğleden sonra Kerim elinde Leyla'nın en sevdiği çikolata dolu kutuyla kapının önündeydi.Leyla arkadaşının kolundaki morluğu görmesini istemediği için uzun kollu bir elbise giymişti. "Hoşgeldin"dedi Leyla,arkadaşını karşılarken yüzüne kondurduğu gülümsemeyle. "Hoşbuldum"dedi Kerim şakacı bir sesle"Eşiniz evde mi acaba sabah telefon açıp beni yemeğe çağırdı?"dedi. Leyla,arkadaşının şakasına eşlik ederek"Eşim evde değil ama sizi eve alabilirim"dedi. "Teşekkürler hanımefendi.Misafirperver birini benziyorsunuz"dedi Kerim şakasını devam ettirirken. "Ne demek buyrun lütfen içeriye geçin"dedi Leyla gülümseyerek. Kerim evden içeriye girince ceketini ve çikolata kutusunu onların bu konuşmalarını gülümseyerek dinleyen Elmas Hanım'a uzattı.Dikkatini bu sıcak havada uzun kollu elbise giyen arkadaşı çekti. "Hava çok sıcak"dedi Kerim "Evet"dedi Leyla klimayı çalıştırırken. "Eğer sıcaksa sen neden uzun kollu elbise giyoyorsun Leyla?"diye sordu Kerim. Leyla,gözlerini kaçırarak"Bu sabah biraz üşütmüşüm o yüzden önlem olarak girdim"dedi. Leyla'nın ne zaman gözlerini kaçırsa yalan söylediğini bilen Kerim"O zaman klimayı kapat.Senin sağlığın daha önemli benim için"dedi. "Hayır,sen misafirsin senin istediğin daha önemli"dedi Leyla sıcak havada daha fazla bunalmamak için. "Hayır,klimaya gerek yok kapat Leyla"dedi Kerim,Leyla'nın ne sakladığını öğrenmek için üzerine gitmeye devam ediyordu. "Ben içecek getireyim o zaman"diyerek arkadaşının yanından kaçmak istedi ama Kerim moraran bileğini tutup Leyla'yı durdurmak istedi.Arkadaşının acıyan bileğini tutmasıyla Leyla dudaklarının arasından acı dolu bir inleme kaçtı. Kerim endişe dolu bir sesle"Leyla iyi misin?"diye sordu. Leyla bileğini tutarak"İyiyim bileğimi sakatladım da"diye yalan söyledi gözlerini kaçırarak. Kerim,arkadaşının bileğinin nasıl olduğuna bakmak istedi ama Leyla durdurdu."Gerçekten bir şeyim yok hafif bir sakatlık" Kerim şefkat dolu bir sesle"Leyla seni küçüklükten beri tanıyorum ve nezaman yalan söylesen gözlerinle belli ettiğini de biliyorum"dedi"Şimdi izin ver bileğine bakım".Leyla arkadaşının,kocasının yaptığı morluğu görmesinin vereceği utançla"Kerim lütfen"dedi. "Boran yaptı değil mi?" "Kerim"dedi Leyla gözyaşlarının akmasını engellemeye çalışırken. Kerim,Leyla'ya sıkıca sarıldı.İlk defa bir kadını teselli ettiğinde 10 yaşındaydı Kerim.Annesinin yüzüne pansuman yaparken annesine küçük kollarıyla sıkıca sarardı annesini.Korkma derdi ben büyüyünce seni alıp gideceğim buralardan anneciğim derdi.Annesi başını sallayarak"Tamam oğlum derdi." Bir gece babası annesini öldürürcesine dövüyordu.Annesinin öleceğinden korkan Kerim yanlarında çalıştığı Haşimoğullarının konağının kapısına dayanmış kapıyı açan insanlara"Lütfen"demişti"Lütfen bize yardım edin babam,annemi öldürecek"demişti. Kerim'in yardım çığlıklarına dışarı çıkan Oğuz güven verircesine bir sesle"Nerede oturuyorsun küçüğüm?"diye sormuştu. Kerim ağlayarak"Bana yardım edin"diye bağırmaya devam ediyordu. Oğuz,Kerim'in başını okşayıp"Tamam gideceğiz ama bana önce ağlamayı kesmelisin"dedi. Kerim birinin ona yardım edeceğini söylemesi üzerine ağlamayı kesmişti."Abİ ne olur çabuk gidelim"demişti. Oğuz"Tamam"demişti yanına birkaç yardımcı daha alıp Kerim'e"Hadi gidelim"demişti. Kerim,annesine bir şey olamasını engellemek için en önden koşarak gidiyordu.Evlerinin önüne geldiğinde kavga sesleri kesilmişti.Kerim korku dolu bir sesle"Anne"diye bağırarak içeriye girmişti.İçeriye girdiğinde annesi salonun ortasında kıpırdamadan yatıyordu.Babası ise ortlalıkta gözükmüyordu. "Anne"dedi Kerim korku dolu bir sesle"Lütfen ölme Anne" Kerim'in peşinden içeriye giren Oğuz yede yatan kadının nabızına baktıktan sonra"Korkma Arslanım annen yaşıyor"dedi. Annesinin ölmediğini duyan Kerim ağlamayı kesip"Gerçekten mi?annem yaşıyor mu?"diye sordu. "Sen Haşimoğullarının yalan söylediğini duydun mu?"diye sordu Oğuz. Kerim hayır anlamında kafasını salladı.Oğuz annesini kucağına almış,adamlarının durduğu taksiye binerek hastaneye götürmüştü annesini. O günden sonra Kerim'in hayatı değişmişti.Annesine Haşimoğlu konağında hem iş hem de yatacak yer verilmiş,Kerim'in bütün eğitim masraflarını üstlenmişlerdi.Oğuz o geceden sonra bir daha babasını ne gördü ne de ona ne olduğuna dair kulağına bir şey çalındı.Babası sanki ortalıktan kaybolmuştu.Kerim artık geceleri ne olur annem ölmesin diye dua etmiyor.Annesinin koynunda daha güzel günlere merhaba diyordu. "Kerim"dedi Leyla,arkadaşının yaşadıklarını bildiğinden"Ben iyiyim" "Değilsin Leyla ne kendini kandır ne de beni ilk ufacık morartılarla başlıyacak sonra bu morluklar kollarına,vücudunun her yerinde olacak"dedi Kerim yaşadıklarının tecrübesiyle. "Ne yapabilirim Kerim?Okulu daha yeni bitirdim işsizim.Abimin yanına geri dönsem ertesi gün beni bu eve geri göndermeyeceğini nereden bilebilirim Kerim.Ben artık ailemden daha fazla nefret etmek istemiyorum"dedi Leyla kendi gerçeklerini arkadaşına anlatmanın verdiği acıyla. "Benimle Amerika'ya gel Leyla.Amerika'da yeni bir hayata başlarsın hem orada seni kimse takip edemeyeceğinden belki de Yavuz'la tekrar bir araya gelebilirsin belki"dedi Kerim,sevdiği kadınlardan biri daha zarar görmesin diye "Gerçekten mi tekrardan başlayabilir miyim bu hayata?"dedi Leyla. Kerim o an 10 yaşındaki halini gördü Leyla'da.Bu hikaye de Kerim,Oğuz olmuştu.Oğuz'un ona verdiği güveni verebilmek için sıcacık gülümsedi arkadaşına"Gerçekten her şeye beraber tekrar başlayacağız"dedi. "O zaman kurtar beni bu hapishaneden"dedi Leyla. Salondan bodrum katına inen merdivenlerde iki arkadaşı dinleyen Elmas Hanım telefonundan genç efendiyi aradı. "Efendim"diye açtı telefonu Boran. "Efendim benim Elmas misafirin geldiğini haber vermek için aradım" "Ne konuştular?"diye sordu Boran. "Hanımefendinin arkadaşı onunla beraber Amerika'ya gelmesini söyledi." "Leyla ne dedi?" "Hanımefendi,arkadaşının Amerika'ya olan davetini kabul etti." "Tamam kapat telefonu"dedi Boran,Elmas'ın beklentisinin tersi sakin bir sesle. Elmas Hanım bu gece de evde büyük bir kavganın yaşanmasından korkuyordu."Allah'ım ne olur affet beni oğllarımın geleceiği için yaptım"dedi. Kerim önceki geldiği gün yaptığı gün Boran gelmeden gitmek istemişti.Leyla yine arkadaşına yemeğe kalmasını söylese de Kerim,Boran'a zarar verip Leyla'yı daha fazla üzmemek için gitmek istemişti. Eve normaldan daha erken bir saatte gelen Boran,Kerim'i sordu.Leyla"Telefon geldiğinden çıkmak zorunda kaldı"dedi. Boran sorgulamadan"Tamam"dedi. Sessiz geçen bir yemekten sonra Boran bu gece çok işim var diyerek çalışma odasına kahve istemişti.Leyla ise çayını alıp odasına çekilmişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde Boran,çalışma odasından çıkmış her gece yaptığı gibi Leyla'nın odasının kapı aralığından karısını izlerken telefonu titreşti.Telefonu cebinden alıp gelen mesajı açtı.Sonunda beklediği mesaj gelmişti.Mesajda; Hediyeniz adrese teslim edilmiştir. Boran,Leyla'ya birlikte olmasını bekleyen bir engelden daha kurtulmuştu.Abisi hayatta olsa böyle bir şeye asla cesaret edemezdi aksine 11 yıl önce yaşananlar tekrarlanırdı bir tek farkla bu sefer abisi kimsenin gözünün yaşına bakmaz Boran'ı bir akıl hastanesine yatırırdı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE