Kuzey’in elleri direksiyonun derisine öyle bir yapışmıştı ki eklemleri beyaza dönmüştü. Gözleri, önündeki karanlık yolda değil, zihnindeki hesapta takılıydı. “Emanet” dedikleri şeyin ne olduğunu biliyordu. Onu yıllar önce, daha Lara’yla tanışmadan, kimse bilmesin diye kasabanın en beklenmedik yerine gömmüştü. O kutunun içindekiler yalnızca bir sır değil, bir hayat sigortasıydı. Ve şimdi o sigorta, Lara’yla Elif’in hayatı arasında sıkışmıştı. Arabayı kasabanın dışındaki terk edilmiş taş fırının önünde durdurdu. Motoru kapattı, etrafı kolaçan etti. Gecenin sessizliği, yalnızca uzaktan gelen köpek havlamalarıyla bölünüyordu. Kapıyı açtı, el fenerini aldı ve arka taraftaki eski odun yığınlarının arasına girdi. Tozlu taşların arasına diz çöktüğünde parmaklarıyla toprağı kazımaya başladı. Nefes

