Cüneyt yanıma elinde iki kahve ile geldiğinde ben hala elimde tuttuğum telefona bakıyordum. "Dur tahmin edeyim yine söyleyemedin ve söyleyemediğin için pişmansın!" Onun elindeki kahve bardağını alırken, "aman herşeyi de bil" Diye homurdandım. "Eh mükemmel olmak kolay değil," diyen Cüneyt kaşlarını kaldırıp indirdi.O tam banka oturacaktı ki "ay dikkat et Cüneyt!" dedim. Cüneyt önce bana, sonra etrafa baktı, en son bana kaşlarını çatarak döndü ve "ne oldu," diye sordu. Onun o şaşkın hâline kıkırdadım ve "egonun üstüne oturup onu ezmenden korktum" dedim. "Ha ha Zeynep, çok komik olduğunu söyleyen oldu mu hiç?" "Evet," dedim, sırıtarak. "Kim o espiri yoksunu!" "Sen" dedim kıkırdamama mâni olamayarak. Kahvesinden bir yudum alan Cüneyt, "yok abi, normali beni bulmaz. Tam birine bu iyi

