43. BÖLÜM: KALBE ATILAN YALAN “Yine de”nin arkasına sakladığı şeyi söylemeye korktu: “Yine de, içimi ısıttı.” Bu cümle, Sahra’nın dudaklarından dökülürken sesi hafif titredi. Kendi bile fark etmese de o titreme… Bir kadının, kalbinin eşiğine kadar gelmiş bir umudu taşımasının sesiydi. Elif, kapının kenarından annesini izliyordu. Küçük gözleri hâlâ bir çocuk kadar berraktı ama bakışında yaşına sığmayan bir dikkat vardı. Annesinin yüzündeki o yeni hafifliği seziyordu. “Annem bugün başka,” diye düşündü. “Sanki… omzundan görünmeyen bir yük inmiş gibi.” Oysa Sahra için durum öyle değildi. İçinde bir şey hafiflememiş… Sadece yer değiştirmişti. Giden bir yük yoktu. Yerine, daha ağır bir ihtimal gelmişti: Sevda. Akşamüstü, Devran avluya girdiğinde gökyüzü yanık turuncuya dönmüştü.

