52. BÖLÜM: DAĞIN İÇİNDEKİ ÇATLAK Devran, taşın hatırlamadığı şeyi hatırlıyordu artık: Çaresizliği. Sahra’nın sessizliği, konakta yeni bir mimari yaratmıştı. Görünmez duvarlar, geçilmez eşikler. Onlar aynı havayı soluyor, aynı koridordan geçiyor, bazen aynı ekmeğin iki yarısını bölüşüyorlardı. Ama aralarında, bir cam vardı. Kalın, buzlu, dayanıklı. Sahra o camın ardında, sakin bir adada yaşıyor gibiydi. Ve Devran, o adaya çıkmak için ne bir kayığın, ne de kıracak bir baltanın sahibiydi. Bu, onun anlayabildiği türden bir savaş değildi. Bir başkaldırı da değildi. Daha derindi: Bir varlığın, yokluğa dönüşmesiydi. Sahra oradaydı, tüm canlılığıyla, anneliğiyle, gücüyle… Ama ona ait olan her şey, bir hazine gibi geri çekilmiş, mühürlenmişti. Bir sabah, avluda onu izlerken fark etti. Sahra, sa

