Feryal Davetin o baş döndürücü gürültüsü yerini ağır, neredeyse elle tutulur bir sessizliğe bırakmıştı. Az önce alkışlarla inleyen salon, şimdi sadece topuklarımın mermer zemindeki hafif tıkırtısına ve Mert’in sıkıntılı soluklarına ev sahipliği yapıyordu. Hayatımın en büyük kumarını oynamış ve kazanmıştım; artık Karahanlı İmparatorluğu’nun sadece gelini değil, en büyük ortağıydım. Ama kazandığım bu zafer, içimdeki o devasa boşluğu doldurmaya yetmiyordu. Gözlerim gayriihtiyari kapı eşiğinde bir gölge gibi bekleyen Fuat’a kaydı. Üç yıl boyunca ruhumu teslim ettiğim o adam, şimdi yabancı bir elbiseyle, yabancı bir isimle karşımda duruyordu. Kalbimdeki "Feridun" ile karşımda duran "Fuat" arasındaki o uçurum canımı yakıyordu. Mert, birkaç adım önümde durmuş, sanki az önce sahnede elini tu

