"Gerçekten kim olduğunu bilmediğin, üstelik yayıncını bile tehdit eden adamlarla buluşmak için oraya gidecek olduğuna inanamıyorum Jennifer." "Evet Sam. Hatta şu an gidiyorum bile. Sanırım yapmam gereken şey bu. Başka türlü neler döndüğünü anlamam imkânsız öyle değil mi? "Haklısın ama.." Telefonun ucunda uzun bir sessizlik olduğunda Jennifer bıkkınlıkla tepki vermek zorunda kalmıştı. "Âmâsı ne Sam..?" "Başıma ne gelmesinden korkuyorsun ki?" "Bu kadar rahat olduğuna inanamıyorum gerçekten. En son bir gemiye bindirildiğinde neler olduğunu unutmuş olamazsın değil mi?" Jennifer yanan kırmızı ışık yüzünden yavaşlayarak arabayı durdururken, telefonu hızla diğer eline aldı ve içini kemiren sıkıntıyla derin bir soluk verdi. "Sence bunu unutabildiğim tek bir anım var mı benim? " "Üzgünüm b

