
Tozlu Sokakların Kardeşliği
Aynı soğuk koridorlarda yankılanan ağlama sesleriyle başladılar hayata. Ailesizliğin ne demek olduğunu henüz kelimelerle anlatamadıkları yaşlarda, bir yetimhanenin ranzalarında birbirlerinin nefesini dinleyerek büyüdüler.... İsimleri farklıydı ama kaderleri aynı mürekkeple yazılmıştı.
Hikayenin Kalbi: Aynı Mahalle, Aynı Kader
Yetimhaneden sokağa adım attıklarında ellerinde sadece birbirlerinin arkadaşlığı vardı. Şehrin en kuytu, en unutulmuş mahallesinde bir gecekonduya sığındılar. O mahalle onlara hem bir okul hem de bir savaş alanı oldu.
Birlikte Paylaşılan Yokluk: Tek bir simidi bölüşürken doyduklarına inandılar.
Aynı Gökyüzü Altında: Çatısı akan bir odada, yıldızları deliklerden izleyip kurdukları hayalleri birbirlerine fısıldadılar.
Görünmez Bağ: Biri düştüğünde diğeri kanadı; biri güldüğünde diğeri nefes aldı.
"Bizim için aile, kan bağıyla kurulan bir yapı değil; aynı karanlıktan beraber korktuğun o insanın elini tutmaktır."
Yol Ayrımı mı, Yoksa Kenetlenme mi?
Zaman geçtikçe hayat onlara farklı yollar sundu. Biri hayatın acımasız gerçeklerine karşı sertleşip sokakların diliyle konuşmaya başlarken, diğeri içindeki o tertemiz çocuğu korumaya çalıştı. Ancak mahallenin tozlu sokakları onları ne kadar uzağa savurursa savursun, yetimhanenin o sessiz koridorlarında verdikleri söz hep kulaklarında çınladı: "Asla yalnız yürümeyeceksin."
Tabi aşk da onların yanındaydı. Onlar 5 kişi başlamıştı bu yolculuğa ve öylede devam edecekti. Ama bir çok derde derman bularak ilerleyeceklerdi. Çünkü and içmişlerdi. Kendi düştükleri sıkıntıya ellerinden geldiği kadar kimse düşmesin diye çabalayacaklardı. Onlar arkadaş ne demek bir daha yazacaklardı.....

