Kapının vurulmasıyla yeni yeni kapanan gözlerim titredi. O mu gelmişti? Ne demişti Alaz Ağa; beğenirse karısı olacaktım. Bana merhamet gösterecekti. Acaba Alaz Ağa benim sahte öğrenci kimliğini hazırlamış mıydı? Ya gerçeği anlarsa? Bu Zahit Ağa, söylenene göre zeki bir adamdı. Çok dikkatli olmam gerekiyordu. Ayağa kalkıp dik bir şekilde durdum. Başımı ise yere eğdim. Padişahını bekleyen cariye misali itaatkâr gözükmeye çalıştım. İçimde kopan sessiz fırtınalara karşı ayakta durabilmem mümkün müydü? Eğitim almıştım. Her koşula, her olaya karşı pervasız davranmam öğretilmişti.Ama bacaklarım tüm öğrendiklerime rağmen titriyordu. “Müsait miydiniz, girebilir miyim içeri?” Bu yumuşak ve sevimli kız çocuğu sesiyle kalbimin atışları yavaşladı. “E-evet, buyurun.” “Size yiyecek bir şeyler geti

