Kapı çaldığında panikle gözlerimi açtım. Yağız ellerini omzuma yerleştirip doğruldu. "Sakin ol, ben bakarım." Başımı salladığımda Yağız yataktan çıktı. Saçlarımı arkaya atıp yataktan çıktım. Elbisemi düzeltip Yağız'a baktım. Kapıyı açtığında tanımadığım bir adam gülümsedi. "Oda servisi efendim, kahvaltınızı getirdim." Derin bir nefes aldım. Yağız'ın polis arkadaşlarından biri geldi sanmıştım. Yağız kahvaltı tepsisini yatağa bıraktı. "Gel otur. Aç olmalısın." Yatağa oturdum. "Aç değilim, gitmem lazım. Selim benden haber bekliyordur." Omuzları düştü. "Nereye gittiğinden haberim olacak. Gitmene öyle izin veririm." "Oldu, nerede olduğumu söyleyeyim de kim var kim yok git araştır. Sonra rahat bırakmazsın. 'Benimle gel Mina, bunlar tehlikeli insanlar Mina, burada ne işin var senin Mina?' b

