Şimdi daha iyi anlıyordum bir insanın geçmişi ne kadar acı verici olur ise gelecekte o kadar acımasız ve duygusuz olduğunu
Bunların en büyük örneği ;noyan geçmişte istemediği bir şeyi yaşadığı ve bunu en sevdiği insanın yapması üzere bu hayatın içine girmişti.
Yerimden kalktım ve noyanın yanına gidip ona sıkıca sarıldığımda şaşırmıştı ilk başta ne yapacağını bilmeyip öylece kaldı şaşkınlığını üstünden attığında sarılışıma karşılık verdi
" seninleyim noyan, ama arkadaşın olarak ama ruh eşin olarak."
🐇
Bir saat önce...
Gezinin üstünden tam tamına iki gün geçmişti, yaşadığım olay yüzünden iki gündür halsiz ve uykusuz hissettiğim için okula gitmemiştim. Ebruyu arayıp iki gün okula gelmeyeceğimi söylediğimde yanıma gelmek istediğini söylesede hafif üşüttüğümü annemin yanımda olduğunu söylediğim halde içi rahat etmesede gelmekten vazgeçmişti.
Bir süre öylece yatağımda tavanı izler iken acıktığımı hissetip mutfağa inmek için odam dan çıktım. Mutfağa girmem ile çığlık atıp bağırmam bir oldu. Benim çığlık atmam ile hemen yerinden kalkıp ağzımı eli ile kapattı.
"sussana herkesi toplayacaksın başımıza" dedi sakin bir ses tonu ile
Hem evime hırsız gibi giriyordu hemde susmamı istiyordu!
Sakinledikten sonra elini ağzımdan çekip kalktığı sandalye ye geri oturduğunda sırtını sandalye yastayıp ayaklarını masaya uzattıktan sonra cebinden sigara çıkarıp yaktı.
Çay kahvede istermisin paşa hazretleri!!
" kahve olsun var ise tabi" dedi ukala bir şekilde
Ben onun evimde ne işi var diye düşünür iken o kahve derdindeydi
" ne işin var evimde ve nasıl buldun evimi" noyan sorumu yanıtsız bırakıp öylece sigarasını içmeye devam etti. İnatlaşıyordu benimle.
" şekerli şekersiz ve ya sütlü hangisi" dediğimde " şekersiz" diye söylediğinde tezgahın önüne gidip bardaklıktan kupanın birini alıp içine kahveyi döktükten sonra noyanın ayaklarının dibine koydum sonra da karşısına geçip oturdum.
Noyan duruşunu bozma dan kahvesine uzanıp bir yudum aldıktan sonra geri masanın üzerine bıraktı. Az önceki sorumu tekrar ederek " niye geldin noyan nasıl buldun evimi" dediğimde oturuşunu düzeltti . " buldum işte bir şekilde, seninle konuşmak için geldim önemli bir konu" benimle bu kadar önemli konuşucak ne olabilir di ki?
" yine şu ruh eşi saçmalığı ise inanmıyorum" dediğimde başını iki yana sallayıp " hayır değil ama birazda da onunla alakalı. Bak Alisa nasıl desem bilemiyorum ama diğer vampirler ve düşmanım olan kişiler bir ruh eşim olduğunu öğrenmişler yani seni bulmaları an meselesi"
" niye ki ben ne yaptım onlara" diye soru sorduğumda noyan derin bir nefes aldı. " ruh eşleri bir birine bağlı, birinden biri ölür ise onunda ölmesi an meselesi, kulağa tuhaf gelebilir ama beni yok etmek istiyorlar krallığın başına geçip katliam için beni de kolay kolay yenemiyorlar o yüzden beni öldürmek için seni" sustu.
Kulaklarıma inanamıyorum ne yani şimdi benim peşimde bir düzine vampir mi var üstelik beni öldürmek için..
" ne yani ben senin yüzünden ölücekmiyim" diye soru sormam ile noyan öfke ile kaşlarını çatıp " asla, asla Alisa izin vermem buna seni bir kez buldum ve kaybedemem"
😉
Bir süre ikimizde konuşamadık gerçi ne konuşucaktık ki anneme kızının nasıl öldüğüne dair kurgular mı?
Noyana çaktırmadan baktığımda kilisede ki halinden eser yok, o beyaz teni gitmiş normal insan teni olan bir beyazlık almıştı. Düşünmeden edemedim acaba genç olan noyan nasıl biriydi ne yapıyordu annesi, babası neredeydi?
" noyan sana bir şey sorucam ama kızma olur mu yani eğer gerçekten ruh eşi isek seni tanımak istiyorum" dediğimde noyan elini masanın üstüne uzattı " tut elimi göstericem sana ne olduğunu" ilk başta tereddüt etsem de bende elimi masanın üstüne uzatıp noyanın elini tuttum.
" kapa gözlerini" dediğinde söylediğini yapıp kapadım gözlerimi.
Gözlerimi geri açtığımda kendimi bir çiftlikte buldum, kimin çiftliğiydi ki burası? Çevreme bakındığımda az ileri de samanların üzerinde uzanan noyanı fark ettim. Noyana dikkat kesildiğimde şuan ki hali ile insan hali aynıydı hiç değişmemiş gibi hiç...
Bir süre sonra noyan yerinden kalkıp ormana girdiğinde gözden kayboldu,
noyanın gitti yere doğru adım atmaya çalıştım ama beceremedim, olduğum yerde öylece noyanı beklemeye başladım.
Bir süre sonra noyan ormandan koşarak doğruca ahıra koşup kapıyı arkasından kapattı. Şaşkın gözler ile ahıra bakar iken noyanın çıktığı ormandan biri daha çıktı. Bizim yaşlarda olduğu kesindi, ormandan çıkan kişiyi dikkatlice incelediğimde teni bembeyaz gözleri ise kıpkırmızıdı ve doğruca noyanın saklandığı ahıra gidiyordu. Ahırın olduğu yere geldiğinde zorlanmadan kapıyı açtı ve samanların dibinde saklanan Noyana baktı.

Noyan ise karşısında ki kişiye yalvaran gözler ve korkmuş bir şekilde bakıyordu. Karşında ki kişi noyanın bakışlarına aldırmadan arkasından kapıyı kapatmak için uzandı ve yavaş yavaş kapıyı kapatmaya başladığında noyan son kez
" lütfen abi lütfen yapma yalvarırım" dedi ve abisi kapıyı kapattı.
Yaşadığım olayı ve noyanın o halini görmem ile gözümden bir yaş aktı.
noyanın bu halde olmasının sebebi abisiymiş. Kim bilir kaç gece rüyasına girmişti? kaç kere kendinden nefret etmişti yada ölmek?
Gözlerimi açtığımda karşımda başını yere eğmiş noyanı gördüm,sanki herşey den vazgeçmiş gibiydi.
Şimdi daha iyi anlıyordum bir insanın geçmişi ne kadar acı verici olur ise gelecekte o kadar acımasız ve duygusuz olduğunu
Bunların en büyük örneği ;noyan geçmişte istemediği bir şeyi yaşadığı ve bunu en sevdiği insanın yapması üzere bu hayatın içine girmişti ve vampir olmuştu.
Yerimden kalktım ve noyanın yanına gidip ona sıkıca sarıldığımda şaşırmıştı ilk başta ne yapacağını bilemeyip öylece kaldı şaşkınlığını üstünden attığında sarılışıma karşılık verdi
" seninleyim noyan, ama arkadaşın olarak ama ruh eşin olarak."
Noyan anlını omzuma yasladı
" teşekkür ederim Alisa, bundan sonra ben güçlü biriyim senin sayende çünkü ben ruh eşimi buldum" dedikten sonra geri çekildi, eski soğuk bakışları geri gelmişti
" Sana söylemek istediğim şeyler var Alisa" eli ile sandalye mi işaret etti " otur" dediğinde noyanın dediğini yaptım ve geçip yerime oturdum. Benim oturmam ile
" biliyorum şuan bazı şeyler senin için tuhaf yada anlamsız geliyor ama hepsi gerçek alisa" sıkıntı ile ensesini kaşıdı " olayların daha fazla ilerlememesi için elimden ne geliyorsa yapacağım ama" diyip sustu.
" ama ne noyan" diye sordum, noyan derin bir nefes alıp verdi
" avcılar var Alisa, bizi öldürmek isteyen avcılar avcılar da normal insanlar" dedikten sonra elini cebine attı. Cebinden çıkardığı şeyi masanın üzerine koydu. Bu bir kolyeyi, kolye o kadar gösterişliydi ki resmen insanı büyülüyordu.
" kolye seni bir nebze olsada korumak için, en ufak canın yandığın da aynı acı da bana olacak ortak kan ortak can Alisa" dedikten sonra kolyeyi önüme doğru ittirdi
" tak bunu ve asla boynundan çıkarma ne olursa olsun hem senin güvenliğin için hemde benim için"
Noyanın yaşadığı olay?
Bundan sonra Alisa noyan ile olabilecek mi dersiniz?