-MİRAÇ Göz yaşları içinde yüzümü çevrelerken, yutkunarak kalktım oturduğum masadan... Hiçbir tepki veremiyordum. Sanki kitlenip kalmıştım. Adeta her şey donmuş gibiydi... Başımın dönmesiyle birlikte sarsıldım, nefes alamıyordum, boğazım düğüm düğüm olmuştu. Tabii birde karnıma giren o acı... Kayra eliyle ağzını kapatmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ve ben elimi usulca kalbime götürdüm. " Lütfen... " diye girdim söze. Sesim o kadar acı dolu çıkmıştı ki... Dudaklarım titriyordu, rengim atmıştı, hiç iyi değildim... " Lütfen yalan de. Ne olur... Sana yalvarırım. Ben Erdem'i sevmesine razıyım. Kurbanın olayım Cabir ona... Ona dokunmadı de. Ne olur... " diye fısıldadım ve Kayra başını iki yana doğru sallayarak konuştu. " Çok üzgünüm... " diyebildi zorla ve birden Şeyda'nın sesi yankılandı kula

