Rüzgarın yüzünü okşayan saçlarıyla uyandı , dışarda kumların üzerinde yüz üstü yatıyordu . Kalkmasıyla vücudundaki yanıkların acısı yüzünü gösterdi , zorlanarak da olsa sırt üstü uzandı . Nasıl çıktığını yada onu kimin çıkardığını hatırlamıyordu ama içten içe onu çıkaran kişiye minnettar olduğunu hissetti .
Deney Tarlası alevler içindeydi , alarm sesleri her yerde yankılanıyordu , ona yıllarca acı ve ızdırap veren o yer ...
Ayağa kalktı , bugün kurtulmasının mümkün olmayacağını düşünürken şimdi hayal bile edemediği o şeye sahipti ; özgürlük . İçinde büyüyen o coşkuyu bastırmaya çalışarak ordan olabildiğince uzaklaşmaya çalıştı . Henüz kurtulduğunu düşünmek için çok erkendi bu yüzden temkinli olmalıydı , ama buna rağmen içinde acayip bir his vardı ; ilk defa mutluluğu iliklerine kadar hissediyordu . Bugün hayatın ne kadar kısa olabileceğini anlamıştı , gerçi bunu hep biliyordu ama hiçkimse bunu ölüme yaklaşmadan tam olarak anlayamazdı , son nefeslerini aldığını bilmek farklı bir şeydi ; çaresizlik gibiydi . Ama şimdi yaşaması için bir şansı vardı "kurtulabilirdi" .
Bu düşünce bir anda aklının en ücra köşelerine kaçıştı , onca acı ve ızdıraptan sonra bu çok kolay olmuştu , bu kadar kolay olduğuna inanmıyordu , hele ki bir bâşarısızlık olduğunu bilmek ona hiçbir şeyin kolay olmayacağının garantisini veriyordu . Metrelerce ilerledikten sonra daha fazla yürüyemedi ayakları onu taşımak için çok zayıftı , yanıklarını da sayınca ilerlemek daha da zorlaşıyordu , birkaç adımdan sonra olduğu yere çöktü . Oturduğu yerde öylece düşüncelere daldı : Burdan bakınca her şey çok hızlı gerçekleşmişti ama iş düşünmeye gelince 10 yıllık koca bir ızdırap bügün son bulmuştu , hemde neredeyse her şey bitmek üzereyken ...
O anı düşünmek tekrar titremesine neden olmuştu , her ne kadar 8 yaşından beri kesilip biçilsede , yaşadığı dayanılmaz acılara rağmen yine de ölümünün kesinleşmesi kadar korkunç bir şey yaşamamıştı . Belki de ölümden korkmasının nedeni de bu acılardı , ölüm daha acı verici olmalıydı ve Vaha bu acıyı yaşamak istemiyordu , aslında artık hiçbir acıyı yaşamak istemiyordu .
Etrafına bakınmaya başladı , bir zamanlar insan deneylerinin yapıldığı gözde mekan şimdi yerle bir olmuş ve alevler içindeydi ama yine de hala çok korkutucu görünüyordu ; sanki yok oluşu bile farklı bir kıyametin habercisiydi . Deney Tarlası dışında ortalıkta başka hiçbir şey yoktu , Vaha nın tek görebildiği olabildiğince uzanan kum tepecikleriydi ; burdan uzaklaşması gerektiğini biliyordu ama çok fazla risk vardı , Deney Tarlasına olanların haberinin yayılması uzun sürmeyecekti ve bunun anlamı birazdan burasının insanlarla dolacak olmasıydı .Tabiki ilk etapta gelenler insan deneylerinden haberdar olanlar olacaktı ki bunun tek bir anlamı vardı ; cesetleri veya onları ifşa edecek malzemeleri toplayacaklardı ve yok edeceklerdi , ama en önemlisi hiçbir tanık bırakmayacaklardı .
Bu düşünce Vaha yı kendine getirdi , eğer hemen saklanacak biryer bulamazsa her şey için çok geç olabilirdi . Vücudundaki yanıkların verdiği acıyla savaşırken bir yandan da nereye saklanacağını düşünmeye başladı , çölde saklanacak hiçbir yer yoktu.
Hayatı boyunca bu yerden kaçmayı planlamıştı , neredeyse her ayrıntıyı hesaplamıştı ama Deney Tarlasının çölün ortasında olabileceğini hiç düşünmemişti , bu her şeyi değiştirirdi , şu anda yaptığı hiçbir plan işe yaramazdı o yüzden doğaçlama yapması gerekecekti . 10 yıldır dünyadan bir haber yaşamıştı ama sürekli televizyon izlemiş , izledikleri doğrultusunda planlar kurmuştu , çöl hakkında bildiği çok bir şey yoktu ; gündüz fazla sıcak gece fazla soğuktu , heryeri kum doluydu ve bazen kuyular bulunabilirdi , peki ama nereye saklanabilirdi ?
İlk etapta aklına kuyu geldi ama yanında halat yoktu hem olsa bile etrafta hiç kuyu görünmüyordu ; ayrıca gelenlerin kuyuları da arayacağı su götürmez bir gerçekti . Düşünmeye devam ederken her ihtimale karşı biraz daha uzaklaştı ama daha fazla gidemezdi yanıklar güneşte pişiyordu , acı dayanılmazdı , ilerlemesine yardım eden tek şey umuduydu , onu da kaybetmesi an meselesiydi . Biraz daha ilerledikten sonra oldukça büyük bir tepenin ucunda bulunan kaktüsün gölgesine sığındı , gölge biraz olsun iyi gelmişti , artık Deney Tarlası da görünmüyordu ama yinede kurtulduğunu hissetmiyordu her tarafı arayacaklarını biliyordu ; tam o sırada hava tanklarının sesi duyuldu .
Duyduğu ses beynindeki panik odalarının kapılarını tek tek açtı , Vaha titreyen vücuduna engel olmaya çalışarak sesin hangi taraftan geldiğini bulmak için etrafa bakındı , neyseki hava tankı tepenin diğer tarafından geliyordu , Deney Tarlasının olduğu taraftan . Bu durum ona biraz olsun vakit kazandırırdı hemen bir şeyler düşünmeliydi ama beyni o kadar çok şok yaşamıştı ki artık düşünemiyordu .
İçinde büyüyen panik görüşünü bozdu , her şey hareket halinde gözlerinin önünden kayıyordu . Etrafa bakmaya çalıştı ama hiçbir şey mantıklı görünmüyordu , her şey karman çorman bir haldeydi . Vaha içini saran çaresizlik duygusunda boğulduğunu hissetti bir daha oraya dönmek istemiyordu , ölmek istemiyordu , bu düşünceler nefesini kesiyordu ; tam o sırada hava tankının yaklaşan sesini duydu .
Kafasını uzatarak neler olduğunu görmeye çalıştı , görüntü net olmasa da hava tankının siyah silüetini kör bile olsa tanırdı , çok yakınında bir yere iniş yapmıştı . Tanktan inen insanlar olduğunu farketti , büyük ihtimalle inenler paralı askerlerdi ve burda olmalarının tek sebebi olabilirdi ; kalanları arıyorlardı! Vaha içinde bir çığlık gibi büyüyen korkusunun etkisiyle arkasındaki kaktüsü elleriyle sıktı , gözleri fal taşı gibi açılmış yüzünden vter tanecikleri dökülüyordu , ellerindeki acı yaşadığı şoktan onu kurtardı , beyninde açılmış her odanın kapısı acının dalgasıyla tek tek kapandı ; kendine gelmeye çalışarak , kan içinde kalmış titreyen ellerini kaktüsün dikenlerinden kurtarmaya çalıştı ama neredeyse bütün dikenler etinin içinde kalmıştı , ne yazık ki bu acıya ayıracak vakti yoktu sesler yaklaşıyordu.
Tekrar çaresizce etrafına bakındı ; gidebileceği hiçbir yer yoktu , yolun sonuna gelmişti . Bütün riske rağmen ayağa kalkıp , onu boğmaya çalışan çaresizliğe inat nefes almaya çalıştı .
Güneşin kum tepeleri üstünde bıraktığı sıcak dalgalar , vücudundaki yanıklar , başına aldığı darbeler ve korku da eklenince vücudu daha fazla dayanamadı . Tepeden aşağı ne kadar sürdüğünü bilmeden yuvarlandı , nihayet dünya dönmeyi bırakınca dudaklarında biriken kumları tükürerek nefes almaya çalıştı , gözlerinde birikmiş yaşlar yüzünde sıcak izler bırakarak akıp gitti . Son nefeslerini suda bırakmış bir balık gibi çırpındı ama artık bedeni onu dinlemiyordu , uyku onu ağına çekiyordu , gözlerini daha fazla açık tutamadı .
***