Dakikalar sonra Vaha 44. kattaki salonda volta atıp duruyordu .Yine aynı şey olmuştu ,tam her şey düzeldi derken....
-Bu doğru olabilir mi ?
Vaha kendi kendine sorduğu bu soruyu boşluğa salmıştı ,sanki açıklama yapacak biri varmış gibi beklenti içindeydi .
Peki şimdi ne yapacaktı,gitmeli miydi?
Umutsuzca koltuğa çöktü ,gidecek bir yeri mi vardı sanki ....Koca dünyada iki tanıdığı vardı ,peki hangisi daha iyiydi :Admon mı ,Simon mı?
Bu sorunun cevabını bilmiyordu ,kime güvenmeliydi ki!
Peki ya duyduğu o şeyler ?Doğru olabilir miydi ,daha doğrusu bunlar gerçek ise başına ne gelecekti ?Simon çok iyi biriydi ama yeri gelince gözünü kırpmadan birini öldürebilir de.
Vaha başını elinin arasına alıp sarılı ayaklarına odaklandı ,hızlı bir şekilde sargıları açtı ve bingo ,tek bir çizik bile yoktu ,vücudu dikişleri bile hazmetmişti adeta .
Asansörden çıkan ufak iniltiyi duyunca Simon ın geldiğini biliyordu ,peki şimdi ne olacaktı ?
Simon asansörden çıkıp emin adımlarla Vaha ya doğru yürüyordu ,Vaha her an kafasına bir silah dayanacağını düşündü .
-Sargılarını neden açtın ?
Simon soru sormaktan çok bazı imalarda bulunuyor gibiydi , gergin olduğu her halinden belliydi .
-Simon ...Biliyorum çok tuhaf gelicek ama şey...
Vaha titriyordu,amacı ortamı yatıştırmaktı.
-Ayaklarım tamamen iyileşmiş .
Simon ,usulca tekli koltuğa
oturdu ,kaşları çatık ,yüzünde sıkkın bir ifade vardı .Birkaç saniye Vaha yı süzdükten sonra bir anda gardını indirir gibi koltuğa yayıldı .
-Sana ne yaptıkları hakkında hiçbir bilgin yok değil mi ?
-Tek bildiğim biraz önce duy...
Vaha son anda çenesini tutmayı başardı ama iş işten geçmişti .
-Bizi dinlediğini biliyorum , doğrusu kaçmaya çalışacağını sanıyordum ama burdasın.
Simon saçlarını parmaklarıyla tarayarak gözlerinin üstüne doğru düzeltti , bir şeyler düşündüğü belliydi , arada kalmış gibi bir hali vardı .
Elinin tersiyle saçını yana doğru çekti , umutsuz bir şekilde ayağa kalktı ,çaresizmiş gibi bir hali vardı .
İki elini de beline koyup Vaha ya bakarak başını sağa sola doğru salladı , eli belindeki silaha gitti ,usulca alıp tekrar tekli koltuğa oturdu .
-Bak bunu yapamam !
Simon oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi mızmızlanıyordu, sanki biri istemediği bir şey yapmasını istemişti .
Vaha iyice gerilmişti,silahlar her zaman korkulu rüyası olmuştu onun için ,ellerini dizleri üstünde birleştirmiş parmaklarıyla oynuyordu .
Simon la göz teması kurmalı mıydı emin değildi , onu herhangi bir şekilde etkilemek istemiyordu .
-Bana bak .
Simon ın ses tonu gelecek fırtınanın habercisiydi ,bunu iliklerine kadar hissedebiliyordu .Yavaşça gözlerini Simon a çevirdi , öfke dolu bir çift göz bekliyordu ama onun yerine çaresizlik dolu bir manzarayla karşılaştı .
- Seni Admon a vermediğim için o kadar mutluyum ki .Onun için değerli olduğunu biliyordum ama bu kadarını bende beklemiyordum doğrusu. Ancak beni rahatsız eden başka bir konu var ,kafamı kurcalayan ...
-Simon bak tam olarak neler dönüyor bilmiyorum ama sana yemin ederim ki hiç yalan söylemedim ,hem de hiç .Yani seni anlıyorum bana güvenmiyorsun ama biraz düşün bu güne kadar güvenini sarsacak bir şey yapmadım en azından .
-Yani bu doğru ama guvenimi kazanacak bir şey de yapmadın.Yine de kötü bir şey yapmaktan iyidir ,bunu kabul ediyorum ancak bu senin bir casus olabileceğin gerçeğini değiştirmiyor .
Simon silahı tehditkar bir biçimde salladı , silahı saran eli son derece sıkı ve kendinden emin bir edayla kasıldı .
Vaha yanlış bir şey demek istemiyordu , kendini bir şekilde ona kanıtlamalıydı ancak bunu nasıl yapacağını bilmiyordu .
-Simon .Güvenini nasıl kazanabilirim söyler misin ?
-Kazanamazsın .
Simon koltuktan kalkıp oturma grubunun sol köşesinde duran dolaba yöneldi ,çekmecenin birini açıp içinden kalın bir dosya çıkardı .
-Bunlar ,aklındaki her sorunun cevabı .
Simon bir sandalye çekip Vaha nın karşısına oturdu ,silahı hemen yanındaki küçük masaya koydu ve dosyayı açtı .
Dosyadan kabarık ve yıpranmış bir defter çıkardı ,ilk sayfasını açıp bir kaç saniye o sayfaya odaklandı , o şey herneyse onun için önemliydi bundan emindi.
Defteri Vaha ya uzattı,
-İlk sayfasından itibaren bak .
Vaha defteri eline alıp ilk sayfayi incelemeye başladı , sayfada bazı notlar ve eski birkaç resim vardı .Resimlerden birinden bir baba ve oğlunun samimi bir hatırası ,diğerinde ise başka bir aile vardı ancak burda bir anne de vardı .
-Çevir .
Diğer sayfada bir gazete haberi duruyordu ,başlıkta 'beklenmedik katliam ' yazıyordu küçük yazıları okumaya fırsat bulamadan Simon çevirmesini söyledi ,diğer sayfada da bir gazete haberi duruyordu ,bundaki manşet ise 'adalet yerini buldu ' şeklindeydi .Vaha ,Simon ın bir şey demesini bekledi ancak Simon defteri elinden alıp sayfaya kendisi bakmaya başladı .
-O çok sevdiğin Admon , hiç yere babamı öldürdü .
Vaha duyduğu karşısında şaşkın ve üzgün bir ifadeyle Simon a baktı ,bunu hiç beklemiyordu .Ancak anlamadığı bunun aklındaki sorularla ne ilgisi vardı ?
-Ne ilgisi var diye düşündüğünü biliyorum ....Şöyle ki Admon ın annesi bundan uzun zaman önce babamın emrindeki birkaç adam tarafından katledildi ancak bunu babam asla istemedi ,o adamları bizzat kendi elleriyle öldürdü . Ama ne yazık ki ne Admon ne de babası bunu kabul edemediler ve intikam için babamı öldürdüler .O da yetmedi beni o iğrenç deneylerine alet ettiler ama birkaç yıl sonra kaçmayı başardım .
Vaha ,Simon ın yüzüne odaklanmıştı ,ne hissettiğini anlamaya çalışıyordu ama Simon duygularını gizlemek konusunda tam bir ustaydı .
-Sana yaptıkları şeyi bana da yapmaya çalıştılar ancak dediğim gibi öncesinde ellerinden kurtuldum .Sorun şu ki o deneyden sağ çıkan olmamıştı ,Deney konusunda birçok söylenti var ,yani senden önce bunun bir efsane olduğunu sanıyordum taki senden sonra gittiğim göreve kadar .
Simon gerilmiş vücudunu sandalyeye yasladı adeta o şeyi tekrar gözlerinde canlandırmaya çalışıyordu .
-O şey çok farklıydı ,acı hissetmiyordu ve inanılmaz bir güce sahipti ,onun yüzünden 15 adamımı kaybettim ancak sonunda öldürmeyi başardık .O şey ölünce daha dikkatli incelemek istedim ve yüzünü inceledim ,gözleri çok farklıydı ve öldüğü halde adeta ağlıyordu ,o zaman gözlerine daha dikkatli baktım ve bu sabah sende gördüğüm şeyi onun gözlerinde gördüm .
Simon ın yüzü dehşeti anımsar gibi soluktu ve bir yere odaklanmıştı,o şeyi tekrar görüyor gibiydi .
-Neyi gördün Simon ?
Simon uykudan uyanır gibi Vaha ya döndü , kaşlarını çatmıştı , içindeki öfke gözlerinden okunuyordu.
-O şey ağlayan bir kadındı ....
Simon ın gözlerindeki dehşet yüzüne kazınmıştı....
-O şey sendin ....