Göreceği şeye hazırlanıp başını kaldırdı. Yok görmeyi beklediği, görmeye hazırlandığı manzara bu değildi. Dünkü eşofmanlarıyla uyuyan, saçı başı dağılmış bir kadın bulmalıydı. Üzerinde kocaman bornoz, saçında havlu, Mahir'in yastığına kuala gibi sarılmış bir Funda hayal gücünün çok ötesindeydi. Hızla kapıyı çarpıp uyansın istedi. Bekledi ses gelmiyordu. Elin adamının yatağında nasıl rahat etmişse mışıl mışıl uyuyordu küçük hanım. Öfke boğazını sıkarken var gücüyle kapıyı tıkladı. Kendi uyansın, üzerini giyinip çıksın, bu bornoz kepazeliği hiç yaşanmamış gibi olsun istiyordu. İçeriden kısık bir ses duyuldu "Mahir, sen mi geldin. Şeyy benim kıyafetlerim banyoda kalmış da getirebilir misin." "Allah'ım bana güç ver, katil olmayayım" diye niyaz ederek banyoya gitti. Yerdeki öbeği hiç

