Esma sadakaya muhtaç olmadığını öğretirdi ona. Oğluna karşı bozuntuya vermemek için gülümsemesini bozmadan dişlerinin arasından tısladı. “Çek o elini.” Tarık duymamış gibi daha da aşkla sarıp bir de yüzünü boynuna gömerek mırıldandı. “Çekemiyorum, sözümü dinlemiyor.” Bir yandan da burnunu, ipek gibi tende gezdiriyordu. Esma neye uğradığını şaşırsa da çok geçmeden omzunu kaldırıp adamı uzaklaştırmaya çalıştı. I ıh! Adam mengene gibi sarmıştı ve bir nefeslik bile uzaklaşmıyordu. Hallerine gülen Bilal'in sesiyle Elif de uyandığında yatağın üzeri tam bir curcunaya dönmüştü. İki dakika oyalanıp iki masum yavrusu ve babalarına keyifli anlar geçirmek için müsaade etti. Çocuklar bir yandan kocası öbür yandan, çepe çevre kuşatılan Esma gülüşlerini saklayıp dağılmaları için ciddiyetle kon

