Bölüm 12

710 Kelimeler
Cihan yanında durdu. Sinirle kollarından tutmak isteyince Mecran ani hareketle kolundaki eli itti.  Geri bir kaç adım gitti. Paniklemişti. Başını yana çevirdi. Cihan dokunulmaya bile tahammülü olmayan kıza baktı. “Ne zannediyordu bu deli?” -Senin sorunun Mercan Hanım.  Servisim sekiz. Başını salladı. Panikle -Gidebilir miyim? Cihan banyoya doğru giderken -Akşama mumbar istiyorum. Misafirim olacak.  Odamı güzelce toparla. Odaya çiçek arajmanı koy, meyve tabağı… Ne bileyim yap bir şeyler. Sevgilimle geleceğim. -Olur efendim. -Çık artık. Koşturarak evden çıktı. İlk dersi kaçırmıştı. Allahtan Nermin hocanın dersiydi. Başından geçeni anlatınca Nermin sabahki hocalarla konuşacağını panik yapmamasını söyledi.  O da cehennemin içinde olduğunu biliyordu. Ama az kaldığını da biliyordu.  Okul bitiminde ALES sınavlarına sokturacak kazanırsa okula aldıracaktı. Mercan eve geldiğine vakit hızla ilerlemekteydi. Mumbarı hazırlarken Gül yardım etmişti.  Diğer sunumları da yapmıştı. Üst katı temizlemiş Cihan’ın odasına istediği tüm şeyleri yaptığında kendiside bitmişti.  Elindeki temizlik kovası ile merdivenlerden inerken Cihan yanında son derece güzel, şık adeta moda dergisinden çıkmış sarışın bir kadınla kahkaha atarak geldi. Sinirle Mercan’a baktı. Kadın Mercan’a gülümsedi. İyice Cihan’a sokuldu. -Az dur çapkıınn. Aayyy… Cihan oturma odasına doğru giderken -Mercan hazırladın mı dediklerimi? Başını telaşla salladı. -Çok acıktık. Kollarının arasındaki kadına gülümsedi. Kadın kollarını Cihan’ın boynuna atmış iyice yaslanmıştı.  Cihan iyice yapıştırdı bedenine ve fısıldadı. -Yavrumm… Mercan hızla temizlik malzemelerini bıkardı.  Elini yüzünü yıkayıp mutfağa geçti.  Misafir takımlarını önceden koymuştu. Gül, sinirle başını salladı. Neden Mercan’a yardım etmesine izin vermiyordu ki aksi oğlan? Tamam, sinirliydi ama memleketinden geldikten sonra bir haller olmuştu. Tanıyamıyordu. Mercan sessizce birbirini yemekte olan sevgililere servis yaptı.  Gözlerini utanarak yere indirdi. Ama ya çıkarttıkları sesler… “ Az kaldı az. Bu cehennemden çıkmama az kaldı. Ahh anneannem. Sen olmasan bir an durmazdım ya... Her şey senin için.” Cihan sinirle, -Ne duruyorsun orada?  Toparla masayı kahvelerimizi çalışma odama getir. Güzel kadının belinden tutup kaldırdı. -Meleğim.   Kadın kıkırdadı. Kollarının arasına girdi. Mercan hızla masayı topladı. Kahvenin yanına yapmış olduğu künefeyi servis edip odanın kapısını çaldı. İçerden kıkırdama sesleri iyice yükseldi.  Cihan -Gelll…   Kapıyı açtı.  Koltukta neredeyse birbirlerini yiyeceklerdi.  Öksürdü. Cihan üzerine eğildiği kadını öperken bir eli ile sehbahaya koyup gitmesini işaret etti. Kadın sözde utanarak Cihan’ın göğsüne saklandı. Cihan -Git Mercan odadan çıkarken kadının sözleri ile dondu kaldı. -Yazık ya kıza. Çok acınası. -Bebeğim…   Usulca kapıyı kapatıp odasına geçti. Sabahında yine aynı işlerini yaptı.  Panikle Gül’e sokuldu. -Abla ya ne yapayım? Adamın sabah kahvesi… Gül telaşlıydı. Yeni Cihan’ı tanımakta zorlanıyordu. -Anacığım ne bileyim? Bizden hiç bunları istemezdi. Delirdi oğlan. Sessizce ağladı. -Yaaa çok korkuyorum. Sanki kalbim duracak. Öyle bağırıyor ki. Gül sıkıca sarıldı. -Güzel kızım benim. Ne yaptın bu deli oğlana da sana bu kadar kızgın? Hıçkırıklarla konuştu. -İnan ki hiççç.  Ne yapayım? Aklım çıkacak yani. -İstersen iki fincan kahve yap. Kapıyı birkaç kez vur. Çağırırsa girersin.   Telaşla başını salladı.  İçinden bildiği tüm duaları ederek  merdivenlerden çıkarken yeniden kahvelere bolca  tükürdü.  Yaptığı belki iğrençti. Ama   Cihan'da pislikti. Kapıyı tıklattı. Ses gelmeyince bir kez daha vurdu. Cihan'ın sesi duyuldu. Ses gelmeyince bir kez daha vurdu. Cihan’ın sesi duyuldu. -Gel.   Odaya girdi. Manzaraya bakmamaya çalışarak  odanın içinde ilerledi.  Titremekten tepsinin içindeki kahvelerin bir kısmı dökülmüştü. Cihan, gözleri açık sırt üstü uzanmıştı. Tek eli başının altındaydı. Kolunun altındaki güzel sarışının usulca saçlarından öptü.   Mercan, başını iyice eğmişti. Titremekten tepsinin içindeki kahvelerin bir kısmı döküldü. Cihan, gözleri açık sırt üstü uzanmıştı. Tek eli başının altındaydı. Kolunun altındaki güzel sarışının usulca saçlarından öptü. -Koy ve git.  Kollarındaki kadının üzeri açılınca mükemmel vücudu ortaya çıktı. Bir an ne yapacağını şaşırdı. -Çık dedim ne bekliyorsun küçük budala. Kapıdan çıkaracakken sessizliğini koruyamadı. -Edepsiz pislik. Cihan bir an duraladı. Ne demişti şekilsiz? Hızla yataktan doğrulduğunda Mercan  kapıyı açmıştı. -Sen dön bakayım. Az önce ne dedin?  Sinirle içinden ona kadar saydı. Sakince döndü  -Ne demişim ki? -Sen bana edepsiz pislik mi dedin? Mercan yatak harici etrafına bakınıp mırıldandı. -Yoooo efendim. Sanırım uyku mahmurusunuz.  Bir şey demedim. -Akıllı ol küçük. -Olurum  efendim. İzninizle. Telaşla odadan çıkarken kadının şuh sesini duydu. Bir kez daha erkeklerden tiksindi. Arkasındaki gülüşmelere aldırmadan sertçe kapıyı kapattı. Ardından  Cihan'ın bağırmasına kulak asmadı. -Mercann... -Mercan'sız kal emi pislik. Telaşla odadan çıkarken kadının şuh sesini duydu. Bir kez daha erkeklerden tiksindi. -Aşkımmm. Ne alıp veremediğin var zavallıcıkla? Ben bile çok acıdım yaa. -Sen gel bakayım şöyle üzerime…   Kıkırdamaları duyduğunda sinirden yerinde duramıyordu. Hızla kapıyı kapattı. Sinirden yerinde duramıyordu. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE