Bana fark ettirmemeye çalışsa da yüzüne yerleştirdiği az önceki ifadesi sarsılmıştı. Benim üzüldüğüm kadar üzülemezdi elbette ancak üzerimde bıraktığı derin yaraların, kaya kadar sert bir duruşum olmasına rağmen yıktığını görmek onu pişmanlığın kollarına doğru itmişti. ‘’İsteyerek mı yaptım zannediyorsun?’’ diye soruşu dudaklarıma ufak bir gülüş yerleştirmeme neden oldu. Gayet de isteyerek yapmıştı aksini iddia etse de doğru olmayacağını biliyordu çünkü dört yıl boyunca gayet de isteyerek yapmıştı. Gülüşümü fark edince yüzüme doğru yaklaştı tekrar. Suratım ciddiye büründüğü an her defasında yüzüme yakınlaşması, düşündüklerimi ona kusmamı engelliyordu ve yine her zamanki gibi bilerek yapıyordu. ‘’İsteyerek yapmadın mı Peter?’’ diye sordum, kalbim acıyarak. Her ne kadar karşısında sert

