''Şunları tutsana.'' Peter'in elime tutuşturduğu birkaç odun parçasına baktım. Bunları bana ne için uzattığını bilmesem de odunları ellerinin arasından alıp ayağımın hemen dibine bıraktım. En son ki konuşmadan sonra hiç duraksamadan sığınacak bir yerler aramaya koyulmuştuk. Yol boyunca hiçbir şeyler karşılaşmamı olmak benim biraz üzmüştü. Yaklaşık olarak dört saat boyunca evleri teker teker gezmiştik. İk girdiğimiz evin balkon ve dış kapısı kilitliydi. Sonraki baktığımız evler durulmayacak kadar soğuktu ve ısınmamıza yardımcı olacak herhangi bir şey yoktu. Tam umudumuzu kaybettiğimiz anda girdiğimiz son ev ise bizim sığınağımız olmuştu. Pek kullanışlı sayılmazdı ancak en azından soba vardı. Ve Peter evin bodrumu katını kontrol ederek ısınmamızı sağlayacak birkaç odun parçası bulmuştu.

