İçimde bir yerlerde hala insan ırkından geriye kalanların yaşadığı umudu vardı. Ve ağacın dibini neredeyse göl edecek kadar dolduran kanlardan dolayı bu umudum tekrar artmış fakat birkaç saniye sonra umudum balon gibi sönmüştü. Kafamın içinde sıraladığım birkaç teori vardı. Birincisi; bu kan bir hayvana aitti. İkincisi; bir insana aitti. Üçüncüsü; birden fazla insana aitti. Birden fazla insana ait olan teoriyi düşünmeye başladım. Eğer düşündüğüm gibiyse muhtemelen yemek ve su uğruna aralarında kavga çıkmış ve bu kavga çözüme ulaşmayacak bir noktaya kadar ilerlemişti. Ve bu durumda karşılaşmamız mümkün olabilecekken onu tam anlamıyla bizden uzaklaştırmıştı. ''İkiye ayrılalım,'' dedi Alex öneri sunarak. Böyle bir durumda gruplara ayrılmak bana hiç de mantıklı gelmese de birilerini

