Poyraz hala kucağımda yatıyordu. Onu sakinleştirmek için narince saçlarıyla oynuyordum. Böyle düşündüğünü bilmiyordum, geçmişe dair pişmanlık duyuyordu.
"Sevdiğim, iyi misin?" Poyraz başını kaldırıp bana baktı ve gülümsedi.
"İyiyim, merak etme sen"
"Böyle şeyler düşünmek yok, tamam mı?"
"Tamam" diye mırıldanarak kucağımdan kalktı. Dudaklarımda buruk bir gülümseme oluşurken yanaklarından tutup dudaklarımı dudaklarına bastırdım. Koklayarak öptüm onu, hasret kalmıştım. Poyraz'ın dudakları aralanırken öpüşüme karşılık vermeye başlamıştı.
Başlarda narin olan öpüşmemiz Poyraz'ın dudağını ısırmamla alevlenmişti. Başını yana eğip öpüşümüzü derinleştirdi. Dilini dilimde hissettiğimde kollarımı boynuna doladım. Poyraz'ın elleri belime, ordan da kalçama kaymış sıkıca avuçlamıştı.
Dokunuşlarını özlemiştim. Şimdiden tahrik olmuştum. Dudağını sertçe ısırdığımda Poyraz beni hızla yatağa itip üstüme çıktı. Sırıtması beni daha da heyecanlandırırken dudaklarımızı tekrar birleştirdim. Ellerim ensesinden saçlarına çıktığında acımadan çekiştiriyordum. Kendini bana bastırıyor, dudaklarımı sertçe emiyordu.
Dudaklarımdan ayrılıp boynuma yöneldiğinde dilini hissettim. Dilini boynumda gezdiriyor, göğüslerimi sıkıyordu. Nefes alışverişlerim sıklaşırken dudakları geceliğimden taşan göğüslerimi buldu. Dili arsızca göğüslerimde gezinirken geceliğimi çekiştirmiş, göğüsümü açıkta bırakmıştı.
Elim saçlarını sertçe çekiştirirken Poyraz biraz daha aşağı kayıp geceliğimin altından iç çamaşırımı çıkardı. Geceliğim bacaklarımdan belime kayarken Poyraz dudaklarını göbeğime bastırdı. Dili göbeğimde ve belimde geziniyordu. Bense altında kıvranıyordum.
Çok geçmeden nefesini kadınlığımda hissettim. Bu beni daha da heyecanlandırırken beni daha fazla bekletmedi.
Dili kadınlığımdaydı.
Dudaklarımdan ufak bir inleme kaçarken Poyraz narin hareketlerle kadınlığımda dilini dolaştırıyordu. Hızlanmasını istediğimi belli edercesine saçını çekiştirdiğimde beni kırmadı. Sert ve seri davranıyordu. Çıldırmak üzereydim. Bacaklarım iki yana açılırken elini kadınlığımda hissettim. İki parmağını içime soktuğunda titrek bir nefes aldım.
Uzun zamandır sevişmemiştik ve ben daha fazla dayanamayabilirdim.
Kolundan tutup onu yukarı çektiğimde sırıttı ve dudaklarını sertçe dudaklarımla birleşti. Dudaklarındaki tadım dudaklarıma bulaşırken üstüne çıktım. Sertleşmeye başlamış erkekliğinin üzerine oturduktan sonra dudaklarımı boynuna yönlendirdim.
Ben sabırsızdım, yavaş davranamıyordum. Ellerim kadın kaslarında dolaşırken dilimi boynunda dolaştırıyordum. Biraz aşağı kayıp dilimi göğüsüne değdirdim ve aşağı doğru sertçe ilerledim. Öpücükler bırakıyor, teninde dilimi gezdiriyordum.
Poyraz'ın nefes alışverişleri sıklaşırken elimi şortuna götürüp çekiştirdim ve kasıklarında dilimi gezdirdim. Eli saçlarımı bulduğunda hafifçe çekiştirdi.
Bana yaptığının aynısını ona yaptıktan sonra Poyraz delirmişti. Üzerinde doğrulup hareket etmeye başladım. Ellerim omuzlarını bulurken hareketimi hızlandırdım. Üzerinde ileri geri sürtünüyor, kendimi bastırıyordum. Geceliğimi üstümden çıkarıp attığımda ikimizde çırılçıplak kalmıştık.
Poyraz dudaklarını ıslatıp göğüslerimi izlerken eli kalçamı bulmuş, bana yön veriyordu.
Bakışlarımızla anlaştığımızda Poyraz yatakta yana kayarak elini komidine götürdü ve prezervatif aldı.
Prezervatif paketini dişleriyle yırttığında gözümde inanılmaz seksi görünmüştü.
"Bekle güzelim" dediğinde bacaklarına doğru kaydım. Poyraz prezervatifi taktığında beni belimden tutup kendine doğru çekti. Erkekliğinin üzerine geldiğimde hafifçe doğruldum.
Erkekliğini tutup kadınlığıma dayadığında yavaşça oturdum. İçimde hissettiğim baskıyla inlerken gözlerimi kapatmış başımı arkaya atmıştım. İlk girdiği anki haz hiçbir şeyde yoktu.
Ellerimiz kenetlenirken ondan destek aldım ve üzerinde hareket etmeye başladım. İleri geri sertçe sürtünüyordum. Poyraz titrek bir nefes alıp beni izlerken ben tempoma odaklanmıştım.
Hareketim hızlandıkça erkekliğinin daha çok sertleştiğini hissediyordum.
On beş dakikadan sonra bacağıma kramp girmişti ve yorulmuştum. Poyraz bunu anlamış olacak ki gülümsedi ve beni hızla altına aldı.
"Gel bakalım bebeğim" diye mırıldanıp burnuna öpücük kondurdum.
"Ben senin gibi dayanamıyorum, yoruluyorum" diye mırıldandığımda hafifçe sırıtıp burnumu ısırdı. Doğruydu, nasıl bir bünyesi vardı bilmiyordum ama durmadan bir saat hareket edebiliyordu. Sevişmelerimiz zaten bir saat, bir buçuk saat sürüyordu. Bittiğinde ise ben de bitiyordum. Vücudum aşırı yorgun oluyordu, elimi bile kaldıramıyordum.
Poyraz içime girecekken onu durdurdum. Bana anlamayan gözlerle bakarken yatakta doğruldum ve dudaklarına öpücük kondurup arkamı döndüm. Dizlerimi ve ellerimi yatağa yasladığımda Poyraz'ın elini sırtımda hissettim. Bu onun en sevdiği ve asla uzun süre dayanamadığı bir pozisyondu.
Poyraz arkamdan yaklaşarak dudaklarını kulağıma sürttü, erkekliği kalçalarıma değiyordu.
"Hemen bitmesini istemiyorum..." diye mırıldandığında gülümsedim.
"Bir kere yapacağımızı nereden çıkardın?" Dediğimde sırıttı ve yanağıma öpücük kondurup arkama geçti. Erkekliğini kadınlığımın girişinde hissettiğimde titrek bir nefes aldım.
Poyraz'ın içime girmesiyle dudaklarımdan boğuk bir inleme kaçarken yutkundum.
"Alıştığında söyle güzelim" dediğinde başımı salladım. Poyraz içimde yavaşça hareket ederken kasıklarım deli gibi sızlıyordu.
Bir süre sonra kadınlığım alışmıştı.
"Acımıyor" Poyraz eğilip sırtıma öpücük kondurdu ve doğrulup ellerini kalçama koydu. Başımı geriye atıp baktığımda bu görüntü beni tahrik etmişti. Bana göz kırptığında gülerek önüme döndüm.
Poyraz içimde hareket etmeye başladığında gözlerimi yumdum. Hareketleri sertleştikçe dudağımı parçalarcasına ısırıyordum. Kalçalarımı sıkan eli oldukça güçlüydü.
Kendini her bana çarptığında deliriyordum. Poyraz hızını arttırırken boğuk bir inleme duydum. Eli omuzumu bulduğunda başımı geriye attım. Kısık gözlerle beni izliyor, bir yandan kalçalarımı sıkıyordu.
Bir süre sonra hareketi son noktadaydı. Kadınlığım kasılacağını bildirirken inlemelerime hakim olmaya çalışıyordum. Deli gibi sarsılıyor, zevkten çıldırıyordum. Kendimi daha fazla sıkmadım ve rahatladım. Titrek nefeslerimle Poyraz'a döndüğümde kasılan kadınlığım onu daha da delirtmiş gibiydi. Alnından ter süzülürken boğuk bir inleme kaçtı dudaklarından. Kendini sert bir şekilde bana çarptığında nefes nefese kalmıştı. Hareketleri yavaşlarken başını geriye attı. Göğüsü hızla inip kalkıyordu.
Bacaklarım titrerken yüzüstü yatağa yığıldım. Poyraz'da nefes nefese üstüme yığıldığında bir süre sessizce nefesimizi düzene sokmaya çalıştık. Kaç günün acısı bu şekilde çıkmıştı.
"Sen nasıl bir şeysin ya?" Diye mırıldandı kendinden geçmişçesine. Sık nefeslerinin arasından konuştuğunda gülümsedim. Poyraz yüzüme düşen saçlarımı geriye attı ve yanağıma ufak bir öpücük kondurdu. Ardından dudaklarını sırtıma yönlendirerek her yerine ıslak öpücüklerini kondurmaya başlamıştı. Huylanıyordum, kıkırdayıp sırt üstü dönmeye çalıştım ama gülerek izin vermedi. Her yerime öpücük konduruyordu.
"Ya Poyraz! Gıdıklanıyorum..." Durmuyordu. Gülerek bana baktı ve bir öpücük daha kondurdu.
"Kıkırdamanı yerim senin" Parmaklarını sırtımda narince gezdirdiğinde huylanarak kalçamı oynattım.
"Bak dayanamayıp kahkaha atacağım Alin uyanacak" dediğimde anında durdu ve kendini tekrar üstüme bıraktı. Burnunu boynuma götürüp derin bir nefes aldı.
"Kokuna aşığım" diye mırıldanıp bir öpücük kondurduğunda gülümsedim.
"Canını acıtmadım değil mi? Biraz hayvanlaşmış olabilirim"
"Hayır, acımadı ama üzerimde biraz daha yatarsan nefessizlikten öleceğim" dediğimde gülerek üstümden kalktı.
"Gel bebeğim, duşa girelim"
"İyi diyorsun, güzel diyorsun da ayağa kalkamayacak kadar yorgunum" dedim elimi yataktan sarkıtarak. Poyraz sırıtıp beni hızla kucağına aldı.
"Ya ben biraz dinlenip öyle yıkanacağım, çok üşeniyorum şu an" diye mızmızlandığımda kendi etrafında dönmeye başladı. Gülerek başımı arkaya attım, Dünya dönüyordu!
"Ben yıkarım seni" deyip daha hızlı döndürdüğünde kahkaha atıp kollarımı boynuna doladım.
"Yıka beni"
"Hay hay" diyerek sırıttı ve odadaki ebeveyn banyosuna girdi. Beni kucağından indirmeden jakuziyi açtığında yanağına kocaman bir öpücük kondurdum.
"Şarap içer misin?" Başımı salladığımda beni yere bırakıp odaya geçti. Jakuziyi hazırlarken Poyraz mutfaktan beyaz şarap alıp gelmişti. Saçlarımı dağınık topuz yaptım ve jakuziye girdim. Poyraz kadehi doldurup bana verdi ve kendisine de doldurup üstünü çıkardı. Gözümü ayırmadan vücudunu süzerken bakışlarımı yakalamış, sırıtmıştı.
Sırıtması, gözleri, saçları, teni, kaslı vücudu... Bu adam her geçen gün daha mı yakışıklı oluyordu ne?
Poyraz karşıma geçtiğinde bacaklarımı bacaklarının arasına uzattım. Aramızda seksi bakışmalar geçerken göz kırptım ve şarabımdan bir yudum aldım.
Sıcak su vücudumu rahatlatırken ona doğru ilerledim. Poyraz şarabından bir yudum alıp jakuzinin kenarına bıraktı ve kalçalarımdan tutup kucağına aldı.
Boylarımız eşitlenirken ona bakıp sırıttım ve kadehimi kenara bırakıp elime köpük aldım. Poyraz ne olduğunu anlamadan köpüğü yüzüne sürmüştüm.
"Lalin ya!" Tek gözü kapalı bir şekilde yüzünü buruşturduğunda başımı arkaya atıp kahkaha attım. Poyraz bunun altında kalmadı tabi... Yüzüme köpük sürdüğünde kahkaha attığım için köpük ağzıma girmişti.
"Ya ıyy!"
"Iy tabi, hak ettin" dedi gülerek. Tekrar elime köpük aldığında savaşımız başlamıştı. Deli gibi gülüyor, birbirimize köpük sürüyorduk.
"Aşığım lan sana. Deli gibi aşığım" dedi bakışları derinleşirken.
"Kahkahanı seveyim, o nasıl güzel gülmek?" Dudaklarımda ufak bir gülümseme belirirken kirpiklerimin altından ona bakıyordum.
"Bana böyle bir hayat verdiğin için teşekkür ederim Lalin. İyi ki varsınız. Ben dünyanın en şanslı herifiyim"
"Çok mu seviyorsun beni?" Dedim şımarıkça. Poyraz'ın gülümsemesi sırıtmaya dönüşürken beni belimden kavramış, sertçe kendine çekmişti.
"Çok..." dedi sırıtması genişlerken. Cevap vereceğim sırada içimde hissettiğim baskıyla inledim. Aldığım zevk beynimi uyuştururken diyeceğim şeyi unutmuş, erkekliğini tamamen içime almıştım.
"Ne diyordun?" Diye mırıldandığında titrek nefeslerle ona baktım.
"Hiç..."
Kollarım boynuna dolanırken bir kez daha bütün olmuştuk. Gözlerimiz aşkla birbirine bakarken deli gibi sevişiyorduk.
Sık alınan nefesler.
Boğuk inlemer.
Aşkla bakan gözler.
Ve birbirini deli gibi seven iki insan.
Biz iki mahkumluğun sonucuyduk.
Biz Lalin ve Poyraz'dık.