Başımı kaldırdığımda Edis'in o dostça gülümsemesini gördüm. Gözyaşlarımı gizlemeye çalışarak ona cevap verdim. Yok ne ağlaması? Gözüme toz kaçtı."diye geçiştirdim ama Edis, üsteledi. "Yeme beni Alev, ciddi ciddi ağlamışsın sen. Neyin var? Bana anlatabilirsin, dinlerim yani." "Hiçbir şeyim yok." diyerek masama doğru yürüdüm ve kendimi koltuğa attım. Güçlü olmalıydım. Kovulmadım ya. Telefonun çalmasıyla açtım. "Beni genel müdüre bağla." Hemen telefonu bağladım. Az sonra Gökmen Bey'in kapısı açıldı ve Duru, elindeki bir kucak dosyayı masama bıraktı. "Neredesin sen?" "Seray Hanım çağırmıştı." dedim. "Bize söyleseydin ya." deyip devam etti. "Bu dosyadaki adresler bilgisayara girilecek. Yarına kadar bitir tamam mı? Yarın Gökmen'in masasına koyarsın." "Tamam." dedim kızgınlıkla. Yarın

