Karşımda 20'lerinin sonlarında olduğu belli olan, fit bir kadın duruyordu. Hassiktir ama! Sürmene kadın mıydı!!! "Üsteğmen Deniz Gökçe. Sinop emredin, komutanım." Sesi, telefonlardan dinlediğim o elektronik bozulmalı sesten çok farklıydı. Şaşkınlıktan ayağa fırladım. Ilgaz da, dut yemiş bülbüle dönmüştü. Zaten o da rahat emrini vermemişti. Yok, olamaz! Bu Sürmene değildi. Gerçek ismini de bilmiyordum ki! Kimdi lan bu kadın? "Rahat. Hoş geldiniz, buyurun" dedi sonunda Ilgaz profesyonel tonuna hızla geri dönerek. Şaşkın bakışlarımı ona çevirdiğimde o da zaten bana bakıyordu. Aynı anda rahata geçip sandalyelerimize oturduk ama gözlerimiz tam karşımıza yerleşen bu kadına kilitlenmişti. Kadın, siyah kaskını aramızdaki alçak masaya koydu ve bilmiş, cin gibi bir ifadeyle bakışlarını bana çevir

