O an içimde bir şey koptu. Ne olduğunu tam adlandıramadım. Belki hayal kırıklığıydı, belki sadece kırgınlık. Ama yüzüne baktığımda, tanıdığım o Turgay’dan hiçbir iz bulamadım. “Hasta olduğunu düşünüyorum,” dedi. Sesi keskin bir bıçak gibi içimi kesti. O an içimde bir şey koptu. Ne olduğunu tam adlandıramadım. Belki hayal kırıklığıydı, belki sadece kırgınlık. Ama yüzüne baktığımda, tanıdığım o Turgay’dan hiçbir iz bulamadım. “Hasta mı?” Gözlerini kaçırmadı. “Evet. Buraya geldiğinizden beri beni tanıdığınızı söylüyorsunuz. Sonra biri evime girdi diyorsunuz. Ama izledik, hiçbir şey yok.” Sözleri kibar değildi. Şefkat taşımıyordu. Aksine… beni yargılayan bir adam gibi konuştu. Gözlerim dolmadı. Ağlamadım. Ama içimde bir şey yandı. Eskiden onun sesinde teselli bulan kalbim, şim

