Arabada yerimi aldığımda elimden geldiği kadar görünmez olmaya çalışıyordum. İkimizin arasında dönen oyunda bütün kartları açık oynayan kişi ben olduğuma göre tamamen savunmasız konumdaydım. Göz ucuyla Mert'e baktığımda etrafına ördüğü sağlam duvarlarıyla gayet kendinden emin görünüyordu. "Sarp'ın olayı ne tam olarak? Kuzen olduğunuz halde birbirinize düşman olmuş gibisiniz." Anlık verdiğim soru üzerine bakışlarını yoldan çekerek bana odakladı. Sorudan rahatsız olmuşa benziyordu. "Uzun mesele, sen ondan uzak dur yeterli." Verdiği cevap üzerine gözlerimi devirmiştim. Ben de oturup uzun uzun bana hayat hikayesini anlatacak sanıyorum. Ağzından iki cümleden fazla laf çıkmamasına rağmen. "Senin derslerin ne durumda?" Bu sefer soru sorma sırası ondaydı galiba. İkimiz için de soru bulmak aşır

