TANRILAR SUNAĞI 11

393 Kelimeler
Karşısında yetişkin bir adam ve onun beline sarılan orta okullu kız iri göz gözbebeklerini dikmişti. İkili birbirine yakın dururken adam eline geçirdiği yangın bölmesinde ki kırmızı ağızlı baltayı tutuyordu. "Oh sen insansın.." rahatlama Akai'nin soğuk tavrı ile son buldu. Depoda ki ürünleri bu iki insana çaktırmadan nasıl alacaktı? Akai onları öldürmek ve öldürmemek adına gidip gelirken küçük kızın bakışları ile karşılaştı. Galiba masum ruhlar yaydığı kana susamışlıktan daha çok etkileniyor olmalıydı ki şuan yaşadıklarının bir oyundan daha fazla bir gerçeklik olduğu düşüncesi kalbini rahatsız etti. Zaten yanında yerlileri de götürmesi gereken bir görevi yok muydu? "Ben Akai. Burada kalmak istemiyorsanız güvenli bölgeye gidene kadar beni takip edin" İkilinin gerginliği anında son buldu. Dünyanın sonu gelmiş olsa da savaş görmemiş siviller için hızla güvenme durumu yerleşik bir yapıydı. "Polis misin?.. Oh çok küçük görünüyorsun" Akai'nin Zihni hızla çalıştı. Daha önce kıyamet koltuğunda bu oyunda kendini polis yada asker olarak tanıtma imkanı kazanmıştı ancak dünyanın sonu da olsa üst rütbe de kiler kendi adamları takip edebileceği bir listeye sahipti. Peki ya durum özerklik haline gelmiş E şehrinin gizli istihbaratı ise? Zaten dış işlerde bağlı olduğu için ülkeye A şehrinde herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir. Bunun dışında E şehri ülkenin en çok kayıp verdiği bir yer. Hem yanında götürdüğü insanların güvenini elde etmiş olacak hemde yakalanma riski çok düşük olmasına rağmen A şehrinde yeterli bir kıdem alacaktır. "E şehrinde istihbaratta eğitim alan bir askerim..." Kararsız bir bakış ile ikiliyi süzdü. "Öğrenciydim henüz mezun değilim. Artık mezun olacağımı da düşünmüyorum. A şehri güvenlik bölgesine gideceğim. Yanımda götürebileceğim kadar sivil götürmekte problem olmayacaktır." Adam büyük çapta rahatladı. Yanında ki kız da elle tutulur bir rahatlık görünse de hala gergin ifadesi kaybolmadı. " Ben Waner ve kız kardeşim Amber" Akai şansına kahkaha atmış olabilirdi eğer şuan bu ikisi karşısında olmamış olsaydı. Amber bir Şifacı olarak dünyanın sonunda tükenen ilaç ve tedavi makineleri yerini alacak hastane gibiydi. Ve Waner ise büyük savunma gücü uyandıracak A şehrinin önemli isimlerinden biri olacaktı. Eğer Gelecekte önemli güçleri ve rolleri olan insanları kurtarmış olsaydı. Kendisinin iyi kötü bir mevki garantilemiş olmayacak mıydı? "Tanışmayı bırakalım öncelikle sırt çantasına alabileceğiniz kadar yiyecek ve içecek doldurun." İkili onaylayıp üst kata yöneldiğinde ikilinin merdivenleri çıkmasını izledi. Akai üst katta bulunan eşyalar içinde dört sırt çantasını alt uzağından çıkarıp yiyecekleri doldurmaya başladı. Muhtemelen ikisi üst katın boş olduğunu görüp şok olmuş bir şekilde döneceklerdi. Yüzlerin alacağı hali görmek isterdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE