TANRILAR SUNAĞI 57

1302 Kelimeler
Bahçe içine girer girmez havadan uçarak mavi kıyafetler içinde adam yere indi. Buz mavisi Yusufcuk kanatları ayakları yere değer değmez kayboldu. Dryalis krallığında yaşayan halka Dry ırkı denir. İşte tamamen elf olmadıklarını peri ve elf karışımı olduğunu iddia etme sebeplerinden biri de buydu. Dry ırkı uçabilmelerini sağlayan yapay kanatlara sahip olabiliyor. Ancak bunu kazanmaları için sınanmaları gerekir. En kötüsü de katı bir kast sistemine sahip olmaları. Ari geldiklerinde kendileri dışında bir grup daha çocuk gördü. Gerçekten bu yıl krallıkta hasat çok kötü olmalıydı. Vergi için sunulan çok fazla çocuk vardı. "Benim adım Elgis gelecek üç yıl boyunca sık sık göreceğiniz yüz benimki olacak" Konuşan kişi uçarak gelen adamdı. Uzun siyah saçları buz mavisi gözleri vardı. Kanatlar onun asil kimliğini gösteriyordu. Halk kanatlara sahip olamaz. Sadece bir kanat olsa bile kolaylıkla alt tabaka asil sayılırsınız. Kanatlar dışında asalet ünvanı konusunda Ari yerleştirilmiş anılarında hiç bir şey bulamadı. Büyük ihtimal cahil bir yetim olmasından kaynaklı bilgi eksikliğine dayanıyordu. "Sizler krallığa hizmet için getirilen çocuklarsınız. Bu yüzden belli başlı kraliyet görgü kuralları ve eğitimi alacaksınız." Elgis yanında ki katı görünümlü kadına döndü. "Nilda erkekleri askerlik bölümüne gönder kızları beşer gruba ayır odalarını göster." Tekrar buz mavisi kanatlarını göründü. Hızla uçarak geldiği gibi kayboldu. Adı Nilda olan kadın katı yüz hatlarını hiç yumuşatmadan arkasında duran üç hizmetçiye emirlerini verdi. " Erkekleri sen götür. Siz ikiniz kızları beşer gruba ayırın. Odaları gösterin. Kızlar yarın sabah ön avluda toplanacak geç kalan olmasın" Ari hizmetçi kızların yönlendirmesi ile iris'in elini tutarak gruplardan birine dahil oldu. Geniş bahçeden egzotik çiçeklerin iki tarafını kapladığı yoldan yürüdüler. Mimari yapı batı ve doğunun karması olarak görünüyordu. Geniş alan tek katlı odalardan üç katlı odaların olduğu binalara doğru değişkenlik gösterdi. On beş dakikalık yolun sonunda ahşaptan yapılma birbirinin üç katlı binaya geldiler. Hizmetçinin yardımıyla ikinci katta ki ilk binanın odasına geldiğinde "Kıyafetleriniz yataklarınıza konuldu. Bugün sadece yıkanıp giyinin sabah gün doğumunda ilk geldiğiniz geniş avluda toplanacaksınız geç kalmayın" Kız geriye kalan kalabalığı alıp gitti. Odada iris dışında üç yabancı çocukla buldu kendini. Her ne kadar çocuk görünümünde olsa da ruhu yetişkindi. Pancere kenarında ki yatağa yürüyüp kıyafetleri aldı. İris de onu kopyalayarak kuyruğu gibi hareket etti. Banyo batı tarzı sıcak su akıtan bir tür büyü mühendisliği ürünüydü. Nasıl yapıldığını bilmese de ne olduğunu biliyordu. Kısaca duş alıp iris'in de yıkanmasına yardım etti. Aynada ki yansımasında ilk kez görünümünü gördü. Gümüş rengi saçlar sivri kulak dolgun dudaklar. Güzelce oyulmuş hoş yüzü menekşe gözleri ile yapma bebeklere benzetti. Teni yetim bir sokak çocuğu olmasına rağmen hala soluk ve güzeldi. Sadece fazla zayıftı. Dry ırkının nimetlerini hoşnutlukla kabul etti. Tüm çocuklar çok güzel göründüğü için güzellik kavramı sarsıldı. Şuan görünümü çok hoş bulsa da belki de Dry ırkı standartlarına göre sıradan kabul ediliyordu. Ancak yine de memnundu. Kıyafetler açık pembe renginde düz elbiseler. Ancak üzerinde ki elbiseden daha yumuşak kumaşa sahip. Hızla değiştirip yatağına uzandı. Anlaşılan akşam yemeği yoktu. Geldiğinden beri çektiği zorluğa rağmen hala geri dönmek istemedi. *** Uykulu gözlerini zar zor açarak bir şeyler anlatan Elgis'e odaklanmaya çalıştı. Bazı çocuklar uykuya yenik düşmüş oturdukları yerde uyuyorlardı. Buna kendi kucağına kıvrılan iris de dahil. Yerde oturmak için konulan geniş minderler rahat ve gün ışığı tatlı sıcak bir havaya sahip. Çocukları bırak yetişkinler bile bu havada ders dinlemek istemez. Ari eğer dinledikleri ilgisini çekmeseydi bu dersin bir işkenceye dönüşeceğine emindi. Ortalama beş ile yedi yaş arasında yirmi çocuk vardı yarısından çoğu uyuyordu zaten. "... Beş kıta beş ırka ev sahipliği yapar. Bizim ırkımız bildiğiniz gibi Dry olarak isimlendirilir. Bir krallığa sahip olan tek ırkız. Bunun sebebi sizce nedir?" Diğer ırklar da farklı krallıklar bulunması şaşırtıcı değildi ancak şaşırtıcı olan Dry ırkının tamamının tek bir krallığa bağlı olması. "Bağlılık ..?" Ari mırıldanması Elgis tarafından duyulduğunda ciddi ciddi düşünüyordu. "Sen!" Gür sesle yerinden sıçradı. Elgis'in ona odaklanmış gözlerini görünce parmağı ile kendini gösterdi. "B-Ben?" "Evet. Tekrar söyle" Aptal görünmemek için ne söylemesi gerektiğini bilmediği halde cevap vermeye çalıştı. Az önce anlatılan konuya istinaden "Dry ırkının birbirine bağlı bir ırk olduğunu düşünüyorum" Elgis tek kaşını kaldırıp buz mavisi gözlerini dikti. "Dry ırkı? Sen bu ırktan değil misin? Neden kendini konu dışında tutuyorsun?" Henüz yaşadığı dünyayı tam benimsemediği için olduğunu itiraf edemediği için bahane uydurdu. "Sadece dış gözlem yaparken kendimi kaptırdım. Sonuçta bir Dry olarak benim için tek bir krallığın olması normal. Eğer yabancı biri olsaydım. Tek krallığın neden garip geleceğini düşündüm. Bu yüzden konuşmama yansıdı. Üzgünüm" Elgis ilk defa hafifçe gülümseyerek ellerini çırptı uykuya dalan bir çok öğrenci ilk yüksek sesinden uyanmış olsalarda şimdi uyku gözlerinden kaybolmuş havada ki sıcak esinti yerini hafif serinliğe bırakmıştı. Bunun bir tür hava değişim sihri olup olmadığını merak etti Ari. O da tüm kendi mayışmış ruh halinin dağıldığını hissetmişti. "Yöntemin çok iyi olsa da cevap yanlış. Bağlılık değil sadece biz Dry ırkı kurallara karşı daima katı bir tutuculuk izleriz. Bu yüzden ilk krallık kurulduğundan bu yana hiç iç savaş yaşamadık yada aykırı fikirler yüzünden ayrılıklar olmadı." Tahtaya beş karanın haritasını koydu. " Bizden farklı olarak bu güne kadar hiç sabit krallığın bulunmadığı tek ırk canavar-insanlardır. Bir çok türde canavara dönüşen bu ırk kendi içinde aynı özellikte canavarların olduğu klanlara ayrılır. Beş büyük klan içinde her on beş yılda bir kral seçilir. Seçim sırayla gerçekleşir. Bu yüzden canavar-insanlarla yapılan anlaşmalar on beş yılda bir yenilenir. Kalanların kendi içinde kuralları olduğu söylense de çok az yasaya sahipler. Genellikle toplumsal kuralla yönetilir." Haritanın yukarısı da ki bir karayı seçti. "Parvus kıtasında Cüceler bunun hakkında konuşulması gereken genel bilgi iki krallığın olması. Doğu Parvus ve Batı Parvus olarak ayrılır. Doğu Parvus'da Kızıl cüceler diğer adı ateş cüceleri büyüsel silahlar üzerine uzmandır. Hızlı duygusal değişimler gösterip çok çabuk öfkelenirler. Kavgacıdırlar. Ateş yetenekleri ile doğarlar. Batı Parvus cüceleri Bilgin cüceler olarak anılır. Büyü mekaniği üzerine icat yaparlar bugün ki ışınlanma geçitleri koruma özelliği olan takılar haberleşme küreleri hep onların icatlarıdır. Oldukça uysal olmalarına rağmen fazlasıyla inatçılar. Eleştiri karşısında çok çabuk duygusal çöküntü yaşayabilirler. Toprak savunma yetenekleri ile doğarlar. " Elgis anlattıkça yumuşak ses tonu yüzünden sınıfta ki öğrenciler tekrar uykuya dalmaya başladı. Ari ilgi çeken konuya rağmen gelen uykunun artık normal olmadığına emindi. Kendi uykusuna karşı savaşırken Elgis'in neden böyle bir şey yaptığını merak etti. Normalde öğretmenler öğrencilerin ders dinlemesini istemez mi? Neden kasıtlı uyutsun. Kucağında uyuyan Iris'i dürttü. Şimdilik bir şeyler öğrenmesi daha önemliydi. İris yarı kapalı gözlerle tahtaya baktıktan beş saniye sonra tekrar uyudu. Ari vazgeçerek dersi dinlemeye devam etti. Elgis ortasında büyük göl görünen daire şeklinde ki kıtayı gösterdi. "Mare krallığı diğer adıyla su halkı. Erkeklerine Merid dişlerine Siren adı verilir. Sirenler şarkı söyleyerek büyü yaparlar. Düşmanın algılarını bozarlar. Meridler suyu kullanır. Düşmanı suda öldürmek onlar için çok kolaydır. Kurallara uyma konusunda bize benzeselerde bizden farklı yaşam şekillerine sahipler. Kral öldüğünde soyu tahta geçmez yerine en güçlü olan geçer. Her kral yeni kurallar getirir. Yasalar yeni kralla değişir. Bu yüzden Mare krallığı ile yapılan anlaşmalarda kralın yaşadığı süre konulur. Yeni kralla anlaşmalar da yenilenir. " Elgis alt kıtayı gösterdiğinde yüzünde yorgun ve bıkkın bir ifade belirdi. " Son kıta son tür insanlar. Neden sona bıraktığıma gelirsek en karmaşık yapıya sahip oldukları için. " Ari içten içe tuhaf bir ruh haline büründü. Eskiden bir insan olarak yaşadığı zaman şuan ki zamandan daha uzun olduğu için Elgis'in tepkisine hak verse de ister istemez gücendi. " Aç gözlü bir ırk olarak bilinir. Kendi içlerinde çok fazla çatışma ve savaş mevcuttur. Şuan kesin olan bilgilere göre üç krallık var. Krallar soyu tahta geçse de çocukları babalarını öldürerek yada kardeşlerini öldürerek tahtı alması normal karşılanıyor. Nadir yaşansa da krallığın devrilip güçlü asilin başa geçtiği durumlar var. Kölelik gibi yüzeyde yasak olan şeyler el altından yapılır. Sözünde durma konusunda hiç bir insana güvenmemelisiniz. Bu geçmişte bir çok Dry'ın sahip olduğu deneyimlerle ortaya çıkmış sonuçlardır. İnsanlar yalan söylemeye yakındır. Bu yüzden krallıklar arası anlaşmalar uzun vadede imzalansa bile çok kolay bozulabilir. En iyisi bu ırktan uzak durmak. " Ari ne diyebilirdi ki ders sonunda sadece acısını içinde tutabilirdi. Bunlar orijinal dünyasında da yaşanan şeylerdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE