İlk gün ki bilgileri sindiremeden ikinci gün yeni dersler başladı. Elgis her konuştuğunda çocukların çoğunluğu uykuya yenik düşerdi. Eğer bu dünyayı merak ediyor olmasaydı Ari kendisinin de uyuyacağına emindi.
Gece irise derste öğrendiklerini anlatır. Hem tekrar etmiş olur hemde iris'in sabah uyurken dinlemediği tüm konuları öğrenmesini sağladı. Küçük kız o anlatırken gece ne kadar geç olursa olsun uykuya yenik düşmezdi. Bu da Ari'ye Elgis'in gerçekten bunu bilinçli yaptığını kanıtladı.
İlk gün dışında diğer günler saray adabı uyulması gereken kurallar. Ölüm cezası ile sonuçlanan büyük suçlar dahil olmak üzere kurallar anlatıldı. O kadar çok kural vardı ki bir an Ari canavar - insan yada insan olmadığına pişman oluyordu.
Bir hafta sonunda dersler bittiğinde Elgis sınav olacağını duyurdu.
Dersi dinlemeyenler için büyük bir haberdi. Derste kimse not alamadığı için uyuyanlar dersi dinleyenlerden bir şey isteyemedi en fazla derste anlatılan konulardan bahsetmesini rica edebilirlerdi.
Elgis bir haftanın sonunda yüzünde büyük bir gülümseme ile konuştu.
"Şimdi isimlerini saydıklarım öne çıksın Rose, Stenly, Eva, iris, Ari, Pera, Bell. Geri kalanlar Nilda ile odalarına dönebilirler"
Nilda hiç gülmeyen yüzü ile on üç çocuğu alıp gitti.
Bir anda geniş avlu ıssızlaştı.
"Sözleri tebrik ederim. Saray Leydisi adayları olmaya hak kazandınız."
Bir hafta içinde Ari derslerde öğrendiği kraliyet sistemine göre saray Leydilerinin hizmetçilerden bir üst kademe olduğunu biliyordu. Derste çocukların çoğunun uyumuş olmasına Elgis'in kızmamasına şaşmamalı. Bu daha çok sepetteki sağlam yumurtalarla çürük yumurtaları ayırma girişimi olduğu ortaya çıktı.
"Saray Leydisi nedir? Görevleri nedir? Stenly sen cevapla"
Stenly sarı saçları olan tatlı bir kızdı. Sevimli bir şekilde gülümseyerek bir adım öne çıktı.
"Saray Leydileri saray içerisinde eğitim almış kızlardır. Görevleri hizmet ettiği saray bölümüne yada efendisinin isteklerini yerine getirmek için hizmetçiler yardımı ile en uygun sonucu üretmektir"
Ari kızın Elgis'in derste ki tanımını birebir kopyalamasına gülümsedi. Beş yaşında bir kız için cümle oldukça zor ve karmaşıktı. Buna rağmen ezbetlemesi oldukça iyiydi.
"Aferin! Sizlere kendinize ait odalar tahsis edilecek. Kıyafetlerinizi değiştirdiğinize emin olun yarın Nilda sizi almaya gelecek artık avluda ders bitti."
Nilda'nın yanında duran hizmetçilerden biri saygı ile selam vererek yolu gösterdi. Bu yaklaşım ilk geldiği zamankinden çok farklıydı. Tek katlı odaların olduğu binaya girdikten sonra herkese odaları gösterildi. Saraya geldiğinden beri kuyruğundan ayrılmayan iris koşarak odasına girdi. Ari en azından onun yaşam standartlarını yükseltene kadar yanında kalmaya karar vermişti. Saray leydisi olduktan sonra departmanlar değişecek yada hizmet ettikleri efendiler farklı olacaktı. Bir daha belki de hiç görmeyecekti. En azından iris'in saray leydisi adaylığını başarıyla geçmesini sağlaması gerektiğini düşündü.
Odasında yatağına konulan kıyafetler açık lila rengindeydi. İlk zamandan farklı olarak bir de sac tokası bulunuyordu. Lila renginde üç çiçek süsü vardı.
Ertesi gün saçlarını başının üstünde topuz yaptı. İris için balık sırtı örgüsü örüp bağladı.
Görünüşü daha sevimliydi.
Nilda herkesi kapıdan aldı. Yedi kişi küçük çiçekli bir avluya geldiler.
"Saray Leydileri beş temel şeyi bilmeli. Bir herhangi bir çalgı aletini iyi çalabilmeli iki dans yetenekleri kabul edilebilir olmalı. Üç yazı yazmayı ve okumayı bilmeli dört temel dövüş yeteneğine sahip olmalı. Beş ve en önemlisi küçükte olsa mana kullanabilmeli. "
Daha sonra masaya bir çok çalgı aleti getirildi. Her kes neşe ile müzik aletlerini incelerken Ari ilk defa büyük bir kayıp hissi ile doldu. Bu dünya da sadece saraya kısılıp kalmak istemiyordu. Henüz bir hafta olmuştu ancak gelecek yıllarında sadece saray içinde kalmış olsaydı bu dünyaya gelme heyecanını yitirirdi.
Elgis arkada kalan gümüş saçlı kız çocuğuna baktı. Sudan çıkmış balık gibi orada öylece durunca elinde olmadan konuşmayı başlattı.
"Ne öğrenmek istediğini seçtin mi?"
Bu ilk derste ona farklı yaklaşımla düşünerek konuşan kızdı. Yaşına göre oldukça zekice cevap vermişti.
Ari düşüncelerinden kurtulmak için başını sallayıp dikkatini Elgis'e verdi.
Mavi kıyafetinin kemerinde takılı olan yan flütü gösterdi.
" Bu"
Aslında hiç düşünmediğini itiraf etmek istemedi. Gözüne ilk çarpan şeyi göstermişti.
Elgis'de kızın baştan savma cevabının farkındaydı ancak bozuntuya vermedi.
"Pekala yan flüt için seni ben eğiteceğim çok katı kurallarım ve müzik hakkında titiz tutumum var."
Arı vaz geçmek için ağzını açtığında eline beyaz bir yan flüt tutturuldu.
"Bununla başlayabilirsin"
Müzik dersinden sonra Ari acı acı yediği büyük lokmayı sindirmek için tabağına baktı. Önceki patetesli tahıllı tuhaf yemek dışında verilen ilk etli yemekti. Yine de müzik dersinde ki ağır darbeden sonra tadını alamadı.
"Ben arp çalacağım Ari!" iris heyecanla yemeğinde ki etlere öncelik verirken konuştu.
"Bu iyi aferim" açık mavi saçlarını hafifçe okşadı. Stenly yemeğini kibarca aldı. "Piyano her zaman asilliğin simgesi olmuştur. Arp için çok mutlu olma"
Boyundan büyük laflar etmeyi seven kıza baktı.
"Sana da aferim stenly" Her ne olursa olsun onlar hala anne babalarının ilgisini özleyen küçük çocuklardı.
"Sana aferim demen için söylemedim!"
Daha sonra utanarak başını yemeğine gömdü. Rose kızıl saçlarını geriye attı bağladığı toka oldukça gevşemişti.
Ari dayanamayarak yerinden kalkıp kızın saçlarında düşmek üzere olan tokayı alıp dalgalı saçlarını at kuyruğu şeklinde bağladı.
" t-teşekkür ederim"
Kekeleyen küçük kıza gülümsedi.
"Onemli değil sabah gel saçını bağlayım"
Rose heyecanla elini tuttu.
"Gerçekten mi? Onu gibi yapar mısın?"
Parmağı ile iris'e işaret etti.
"tabi neden olmasın"
Stenly somurtarak ikiliye baktı.
"Hih! Onda ne var çok ta güzel değil"
Ari keyfi yerine gelerek kahkaha attı.
"İstersen sabah gel seninkini de yapayım"
Yemekten sonra Nilda dans dersleri üzerine katı bir eğitim vermeye başladı.
"Parmak uçlarında doğrulun. Bell olmuyor daha düzgün yap"
Akşama doğru ise ağrıyan kaslarla okuma yazma dersi vardı.
Bir yıl boyunca eğitim bir gün müzik dans ve okuma yazma dersi bir gün dövüş sanatları ve mana manipülasyonu üzerine ders alarak bu şekilde ilerledi
Yedi kişi bir yılın sonunda tekrar Elgis'in önüne dizildi.
Bu sefer sınav oldukça çetindi.
Yedi kişiden Bell tüm dersler içinde en kötü performans yüzünden elendi.
Elgis yüzünde büyük bir gülümseme ile bunu duyurdu.
Ari ilk zamanlar nasıl bu adamın gülümsemesini hoş bulduğunu merak etti. Daha çok artık Elgis gülümsediğinde soğuk kanlı katil gibi görünüyordu.
Bell ayrılmasına rağmen ağlamadı. Tam tersine çok mutluydu. Eziyet gibi gelen derslerden kurtulduğuna seviniyordu.
Üzülmemesi iyi bir şey ancak gelecekte umarım aynı şekilde mutlu olabilir.
Bir yıl daha eğitim aldıktan sonra Ari sekiz yaşına bastı. İris yedi. Bir şekilde bir yaş fark olmasına rağmen Stenly ve Rose ona kız kardeş diye seslenmeye başladı. İris ilk başlatan kişiydi.
Elgis elini çırpıp kızların dikkatini üzerine çekti.
"Bununla birlikte iki yıl boyunca birlikte eğitime devam ettik. Buraya ilk geldiğinizde beni üç sene boyunca gireceğinizi söylememiştim."
İyi de otuz kişiden geriye altı kişi görebildi o da şimdiye kadar iki yıl diye düşündü Ari ancak düşüncelerini dışa vurmayacak kadar akıllıydı. Elgis'i bu iki yıl boyunca tanıdığı kadarıyla nasıl biri olduğunu biliyordu. En kötüsü ise onun kibirli olmasıydı. Yan flüt yüzünden çektiği acıları akmayan göz yaşları ile anlatmak isterdi. Yüzünde aynı güzel gülümsemeyi görünce Ari'nin tüyleri diken diken oldu. Nedense böyle bir gülümseme sonrasında gelen hiç bir şey iyi olmamıştı.
"kalan bir yıl için tek dersiniz mana olacak. Yani mezuniyetiniz mana'yı hissetmenize bağlı. Manayı kullanamayanlar elenecek kullananlar hak ettikleri ünvana kavuşacak."