Akşam yemeği basit bir makarna ve çorbadan oluşuyordu. Bu bile miğdelerini ısıtmaya yetti. Tatmin dolu bir şekilde gözlerini kısarak şişkin miğdesini ovuşturup kendi kamp yatağına uzandı.
Asistan bir aşçı olmasa da oldukça iyi yemek pişirme yetenekleri vardı.
Akai Nulla'yı kurtarmak için herkesin uyuduğu gece vaktinden yararlanmak istedi. Gece nöbeti Waner'indi. Ayağa kalkan Akai'yi görünce soru dolu bakışlarını dikti.
Akai saçını karıştırıp mırıldandı.
'Tuvalete...'
Üzerinde ki sıradan kıyafetler ve çanta olmadan uykulu görünüm Waner'i ikna etti.
'Giderken dikkatli ol'
Bir katı temizlemiş olsalarda herkes tek odada yatıyordu Kahir hariç .
Akai sessizce onaylayarak kapıdan çıkar çıkmaz dış kapıya ilerledi. Ölü gezenler geceleri aktif olsa da bu fırsattan istifade Alış veirş merkezine gitmezse yarın dönüş yolunda onları alış veriş merkezine yönlendiremezdi.
Kapıyı sessizce açıp arkasından kapattıktan sonra bileziğinde ki alt uzaydan montunu alıp giydi. Küçük el feneri ve susturucu takılmış silahı ile asansöre yöneldi.
Gidiş yolu oldukça rahat geçmişti. Geriye arabayı çalıştırmak kalmıştı. Akai yolda alt uzayına attığı suv marka arazi aracını çıkardı.
Sessizce araca bindi. Kilit açma büyüsünü arabaya kullandı.
Araba hızla çalıştığında zafer dolu bakışları ses yüzünden çektiği ölü gezen grubu ile dağıldı.
Arkasından gelen hırıltılar eşliğinde gaza bastı.
'Gırrr...'
'Gırrr...'
Alış veriş merkezi şehrin batı tarafında kalıyordu ki o bölgeyi temizlemedikleri için gece Akai için zor olacaktı.
'Küçük velet senin için katlandıklarımdan sonra bana teşekkür etmelisin!'
Akai homurdanarak konuştu.