Kızı itti ve olmayan heybetini sergilercesine kalktı ayağa. Gözlerimi üzerinden hiç çekmedim. Yürüdü. Yürüdü. Tam dibimde durdu ve sordu, "Beni mi kesiyorsun küçük hanım?" Adamın saçlarına bakarak gülümsedim. Kafamı olumsuz anlamda sallarken ayağa kalktım. "Hayır," diye mırıldandım sarhoş çıkmasını umduğum bir sesle. "Yanındaki kızı kesiyordum." Adamın zaten olmayan özgüveni ayaklar altına düştüyse de bunu bana fark ettirmemeye çalışarak sırıttı. Bense sadece, yüzümde hiçbir ifade barındırmaksızın bakıyordum. "Ama yanımdaki kızla değil, benimle gözlerin kesişti küçük hanım." derken yanımdaki tabureye çöktü. Elimdeki şişeye bakarak kaşlarını havaya kaldırdı ve gülümsedi. Üzerindeki haki rengindeki ceket, bir araba fiyatındaydı, emindim. Kolundaki saatle ise iki ev alınabilirdi. H

