Kasıklarımdaki sancı yüzümü buruşturmama neden oldu. Yavaşça yan tarafıma dönüp acının geçmesini bekledim. Bulanık zihnim, karmakarışık bir hâldeydi. Nerede olduğumu ya da bu ağrının sebebinin ne olduğunu bilmediğim gibi, zaman kavramını âdeta yitirmiştim. Kapalı göz kapaklarımın ardında, film şeridi gibi düne ait anılar geçmeye başladı. Başımdaki ağrı keskinleşirken, öfkenin damarlarımda dolaşmaya başlayan yakıcı ateşini tüm ihtişamıyla hissettim. Ateş katre katre akıyordu buzdan damarlarıma, kanım çekiliyor yerini, öfkenin yakıcı ateşine bırakıyordu. Dişlerim kenetlenirken gözlerimi açtım. Hastane odasında yalnız başıma olduğumu gördüm. Şu an burada olmaması çok daha iyiydi. Derin bir nefesin ardından, elimi uzatıp karışan sarı saçlarımı düzelttim. Dün yaşananların kâbusu hâlâ karabas

