Araba kapının önünde durduğunda gülümseyerek sinan'a baktım.
" bugün için teşekkür ederim " dedim.
" hayatıma girdiğin için, beni kalbine aldığın için teşekkür ederim "
Dediği şeyler içimi yumuşatırken saçımı kulağımın arkasına sıkıştırıp camdan bakmıştım.
Korumalar çaktırmamaya çalışarak ve tehlikeye hazır bir şekilde arabaya bakıyorlardı, bir şey olsa eminim ki bellerine takılı silahın güvenlik kilidi açıktı.
Yanağımda el hissettiğimde ona dönmüştüm.
" bakmaya doyamayacağım kadar güzelsin rabia, hemde çok güzelsin "
Söyledikleri kalbimi hızlandırırken başımı hafif öne eğdim,
" yalan söylemek veya seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum ama ben böyle şeylere alışık değilim sinan, ne sevildim, ne de sevdim. Yani nasıl sevgi gösterilir bilmiyorum, hissettiremem belki ama severim sinan, yani anlatabiliyormuyum bilm- "
Kendimi bir anda yan bir şekilde kucağında bulduğumda sözlerim yarım kalmıştı.
Burunlarımız birbirine değiyordu, ve bu yakınlık nefes düzenimi değiştirmişti.
Heyecandan refleks ile dudaklarımı ıslatırken gözleri dudaklarıma kaymıştı.
Adem elmasının hareketliliğinden yutkunduğunu anladığımda gözlerime bakarak konuşmaya başladı.
" senin ruhuru biliyorum rabia, ne olursa olsun bir gülümsemen yeter, bir bakışın yeter. "
" seni seviyorum " kahverengi hareleri dediğim şey üzerine titrerken gözlerini kapatarak alnını alnıma yasladı.
Anlık gelen bir cesaretle başımı boynuna yaklaştırıp derin bir öpücük bıraktım.
Başını koltuğa yaslarken yaptığım şeyin şaşkınlığını o da yaşıyordu.
" beni bitiriyorsun. Her hareketinle beni bitiriyorsun "
Kendiside boynuma derin bir öpücük kondururken öpücük sayısının bir olduğuna emin değildim.
Gülerek başımı yana eğdim.
Öpücükleri gerdanıma geldiğinde çok zor belli olan sigara yanığının üzerine dudaklarını bastırdı.
" bütün yaralarını saracağım, söz veriyorum "
Yerime geçmek için hareketlendiğim esnada belimden tutarak beni durdurdu.
" oturduğun yerde kıpırdama "
Kucağındaydım.
" arsızlık yapma, inmem lazım. "
" ne yapma dedin sen " dediğinde şirince göz kırptım.
" deli kız "
Belimden tutarak beni yerime oturturken yanağımı öpmeyi ihmal etmemişti.
Kapıyı açıp ineceğim sırada elimin izerine elini koyarak beni durdurdu.
" Seni seviyorum, sizinkilere selam söyle ve yatmadan önce bana yaz "
" tamam, yazarım... sevgilim "
Tepkisini görmeden arabadan indiğimde korumalar rahat bir nefes almışlardı, çünkü arabanın içi görünmüyordu ve çalışır bir şekilde uzun süre bir hareketlilik olmayınca koruma pozisyonunu almışlardı.
Sinan iki kere kornaya basıp giderken bende demir kapıdan içeri girmiştim.
" hoşgeldiniz rabia hanım "
" hoş buldum kolay gelsin "
Kapıyı çalarken saatime baktım.
19:25
Buçukta yemek yeniyordu, yetişmiştim.
Kapıyı bahar açarken gülümsedi.
" hosgeldin ablam, gel birazdan yemeğe geçeceğiz "
" hoşbuldum fıstık, kimler var "
" herkes burada, salondalar "
" tamamdır, gel birlikte geçelim "
" olur "
İçeriye girdiğimde bakışlar bana dönmüştü.
" hoş geldin güzel kızım gel yanıma "
Gülümseyerek ömer beyin yanına oturdum, başımı omuzuna yasladığımda şaşırmıştı ama fazla sürmeden bir kolunu omuzuma dolayıp saçlarıma kokulu bir öpücük kondurdu.
" nasıl geçti görümce " yağmura döndüğümde kadınların hepsi bana bakıyordu.
" güzeldi, öyle oturduk, kahve, sohbet falan. Geldik "
" biraz fazla oturmuşsunuz gibi geldi de neyse " asafa döndüğümde gözlerime değişik bakıyordu.
" bence de neyse, merak etmeyin, sandığınız ve dediğiniz aksine sürtmüyorum. Mesafeli olmam gereken kişiler ile mesafemi koruyorum. Hem bu zamana kadar yoktunuz bundan sonrada pek karışmayın bence "
Göz devirerek önüme döndüğümde rüzgar ile göz göze geldim.
" ikiz bana rahat kıyafet versene ya. " dediğimde bana şaşkınlıkla bakmıştı.
" neden bana sormuyorsun da ona soruyorsun " bu sefer şaşırma sırası bendeydi.
Aliden böyle bir tepki beklemiyordum.
Hatta kimse beklemiyor olmalıydı ki hepsi şaşırmıştı.
" sen evlisin "
" ne alaka yani, evliyim diye sana kıyafet veremezmiyim "
" karına ver kıyafetlerini, karının kıskançlıklarını çekemem "
" aynen bencede çekme çünkü ben dururken, kocamdan kıyafet isteyemezsin "
" niyeymiş o "
Ayçanın cevabı beeni bozguna uğrattı.
" çünkü onunla tripli olman lazım, ve benden istemen lazım, benimde 'tamam canım görümcem hemen veriyorum' deyip vermem lazım,, niye rüzgardan istiyorsun "
Kendimi tutamayıp güldüğümde rüzgar ayağa kalkmıştı.
" valla ikizim benden istedi, kimse ağzını açıp bir şey demesin... gel ikizim çıkalım biz "
" geldim ikizim " deyip kalktığımda yanına gittim ve koluna yapıştım.
Beni kolunun altına çekip yanağıma sert bir öpücük kondurdugunda kahkaha attım.
Ben
Kahkaha attım.
Vay bee.
Bu günleri de görecekmiydim bee.
Odaya girdiğimde ıslık çaldım.
" odan artık bana ait. "
kapının sağında geniş bir yatağı, yatağın yanlarında komodin, vardı. kapının sol tarafındaki duvarda gardolap ve bir kapı daha vardı ve orası da yüksek ihtimal banyo olmalıydı.
" sen kendi odanı görmemişsin heralde, dur biraz, görmedim deme "
" nasıl göreyim, daha yeni geldim görevden, banyona da bakıyorum müsait mi "
" senin için her zaman "
Banyoya ilerlediğinde hepten mest olmuştum.
renkli ışıklandırma ile düzenlenmişti.
" aşırı iyi oğlum, odan artık benim, son kararım "
" gel hadi, kıyafet seç. "
" ben mi seçiyorum, sen ver bana "
Odaya giderken yatağa oturmuş bana bakıyordu.
" sen neyi beğenirsen onu giyin "
" iyi tamam, bakalım neler varmış "
Gözlerim kıyafetlerde gezinirken en rahat olanları seçtim.
" bunları giyiniyorum. Bana odamı göstersene "
" gel "
Odadan çıkıp hemen çaprazındaki odayı işaret etti.
Yelizin odasının karşısında, rüzgarın çaprazında, ali ve ayçanın sağında, kerimin solunda kalıyordum.
Odaya girdiğimde hayatımın ikinci aşkıyla karşılaştım.
İlki tabi ki sinandı.
Şimdiden özlemiştim.
Odayı incelerken ıslık çaldım.
açık renkler ile dekor edilmiş geniş ve ferah bir odaydı.
" oda baya güzel "
" senden güzel değil ikizim "
Kaşlarımı çatarak rüzgara baktım.
" sana neler oluyor, böyle iltifatlar kıskanmalar falan, hayırdır "
Omuz silkti. Bakışları durgunlaştığında verdiği cevap beni afallatmıştı.
" uzun zamandır hayaliyle yanıp tutuştuğum ikizi buldum, ve kaybetmek istemiyorum. Ama kaybetmeye çok yakınım "
Yutkunduğumda yanıma geldi ve sıkıca sarıldı.
" asker olmak zorundamıydın be ikizim, bulamadın mı başka meslek "
" asker olmaktan başka çarem yok gibiydi "
Daha çabuk ölmek için asker oldum diyemedim.
Ölümüm en azından işe yarasın diye asker oldum diyemedim.
" bırakamazmısın "
" olmaz, yapamam "
" neyse, babaannemde dedeme çok ısrar etmiş ama başarısız olmuş nefesimi boşa harcamayıp vaktimizi güzel değerlendirelim, şimdi konuş, sinanla sevgili oldunuzmu "
Kahkaha atarak başımı göğsüne koydum. Anında saçlarıma bir öpücük kondurdu.
" evet sevgili olduk, hatta bana daha önceden beri aşıkmış "
Beni kaydettiği siyah kalp başka bir manaya gelemezdi.
" sen güveniyormusun bu zibid- pardon adama "
" güvenmeseydim onu kaydederken kırmızı kalp kullanmazdım ikizim "
" vay be, bir yüzbaşı kadar olamadık ha, öyle olsun "
" seni diğer yarım diye kaydettim daha ne olsun "
Evet onu öyle kaydetmiştim.
" Sende mi diğer yarım diye kaydettin. "
" sende mi derken "
" bende seni o şekilde kaydettim "
Yüzümdeki tebessüme engel olamadım
" kalp kalbe karşıymış dedikleri bu olsa gerek "
" aynen, sana bir şey diyeceğim ama aramızda kalacak. "
" dinliyorum "
" asaf, seni kıskanıyor "
Her şeye inanırdım ama buna değil
" kusura bakma ama umurumda bile değil, bana nasıl davranırlarsa onlara öyle davranırım "
" evet ama onlarda yeliz haricinde bir kız kardeş buldular ve sinan... kıskanıyor, sana zarar vermesinden korkuyor. "
" bana sizden zarar gelir ama sinandan gelmez "
Bakışları hafif hayal kırıklığı taşırken ona sarıldım
" ona güveniyorum, ve onunla mutluyum. lütfen mutluluğuma saygı duyun, hepiniz"
Başımı öpünce sıkıca sarıldı.
" neyse sen üzerini giyin, yemek hazırdır. Birlikte inelim " dediğinde ondan ayrıldım.
" olur bekle beni "
" her daim "
" çık hadii "
Rüzgar çıkarken bende bir an önce giyinmiştim.
gri bir eşofman takımı seçmiştim, Nike markasıydı.
Rüzgarın boyu uzun olduğu için paçaları ve kolları bol gelmişti.
Aynı şekilde bıraktım.
Banyoya girdim.
Ufak bir göz atıp lavaboya ilerledim, makyajımı temizleyip işlerimi hallettim.
Odadan çıktığımda rüzgar kapıda telefonla oynuyordu.
" geldim " dediğimde bana baktı ve üzerimi inceledi.
" bir daha makyaj yapma makyajın olmadan daha güzelsin... her halinle güzelsin de bunu bilmene gerek yok biz erkekler biraz hödük oluyoruz "
Gülmeme engel olamadım.
" yemek hazır bizi bekliyorlar inelim hadi "
Merdivenlere ilerlediğimizde rüzgarın önden geçmesine izin verdim.
Aramızda bir kaç basamak olduğunda ne yapacağımı anlamıştı.
Zıplayarak sırtına atladım ve bacaklarımı beline sardım, ellerini, düşmeyeyim diye baldırlarıma koydu.
" yürü köle "
" emredersiniz efendim " diyerek merdivenleri hızla inmeye başlamıştı.
Kahkahalarım evi doldururken aynı şekilde rüzgarda gülüyordu.
Pozisyonu bozmadan bahçeye çıktığımızda hepsi gülerek bizi izliyordu.
Rüzgarın sırtından indiğimde gülerek sofraya oturduk.
" rabbim huzurumuzu bozmasın " ömer beyin ettiği dua'ya amin dedikten sonra yemeğe başladık.
" benim size bir şey söylemem lazım " herkes yağmura dönerken ben ne söyleyeceğini biliyordum.
Bütün kadınlar biliyordu ama neyse
Her zaman öncelik, ben.
" dinliyoruz kızım "
" bir şey mi oldu güzelim " diyen asaf endişeli gözlerini yağmurda gezdiriyordu.
" evet, bir şey oldu ama kötü bir şey değil. "
" yağmur endişeleniyorum "
" yağızın bizden sürekli istediği şey ne canım "
" bilmem "
" bizi her gece ne diye darlıyor veya uyumadan ne diye dua ediyor "
" kardeşi olsun diy..."
Asaf büyüyen göz bebekleri ile yağmura bakarken diğerleride sevinçle birbirlerine bakıyordu.
" yağmur yoksa..."
" 1 aylık hamileyim. Bir bebeğimiz daha olacak "
Asafın sevinci gözlerinden okunuyordu.
" bir bebeğimiz daha olacak. İkinci kere baba oluyorum... ALLAAHH BABA OLUYORUM "
Bağırarak ayağa kalkıp yağmuru kaldırdı ve döndürmeye başladı.
Hepsi sevincel ayağa kalkarken asaf diz çökmüş yağmurun karnına bakıyordu.
" sizi çok seviyorum " diyerek karnına bir öpücük kondurduğunda yutkunmuştum.
" Sizi çok seviyorum "
" abi gitme ne olur öldürürler beni, koruyamam yavrumu "
Aklımdaki sesleri boşaltmaya çalışırken geçmiş gitmiyordu.
Hiç gitmemişti.
Gitmeyecekti.
Burnumun direği sızlarken ayağa kalktım, ama benimle aynı anda bahar'ında ayağa kalkmasıyla bakışlarım ona dönmüştü.
Bana bakarken gözünden iki damla yaş düşmesiyle kaşlarımı çattım ama aynı durum bende de yaşanacağı için fazla bakmadan bahçeden ayrıldım.
Gözyaşları gözlerime akın ederken soluğu odamda aldım ve kendimi yatağa attım ve yorganı başıma kadar çekip cenin pozisyonu aldım.
Ağlarken hep yaptığım gibi.
Kendi karanlığıma sığındım.
Göz yaşlarım yastığımı ıslatmaya başlarken geçmişin görüntüleri gözlerimin önüne geliyordu.
" lan ne demek hamile olabilir, ilaç aldım lan ben bu sürtüğe "
" ne yapabilirim hamile işte. Onu bunu bırak ne yapacağız "
" bana bak kadriye o kızına söyle bir şey yapsın düşürsün o p!çi "
" o böyle bir şey yapabilirmi, korkağın teki, git onunla ne yaparsan yap dövüyormusun s!k!yormusun o bebeği düşürmesini sağla "
" kadriye, benimle nasıl konuşacağını unutma "
" beni onunla uğraştırma cengiz, git ne yaparsan yap ben işe gidiyorum "
" defol git "
Kapı sertçe açılıp odaya girdiğinde duvarın köşesinde hıçkırarak ağlayan kızı görünce kemerini çıkartmaya başlamıştı.
" baba be-ben istemedim.- vallahi istemedim, zorla do-dokundu. İMDAT YARDİM EDİN "
Kızın canını yakan, ona zorla dokunan babasına kendini ispatlamak istemesiydi. Kendi yaptığı şeyi başkası yapınca çıldırıyordu.
Neden. İki yıl önce de abisinden hamile kalmıştı, neden böyle bir tepki vermemişti.
O gün sanki iyi bir şey yapmış gibi abisinin alnını öpmüştü. 'Aferin' demişti. Ama daha sonra canını acıtmadan kürtaj olmasını sağlamışlardı, şimdi niye canını yakıyordu.
Neden şimdi böyleydi.
" kes lan sesini, bebekten kurtulmmak istiyorsan sesini keseceksin "
" vurma baba imdat! Yardım edin "
Kızın çığlıkları mahallede yankılanırken balkona çıkmaya korkan kadınlar televizyonun sesini yükseltmekten başka bir şey yapmıyorlardı.
Cengiz, kızın cılız bedenine bir kemer darbesi daha indirecekken elini tutan oğluna baktı.
" sana bir daha rabia'ya dokunmayacaksın dedim " dediği an yüzüne attığı yumruk ile cengizi yere sermişti.
" a-abi yardım, et "
" kızım benim, ne oldu söyle bana "
" bebek, karnımda yine-bebek varmış abi."
Yasin duyduğu şey ile iyice deliye dönerken kucağında kanlar içinde olan kızın bilinci yavaş yavaş kapanmıştı.
Daha 16 yaşındaydı ve yaşadığı şeyler ona ağır gelmeye başlamıştı...
Odamın kapısi tıklatılırken ağzımdan ufak bir hıçkırık kaçmıştı.
Gir komutu beklemeden içeri gelen kişi her kimse ürkek adımlar atıyordu.
Yatağın hereketlendiğini hissettim.
Yavaşça yorganı açıp arkamı döndüğümde karşılaşmayı beklediğim yüz onun yüzü değildi.
Bahar...
" ablam, neyin var bilmiyoruma ama acılarımızın aynı yerden olduğunu hissediyorum "
" sana ne yaptılar bahar'ım "
" 15 yaşımda komşumuzun oğlundan tecavüz sonucu evden atılıp 16 yaşımda doğum yapmam dışındakileri sorduğunu zannetmiyorum."
Duyduklarımla aniden yerimde doğruldum.
" ne? Nasıl sen "
" 25 yaşındayım abla, ve hayır, asiye ergenlik sonucu yapılan bir hata değil, kendimi koruyamamamın verdiği pişmanlıktan doğan bir mucize "
" bahar ben, ne diyeceğimi bilmiyorum, kim. "
" boşver abla. Ben buraya seni dinlemek için geldim çünkü gözlerinde... benimkine benzer bir acı var "
Yutkunduğumda anlatmanın iyi geleceğini hissettim.
Yatak başlığına yaslandığımda bahar beni göğsüne çekti.
" 16 yaşımda, okulda bir kız tarafından kandırıldım. Abisi diye beni sevgilisinin arabası ile beni ormanlık bir alana götürdüler... bana zorla... hamile kaldım. "
Söyleyememiştim, bana yaptığı şeyi söyleyememiştim.
Nefesini tuttuğunda gözlerimden tekrar süzülmeye başlayan damlalar onun göğsünü ıslatıyordu.
" bakire değildim, 6 yaşımda kaybetmiştim zaten, üvey babamın sarhoşken dövmek yerine yaptığı bir iğrençlik yüzünden. "
Saçlarımda oluşan ıslaklıktan onunda ağladığını anladım.
Ağlayarak devam ettim.
" dayak yedim. Ama cezalandırıldım. Hamile kaldığım için doğurmak zorundaydım. Mecbur kaldım, 8 ay işkence gibiydi bahar. Bodrum katında 8 ay geçirdim ben, günde sadece 1 ekmek ve yarım şişe su. Güneş yok, oksijenim rutubet olmuştu, banyo yapılmıyordu, su hortumdan akıyordu ve buz gibiydi. Yaşanmıyordu. Bu şartlar altında 8 ay geçirdim. "
Bahar duydukları ile kaskatı kesilirken ben onun göğsüne sığınmıştım.
" Abim vardı, 5 yaş büyüktü benden. O olmasaydı su veya ekmek bile olmayacaktı, açlıktan geberene kadar orada kalacaktım. 6 aylıktı... abim beni terk edip gittiğinde bebeğim 6 aylıktı. "
" abim gittikten sonra iki ay boyunca her gece... her gece tecavüz ettiler "
" gelmedi abim, hep yardım istediğimde gelirken ondan sonra hiç gelmedi... "
" Yardım edin "
" Sancım var yardım edin ne olur "
" İMDAT "
Gerektiğinden fazla kanaması olan kızın çığlıklarını kimse duymuyordu.
Vicdanları bile sızlamayan kişiler iki kızıda ölüme terk etmişlerdi.
" devam etmek istemiyorum bahar ne olur "
" etme ablam, etme. Nasıl dayandın be ablam "
" uyumak istiyorum "
" uyuyalım abla "
Yatakta yattığımızda göz yaşlarımızla uykuya dalmıştık.
Fakat fark etmediğimiz tek şey kapıda bizi dinleyip hıçkırarak ağlayan biri olduğuydu...