20.

1299 Kelimeler
Yazar majestelerinizden.. Rüzgarın içindeki huzursuzluk git gide artarken, az önce istemsiz oluşan soğuk tavrını rabianın fark etmemiş olması için dua ediyordu. Rabia yaklaşık 5 dakika önce evden ayrılmıştı, ve babası ve annesi şuan demire ve bütün aile üyelerine bal kaymak azar çekiyordu. " ŞU KADARCIK BİLE Mİ GÜVENMEDİNİZ RABİA'YA, ULAN BAHAR BİLE SİZDEN DAHA ÇOK GÜVENİYOR, ASİYE BİLE SİZDEN DAHA ÇOK GÜVENİYOR, SİZ... " Ayşenur hanım devam ettirdi bu sefer " 3 oldu, bu tavrınız üç oldu, önce ali, sonra asaf, şimdi demir. Rabia dönse 'ben bu evde kalmak istemiyorum' dese engel olacak bir bahanem, bir mazeretim yok, ben sizin yüzünüzden kızımın yüzüne bakamıyorum. Biz sizi böylemi yetiştirdik.!!! " Yerine oturan ömer bey konuşmayı devraldı. " utanıyorum, yemin ediyorum. Ama sizden değil, sizi düzgün yetiştiremediğim için kendimden utanıyorum. Bir oğlum çıkar tokat atar, diğer oğlum uygunsuz cümleler kurar, bir diğeri hakkı olmadan büyüklük taslar. Ulan kızım gelmiş 'ben dışarı çıkacağım' diyor. Tamam diyorum, bizi ailesi gibi görmeye başlıyor bize haber veriyor, sevinçle karşılıyorum, 'tamam' diyorum, gelmiş, ' gidemezsin akşam evde olacaksın' diyor. Sanane oğlum SANANE. BEN BABASI OLARAK KARIŞMIYORUM SEN HİÇ KARIŞAMAZSIN SANANE! " Yeliz konuyu anlamamış bir şekilde bir eli sızlayan başında uykulu bakışlar ile azardan faydalanıyordu. Odasında uyuklarken babasının bağırışıyla yataktan düşmüş, başı hala zonklarken bağırışları dinliyordu. " ya sen yeliz! " Annesi birden ona dönünce şaşkın bakışlar ile annesine baktı. " kusura bakma kızım, sen daha yeni geldin unuttum. " " neler olduğunu birisi bana anlatabilirmi anne " Bakışlar kerime döndüğünde yelizden farkı olmayan kerim, hepsine sinirli bakışlar atıyordu. Sevdiği kız ile konuşması gelen bağırışlar ile bölünmüştü, şuan ondan daha sinirlisi yoktu -ona göre-... " abilerin hakları olmadan ablana ahkam kesiyorlar oğlum " " pardon da niye " " ne niye oğlum " " ne diye ahkam kesiyorlar " Demir, " geç gelecekmiş hanımefendi " Kerim, " sanane abi, sen karışamazsın ki, babam haklı, o bile karışmıyor senin hiç hakkın yok " Demir, " rabia, öztürk soy adını taşıyor, ona göre davranması lazım " Kerim, " sen öztürk soy adını taşıyan o kızın karargahta nasıl terör estirdiğini biliyormusun, onu geç teröristlerin arasında ismi geçtiğinde azer bülbül gibi nasıl titrediklerini, korkudan altlarına sıçtıklarını sen biliyormusun. Her şeyi geç, öztürk soy adını taşıdığı için evde oturması gereken o kızın 3 aylık esir düştüğü görevden yeni geldiğini ve hala o zamandan kalan izleri taşıdığını ve pansumanlarını yaptırdığını biliyormusun abi " Hepsi duydukları ile kerime odaklanırken kerim devam ediyordu. " öztürk soy adını taşıyor dediğin kişinin güldüğünü bu zamana kadar çok nadir kişi gördü, bunun sebebi kaybettiği tim ve daha öncesine de dayanıyor. Bir kişi dudağının kıvrıldığını görse apışıp kalıyor, dün akşam kahkaha atıyordu rüzgar abimin sırtında. Siz ablamın teröristlere nasıl işkenceler yaptığını öğrenseniz eve almazsınız heralde. Kusura bakmayın ama dışarıdan birisi gelecekte, 'sen öztürk kızısın otur oturduğun yerde' diyecek, o da o kişinin ağzına veya g*tüne G3 dayamayacak. Güler geçerim. " Demir , ali ve asaf yerlerinde rahatsızca kıprandığında ömer bey 'alın görün' bakışı atıyordu. " bence sınırları fazla zorluyorsunuz ablama karşı, ayağınızı denk alın yani, bir gününü saldırı olmadan geçirmeyen kişiyi biraz fazla hafife alıyorsunuz, şuan silahlı saldırıya uğramadığını kimse bilmiyor, ayrıca görevlerde tehlike neredeyse ablam orada oluyor, yaşam garantisi yok, hiç bir askerin yok ama ablamın hiç yok. Vakitlerinizi değerlendirmek yerine şansınızı zorluyorsunuz. " Ömer beyin gözlerinden belirli bir korku geçti. Yeni bulduğu kızını hemen kayebedemezdi. Telefonunu alarak aramaya başladı. Boş çalıyordu. *aradığınız kişi şuanda telefona cevap veremiy-* Sakin olmalıydı. Sessizdeydi belki. " bir şey dicem de. Siz ablamla iyiydiniz ne oldu şimdi. " Odak noktası bu sefer yeliz'di. " evet bu gün asel'in ( ölen çocuk ) yıl dönümü ama ablam ile ne ilgisi var bu tavrınız-... sakın. Sakın ablama tavır aldığınızı söylemeyin bana " Derin bir sessizlik ve göz kaçırmalar ile cevabını almıştı. " ablam size ne yapsa haklı, sonuna kadar arkasındayım. Şuan en büyük isteğim ablamın sizi süründürmesi, umarım hemen affetmez. " Ömer b, " üstüne üstlük uyarmama rağmen rabia gelir gelmez çocukları kucaklarına aldılar " " afedersiniz, anne-baba, küfredicem. Sıçmış, sıvamışsınız. " Ali, " küfretme!" " kes senini, ali!, dün akşam rüzgar ile rakiptiniz, kıyafet konusunda. Keşke karakter konusunda da rakip olabilseniz ama olmayan bir şey konusunda nasıl rekabet edebilirisiniz, değil mi " " baba, ağır oluyorsun artık " " siz ağır olmuyormusunuz abi, ablama tokat attın, affetti, asaf abim laf etti, affeti, şimdi umarım affetmez çünkü çekirge 1 zıplar 2 zıplar, 3. Tos " " yeliz yeter " " size yeter. Ablam sizden ne çekti ya, yemin ediyorum. Bir günü zehir etmeyin ona. Evet bu gün hepimizin acısı var ama günah keçisi diye ablamın üzerine gidemezsiniz, kerim abim haklı, ne kadar zamanımız var bilmiyoruz ve siz vakitleri çöp ediyorsunuz " " tamam haklısın ama bir sebebi yoktu, korumak için falan almadık kucağımıza " " abi karşında enayi yok, tamam öyle oldu diyelim. Şimdi sen odadan içeri giriyorsun kızını kucağına alacaksın, ama kızın seni görür görmez koşarak annesine sarılıyor. Sonra diyorki annemi istedim sadece, ne tepki veririsin, " Hepsi sessiz kalmıştı. " ablam ne yapsa yapsın size yaranamayacak değil mi?" Tekrar bakmaktan başka bir şey yapmadılar. " ablam sizin yaptığınız hiç bir şeyi hak etmedi, siz konuşuyordunuz ya akşam, acaba bize abi diyecekmi, ne zaman diyecek diye, afedersiniz ama size b*k abi der " " küfretme yavrum " " tamam baba, siz umarım bir şey yapmamışsınızdır, çünkü size söyleyecek bir şeyim kalmadı " " yavrum biz ablana neden bir şey diyelim, bize anne baba demesi için dakika sayıyoruz, bunu batıracak bir şey yapmayız " " umarım, neyse ben odama gidiyorum, bugün tamamen uyumak istiyorum çünkü yarın pazartesi ve okul var. " " tamam kızım " Yeliz odadan çıkarken kerim'de ayaklanmıştı " biz de tim ile buluşacağız, çıkıyorum ben " " tamam oğlum, akşam geç kalm- ne halt yiyorsanız yiyin, karışmıyorum artık " " akşam 8 olmadan evde olurum, merak etmeyin " " takıl kafana göre " Ömer bey odadan çıkarken ayşenur hanım da ayaklanmıştı. " ha bu arada " dedi kerim, salondan çıkmadan. " ablamın geleceği varsada, size inat gelmez, boşuna beklemeyin yani " Başlarını sallamakla yetindiler. Ali ise suan kazanmaya yaklaştığı kardeşini, kaybetmenin burukluğunu taşıyordu. Hepsi, aynı burukluğu taşıyordu. *** Rüzgar, rabiayı son aradığında meşgule atmıştı. " aç şunu be ikizim " Telefonu takrar meşgule düştüğünde telefonu yatağa attı. Kalbi sıkışıyordu, nefes alamıyordu. Niye böyle oluyordu. Bir süre uyumayı denemişti, fakat babasının aşağıdan bağırışlarını duyup hemen aşağı inmişti. " baba neler oluyor " " bilmiyorum, ALLAH KAHRETSİN BİLMİYORUM, " " baba ne oldu " " rabiayı aradım, telefonu açtı, sizi seviyorum dedi, sonra patlama sesi geldi, telefon kapandı. Bilmiyorum açmıyor telefonu, bir şey oldu, kızıma bir şey oldu " Ayşenur hanım ali' nin kollarına yığıldığında rüzgar kaskatı kesilmişti. Telefonunu çıkartıp hemen kerimi aradı. " efendim ab- " " kerim rabianın telefonundan konumunu öğren hemen " " abi ne oldu " " rabianın olduğu yerde patlama oldu, telefonu açmıyor " " hemen bakıyorum... " Telefonu kapattığında sıkışan kalbini ovaladı. " rüzgar iyi misin, " Koluna giren kızda gözlerini gezdirdi. Endişesi gözlerinden okunuyordu. " kardeşime bir şey olmasın bahar, lütfen bir şey olmasın " " merak etme, bir şey olmaz rabia ablaya. Endişelenme sen, geç otur " Rüzgar, koluna giren kızın sözünü dinleyerek salona geçti ve oturdu. Kerim aradığında hemen açmıştı telefonu. " nerede " " sorun yok, ikiside iyi " " ikisi, ?" " sinan yüzbaşı ile birlikte, bindikleri arabaya bomba yerleştirilmiş, son anda fark edip ekiplere haber vermişler, şuan karakola gidiyorlar. " " baba iyilermiş, sinan ile birlikteymiş, " Ömer bey rahatlama hissiyle koltuğa çökerken gözlerinden iki damla yaş düşmesini engelleyemedi. Kaybedecekti. Az kalsın kaybedecekti kızını... Demir ise duvar kenarına çökmüştü. Bugün karşısına aldığı kardeşinin, bir kaç dakika fark ile tabutunu taşımaktan kurtulmuştu. " affetme beni rabia, ama yaşa kardeşim, sana bir şey olmasın " Ömer beyin sert sesi ike bakışlar ona dönmüştü. " rabiya, ben ve annesi dışında karışmaya kalkan kişiye evladım demem, kanımdan saymam, kendinizi affettirmeden sakın yüzüme bakmayın "
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE