❂ BBB | Bölüm 17 ❂

1519 Kelimeler
Gül iki saattir mesaj atıyordu bana. Sanki başka işi yoktu. Gerçi o da benim gibi boş işler müdüresiydi. Gül hiç aralıksız sürekli mesaj atarken "Kanka bi dur bir şey diyeceğim...." Yazarak susturdum. "De kuzum." Göz ucuyla, ruhsuz bir şekilde araba kullanan Devrim'e baktım. "Devrim nasıl olduğumu söylemedi." Hemen görüldü olmuştu. "Nasıl yani güzelim?" Dudaklarımı büküp "Yani beğenip beğenmediğini söylemedi." "Seni öyle görünce ne demesini istedin?" Sahi ne demesini beklemiştim sahiden? "Çok güzelsin." Demesini falan mı? Bu öküzün fıtratına aykırıydı bir kere bu cümle. Ama tepkisizde kalmamalıydı. Bu tepkisizlik fazlasıyla morelimi bozmuştu. Beğenmemiş miydi acaba? "Elçin beğensin beğenmesin, sen aynanın karşısındaki seni beğeniyorsan onun beğenip beğenmemesinin bir önemi yok. Sen onun için değil kendini güzel hissetmek için böyle şık oldun." Evet Mahmut api haklısın. "Bir şey demesini beklemedim ya. Hem sevgilisi var adamın. Ne bekleyebilirim ki?" Yazıp gönderdim. Stresten ayaklarımı sallıyordum Gül'den cevap beklerken. "Şu eteğini düzelt kızım." Devrim'in sinirli sesiyle gözlerimi ekrandan kaldırıp bakışlarımı eteğime indirdim. Yukarı toplanmıştı. Çekiştirip aşağıya indirmeye başladım. Bildirim sesi tekrar kulağıma geldiğinde etek uçlarımla oynamayı bırakıp ekrana baktım. "Kanka salak gibi bir de Devrim'e aşık oluyormuşsun. Çok gülerim amq ?" Allah korusun lan. Ben Devrim'e aşık olsam dünyada kaos başlar. Kan davaları çıkardı. Bu güne kadar Allah yaptığım günahları karşılık çok hafif cezalar vermişti fakat ben Devrim'e aşık olursam tamamen Allah benim belamı verirdi ehehe. Allahım Gül kulunun nöronları eksik. Muhtemelen o sana sürekli Devrim ve benim olmam için yalvarıyor ama lütfen öyle bir şey olmasın. Çok amin. İçimden duamı da ettikten sonra "Öyle bir şey olmayacak Gül. Adamın sevgilisi de var, sevgilisi olan adama neden aşık olayım bea?" "Kanka sen hep bu bahaneyi öne sürüyorsun. Eğer Ahu olmasaydı istemez miydin Devrim'i? Taş gibi adam." Düşündüm. Ahu olmasaydı biz olur muyduk? Diye fakat yine olamazdık ki biz. Devrim çok yağuşukluydu. Fakat ben, sıradandım. Her şekilde onunla uyumlu değildik. O hayalperest bir şekilde yazılan kurgular gibi değildi işler gerçek dünyada. Bizim olmamız gerçekten imkânsızdı. Bir kere Devrim'in yanında kendimi asla hayal edemiyordum eş olarak. Çok farklıydık birbirimizden. "Bizden olmaz kanka." "Geldik." Devrim'in sesiyle kafamı kaldırıp etrafa baktım. Kırımlı Holding'inin önündeydik. Devasa tabeladan kafamı çevirip Gül'e yetiştiğime dair mesaj atarak aşağıya inmiştim. Önümüzde kameralı, muhabir olduğunu belli eden insan topluluğu vardı. Fakat muhabirler üzerimize gelmemişlerdi. Hatta bizi takmayıp kendi aralarında konuşmaya devam ettiler. Bir şeyler dönüyordu burada. Elimi tutup kapıya çekecekken izin vermedi. "Devrim bıraksana şu elimi ya." "Kes sesini küçük. Bırakmayacağım seni." Son kullandığı cümle yutkunmama neden olmuştu. Bu adamın cümlelerine fazlasıyla saçma olasılıkları yüklemekten vazgeçmeliydim. Yüzümdeki ifadeyi saklamak adına kafamı eğdim. İçeri girdiğimizde gıy gıy diye bir fon müzik kulaklarımı işgal etmişti. "Senin vizyonun ve fakirliğin bu müziği anlamaya yetmez Elçin'ciğim." İç ses sen acaba benim değil Ahu'nun iç sesi olabilir misin? İç sesi de susturduktan sonra kafamı kaldırdım ve etrafı incelemeye başladım. Bu sefer kaçabileceğim bir yer yoktu. Gül ve Can'ın varlığına o kadar ihtiyaç duyuyordum ki şuan. Utanmasam ağlayacaktım. Etrafımdaki insanlar ve bu şatafat bana o kadar yabancıydı ki. Devrim beni bir yere yönlendirdiğinde kurbanlık koyun gibi onunla sürüklendim. Kalabalık bir masada durduk. Hepsinin simalarını nişanımızdan tanıyordum. Lakin adları aklımda değildi. Devrim masadakilerle erkekçe selamlaşırken ben tepkisizce masadaki kızları inceliyordum. Masadaki adamlarda bana selam vermişlerdi. "Merhaba Elçin......" Dedi cılız bir ses. Kafamı o yöne çevirdim. Nisan'dı galiba adı. Zararsız, benim gibi polyanna, sevimli bir kızdı. Zaten o hariç kimseyle fazla konuşmamıştım. Nisan'la konuşmamda sadece birkaç dakikaydı nişanda. Kendimi yabancı hissettiğim yerlerde hep kabuğuma çekilirdim ben. Kendi habitatıma dönene kadar. "Merhaba..." Dedim minik bir gülümsemeyle. Nisan verdiğim tepkiden mutlu olmuş gibi kocaman gülümsedi. "Naber Nisan?" Devrim göz kirpinca Nisan daha çok gülümsedi. Lan o benim nişanlıma gülümsedi mi? Yakarım burayı aga. "İyiyim abi. Senden naber?" Ha yanlış alarm tamam tamam ehehe. ? Devrim bana dönerek "Nisan, Can'ın kız kardeşi." Bu sefer gerçekten gülümsedim. "Can'ın o canavar kardeşi sen misin? İyi de sen fazla tatlişsin." Dedim gülümseyerek. "Dışı seni içi bizi yakar." Devrim'in cümlesiyle daha çok sırıttım. Ta ki kulağıma eğilip "Aynı senin gibi." Dedi göz kırparak . Gözlerimi kısarken Nisan araya girdi. "Ölünce değerimi anlayacaklar Elçin abla bunlar da heberleri yok. " "Ne ölmesi kızım. Daha Devrim, ben Can, Duhan ve Barış abinler senin evleneceğin adamı dövecek." Akın'ın cümlesiyle Nisan göz devirdi. "Sanırım sizde bu ailenin kızlarını vermeden önce dövmek gelenek." Akın kahkaha atarken "Evet gelenek. Bu ailenin kızlarını almak o kadar kolay değildir." Nisan Devrim'e döndü. "Abi ben Akın abiye aşığım. Topluca döver misiniz onu?" Nisan'ın cümlesiyle kendimi tutamayarak güldüm. Devrim göz devirirken Akın ise onun cümlesini takmayarak elini Nisan'ın omzuna attı. "Ensest ilişkiye karşıyım güzelim." Gülmeye devam ederken masadan bir kız "Bir şey itiraf edeyim mi? Ben seni Devo gibi soğuk zannediyordum." Dedi. Kafamı kıza çevirdim. ***** Pınar abla mikrofonu eline alıp gayet resmi bir şekilde konuşma yaptıktan sonra kürsüdeki sunucu Devrim'i konuşma için çağırmıştı platforma. Gayet cool bir edayla mikrofonu eline alıp "Öncelikle hepinizi bu gecede görmek çok güzel. Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim." Yüksek bir alkış koparken yanımda oturan beş kadında ona sevgiyle bakıyordu. Alkış bittiğinde konuşmasına devam etti. "Bana hep şunu soruyorlar "Nasıl bu denli başarılı oldunuz? Bu başarının sebebi ne? Ve kim sizi motivasyonuyla destekledi ve çok başarılı bir iş adamı oldunuz diye? Aslında çok klişe bir cevap vermek istemiyorum."Her başarılı olan erkeğin arkasında bir kadın var demekte istemiyorum. Çünkü arkamda hiçbir zaman olmadılar." Ben bu cümlenin şokuyla Sevgi teyzeye bakarken Sevgi teyzenin gülümseyerek oğluna baktığını gördüm. "Çünkü hep yanımdaydılar o kadınlar. Düştüğüm her an ellerimden kaldırdılar. Hayallerimi ilk anlattığımda onlar benden önce inadılar hayallerime. Çünkü ben kendimi farkında değilken onlar benim gücümün bilincindeydiler. Sonra hayallerimi hayata geçirmek istedim. Çoğu insan güldü hayallerime. "Yapamazsın, sen kim bu işi yapmak kim dediler.........Hayat bana neyi öğretti biliyor musunuz? Eğer insanlara bu cümleleri kurdurtabiliyorsan doğru yoldasın demektir. Asla rotandan şaşma. Bu şirket bugün 12. Yılını kutluyor kuruluşunun. Ve ilk başta bu şirket 1 yıla kadar batar diyenler şimdi bu konuşma bittiğinde avuçları patlayana kadar alkışlayacak. Yani demem o ki arkadaşlar size inanan, gerçekten inanan sadece bir iki insan olsun etrafınızda. Zaten hayallerinize ulaştığınızda size inanmayan insanlar sizi mecburen alkışlayacak. Ve bu işi başaracaginizi bildiğini söyleyecekler. İyi eğlenceler herkese." Gerçekten Devrim'in dediği gibi olmuştu. Her yer alkış sesiyle sarsılyordu. Devrim kürsüden yine cool bir edayla inip hemen yanımda yerini aldı. "Çok güzel bir konuşmaydı Devrim." Ahu'nun sesiyle masada olan varlığını yine hatırladım. Bir unuttur kendini kızım ya. Devrim eyvallah der gibi kafasını sallayıp Barış'a döndü. Ve iş konuşmaya başladılar. Başka bir şey beklemezdim zaten. "Ses 1 2 3.. Ses deneme." O Nisan'ın sesi miydi? Kafamı sesin geldiği yere çevirdiğimde kürsüde mikrofonla oynadığını görmüştüm. Yanında ise İpek vardı. Son kez ses deneme dedikten sonra Adice sırıttı. "Selamün aleyküm muhteremler. İş adamı amcalar ve botokslu olmalarina rağmen üzümde botoks yok diyen teyzeler, nasılsıniz? İyi misıniz? Valla bizde iyiyiz. Parti var dediler geldik. Ama bu nasıl parti ya? Gerçi Ahu hazırladı bu partiyi. Sıkıcı olması doğal neyse bu kadar seni gömmek yeterli Ahu.. Biz bu geceyi İpek'ciğimle haraketlendirmeye geldik. Bu gece herkes bu kürsüye çıkıp şarkı söyleyecek. Ve şarkıyı bitirdiğinde bir isim söyleyecek. O şarkı söylemeye başlayacak. Sesi güzel olsun çirkin olsun. Söylemeyenlerden ise 100 lira haraç kesiyoruz. Kuaför paramızı İpek'le buradan çıkaralım diyoruz." İpek sinsi bir kadın gülüşü atarken "İlk olarak Buğra başlayacak." Dedi. Alkış kıyamet koparken Buğra itiraz etmeden sahneye çıkmıştı. İpek ve Nisan kürsüden indiler. Ve sahneye enstrüman çalan bir grup girdi. İlgiyle Buğra'nın ne yapacağını bekliyorduk. Bu kadar ciddi bir ortamda bunu yapmalarını beklemiyordum. Buğra gitar çalan adama dönerek bir şeyler söyledi ve gitarist ardaşlarıyla onayladı. Ve melodi salonda duyulmaya başladı. Kimseyi görmedim ben Senden daha güzel Kimseyi tanımadım ben Senden daha özel Kimselere de bakmadım Aklımdan geçen Kimseyi tanımadım ben Senden daha güzel Senden daha güzel Senden daha güzel Senden daha güzel Sana nerden rastladım? Oldum derbeder Kendimi sana sakladım Senden daha güzel Kimseleri de takmadım Ölsem değişmem Kimseyi tanımadım ben Senden daha güzel Buğra şarkıyı İpeğin gözlerine bakarak söylerken bizde şarkıya eşlik ediyorduk. Şarkı sonunda bittiğinde alkış kıyamet kopmuştu. Buğra mikrofona eğilip "İpek gel buraya güzelim." İpek sırıtarak koştur koştur kürsüye çıktı ve İkilem- Bir sebebi var'ı söylemeye başladı. **** Nisan müthiş rap performansından sonra adice sırıtıp "Duhan abi sahne seni bekliyor." Dedi. Bence bu gülüş onlarda ırsiydi. Duhan hiç yerinden kıpırdamayıp "Gel buraya 100 liranı vereyim." Dedi. Nisan'ın adeta gözleri parlamıştı. Bugün resmen vurgun yapmıştı İpek'le Elçin. "Gelmiyorsan kim şarkı söyleyecek onu söyle." Duhan'ın gözleri ilk bana takılınca kafamı onaylamaz bir şekilde salladım. Ama Devrim'in arkadaşı olduğu için piçlik yapıp benim adımı vermişti. Tüm gözler bana dönerken Devrim bana eğildi. "Kulağımın kanamasını istemiyorum. Sanırım dışarı çıkacağım." Gözlerimi kısarken "Gel hadi Elçin.." Dedi Nisan gülümseyerek. Önce kalabalığa baktım ardından kürsüye. Sonra tekrar kalabalığa. Ve Ahu'nun gözleriyle karşılaştım. İnşallah rezil olursun bakışları atıyordu resmen. "Elçin, kız gelmeyeceksen 100 liramı ver." "Sesinin güzel olup olmaması önemli değil kızım. Ben bile bu kötü sesimle şarkı söyledim. Buradakilerin çoğunun sesi güzel değil zaten." Sevgi teyze elimi avuç içlerime alırken, cesaret verir gibiydi. "Evet Elçin. "Hadi çık canım." Levent abi ve Pınar abla da bana ardarda destek verince kendimden bağımsız kendimi sahnede buldum. Yaklaşık 100 kişi falan pür dikkat bana bakıyordu. Devrim'e gözlerim takıldı. Hala salondaydı ve ne yapacağımı merak eder gibiydi. Kalbim kan yerine adrenalin pompalarken gruba dönüp söyleyeceğim şarkıyı belirttim. Gülümsediler ve şarkının melodisini tıngırdatmaya başladılar. Bende gözlerimi kapatmıştım heyecanlanmamak adına
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE