Sessiz çığlıklarımı duyabilen tek yalancıydı o. Ya da ben duyduğunu sanan bir şizofren. "Damla olur da ölürsen öldürürüm seni." Duyduğum cümleyle birlikte dudaklarımdaki gülümsemeyle gözlerimi açtım. Konuşmamı engelleyen boğazımdaki borular nedeniyle yapabildiğim tek şey de oydu zaten. Bu kadar boruyu ne diye sokmuşlardı her yerime? "Lan!" diyen Poyraz görüş alanıma girerken, "Rüzgar, uyandı oğlum." diye bağırdı. O sırada içeri gelen Rüzgar'a bakarken, onun ameliyat olduktan sonra yattığı odada olduğumu fark ettim. Elimi kaldırıp ağzımdaki boruyu işaret ederken, elimdeki bantlar ve serum dikkatimi çekti. Bir kaç saat içinde Poyraz benden bütün hıncını almıştı bence. Şu halimin başka bir açıklaması olamazdı yoksa. Ayrıca ben neden geberip gitmemiştim ve hâlâ gülümsüyordum? Sanırım se

