Babasının sessiz ama yargılar bakışları üstlerinde, annesinin özene bezene hazırladığı yemek masasında oturmuşlardı. Her ikisi de süt dökmüş kedilerden farksızdı. Hiçbir şeyden etkilenmeyen Bülent bile bu gerginlik yüzünden yemeğe başlayamıyordu. Herkes babasından çıkacak bir kelimeye muhtaçtı ve bir hareketi iple gözlüyordu. Annesi son kaseye kendi için çorba koyduktan sonra oturdu ve masadakiler göz süzdü. Herkesin önünde yemeği olduğundan hiçbir şeyin hiç kimseye uzak olmadığından emin olmak ister gibiydi. Aysil'e hala dargındı. Kızı, dizinin dibine dönsün o gül yüzüne hasret kalmasın derken Aysil büyümüş büyümüş hareket ediyor asla kabul etmeyeceği şeyler yapıyordu. Aptal değildi elbet! Kızının hala gönlünün Tarık'ta olduğunu biliyordu. Fakat yol bu değildi, çözüm bu olamazdı. Herkes

